Vakıf eserlerinin süslediği Edirne'de emanetleri geleceğe taşımak için çalışmalar sürüyor

EDİRNE(AA) – Geçmişin emanetlerini geleceğe taşımak amacıyla eserlerin bakım ve korunmasında başrol oynayan Vakıflar Genel Müdürlüğü, son yıllarda Edirne’de pek çok kültürel eserde başlattığı çalışmalarla vakfın yardımlaşma ve dayanışma duygusu yanında koruyup kollama görevini de sürdürüyor.

Pek çok mühendisin 16. yüzyılın imkanlarıyla nasıl yapıldığını çözmeye çalıştığı, “bir ustayı dahi, taşı şaheser” eden Selimiye Camisi, Osmanlı’da revaklı avlunun ilk kez denendiği Üç Şerefeli Cami, hat yazılarıyla büyüleyen Eski Cami, çinileriyle meşhur Edirne’deki Mevlevi ruhunu yaşatan Muradiye Camisi, akıl hastalarının su ve müzikle tedavi edildiği Şifahane, Mimar Sinan tarafından inşa edilen Sokullu Hamamı ve geçmişin alışveriş merkezleri kapalı çarşılar, kentte sayılabilecek onlarca vakıf eserinden en bilinenleri arasında yer alıyor.

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Osmanlı’nın bakiyeleri olan eşsiz mimari eserleri geleceğe taşımaya devam ediyor.

Eski payitahtta şantiyesi eksik olmayan Vakıflar, her bir eseri aslına uygun olarak yaşatmanın sorumluluğuyla hizmet veriyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü, vakıf eserini bir emanet bilincinde koruma ve yaşatmanın sorumluluğunu yerine getiriyor.

Son 15 yılda pek çok eser ihya edildi

Vakıflar Genel Müdürlüğü son 15 yılda Avrupa’nın büyüklük bakımından sayılı sinagoglarından Edirne Büyük Sinagogu, Fatih Sultan Mehmet’in eğitim gördüğü Saatli Medrese, Hasan Sezai Dergahı’nın yanı sıra pek çok esere el verdi.

Son 15 yılda Vakıflar Edirne Bölge Müdürlüğü marifetiyle Edirne’de 24 cami, 3 hamam, 2 sebil, 6 türbe, 4 çarşı ve külliye restore edildi.

13 ayrı restorasyon projesi devam ediyor

Vakıflar Genel Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü bünyesinde hali hazırda 13 ayrı restorasyon devam ediyor.

Şantiyesi devam eden Süleyman Paşa Camii, Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı dış dükkanları, Kadı Bedrettin Camii, Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı kurşun yenileme işi, 1. Vakıf İşhanı onarımı, Defterdar Mustafa Çelebi Camii, Enez Fatih (Ayasofya) Camii, Havsa Hacı Süleyman Efendi Camii, Lalapaşa Merkez Camii, Pınarhisar Hundi Hatun Camii, İpsala Alaca Mustafa Paşa Camii, Hacılar Ezanı Namazgah ve Çeşmesi restorasyon ve çevre düzenleme uygulaması, Babaeski Cedit Ali Paşa Camii’nde yürütülen çalışmalar bu yıl içerisinde tamamlanacak.

Bunun yanı sıra 2020 yılında 2’si yapım ve yıkım işi, 9’u proje temin işi, 24’ü basit onarım ve doğrudan temin işi ve biri danışmanlık hizmet alım işi olmak üzere 36 ayrı uygulama gerçekleştirildi.

Prestij projesi Selimiye

Rölöve, restitüsyon, restorasyon projelerinin Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylanan, restorasyon için bilim kurulu oluşturulan Selimiye Camisi’nin restorasyonuna da bu yıl başlanacak. Ziyaret ve ibadete açık halde sürecek çalışmaların 3-4 yılda tamamlanması planlanıyor.

Çalışmalar kapsamında kubbelerinin strüktürü (taşıyıcı sistem) kontrol edildikten sonra eğer yapısal bir hasar varsa ilgili raporları doğrultusunda müdahale edilecek. Strüktürde herhangi bir sorun yoksa yeniden kurşun kaplanacak. Cephelerde çalışma iskelesi kurulduktan sonra taşlar yerinde tek tek incelenecek ve genel olarak görülen niteliksiz imitasyon onarımlar, yüzey kaplamalarında taş aşınmaları, kırık ve çatlaklar, derz boşalmaları ve kısmen korozyon hasarlarının onarım kararları bu incelemeden sonra verilecek, hangi yöntemlerle müdahale edileceği ilgili raporlar doğrultusunda uygulama esnasında belirlenecek.

Mevcut tüm bezemelerin 1/1 ölçekli rölöveleri alındıktan sonra, gerekli görülen yerlerde sıva ve bezeme raspaları yapılacak, raspalar sonucu ortaya çıkacak tüm çimentolu sıva ve bezemeler mekanik yöntemlerle yapıya zarar vermeden sökülecek ve uzaklaştırılacak.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

EDİRNE (AA) – Kentin önemli su kaynaklarından Meriç Nehri’nde olduğu gibi Tunca’da da kuraklığın etkisi fark ediliyor.

Yaz kuraklığı ve sulamaya bağlı olarak günden güne debisinde düşüş yaşanan Tunca’nın bazı yerlerinde suyun dibi görülüyor. Nehrin debisi Suakacağı İstasyonu’ndaki ölçümde saniyede 4 metreküpe kadar geriledi.

Nehir boyunca su akşının yavaşladığı ve seviyenin dip konuma geldiği bölümlerde kum adacıkları üzerinde uzamış ot öbekleri oluştu.

Meriç’te de debi düşük

Meriç Nehri’nin debisi de Kirişhane İstasyonu’ndaki ölçüme göre saniyede 58 metreküpe kadar düştü.

Debinin düşmesi ve su seviyesinin azalmasıyla Meriç Nehri yatağında kum adacıkları oluştu. Üzerinde bitkilerin yetiştiği adacıklar, balıkçıl kuşlar ve martıların konar yeri haline geldi.

Taban kumu, suyun sığlığı nedeniyle daha çok görünür oldu. Ortaya çıkan adacıkların kapladığı alan gün geçtikçe genişliyor.

Muhabir: Gökhan Zobar

TEKİRDAĞ(AA) – Osmanlı mimarisinde görülen ters “T” planlı, zaviyeli camilerden olan ve kesme taştan yapılan Mirliva Hüseyin Paşa Cami’nin önünde üzeri kasnaklı kubbelerle örtülü beş bölümlü bir son cemaat yeri bulunuyor.

Döneminin mimari özelliklerini taşıyan, iç mekanındaki mihrabı yuvarlak niş şeklinde olan cami, taş kaideli, yuvarlak gövdeli ve tek şerefeli minareye sahip.

İnecik Mahallesi’nde bulunan tarihi cami restorasyon çalışmaları kapsamında 2 yılda aslına uygun olarak yenilendi.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu, AA muhabirine, caminin temellerinin 1498 yılında atıldığını söyledi.

İnecik’in tarih boyunca önemli ticaret yolları üzerinde bulunan bir yer olduğunu dile getiren Hacıoğlu, şu bilgileri verdi:

“O yüzden buranın hem korunması hem de güvenliğinin sağlanması açısından Osmanlı zamanında burada mirliva düzeyinde komutan görevlendirildi. Bunlardan birisi de Mirliva Hüseyin Paşa’dır. Bu cami 523 yıl önce yapılmış ve uzun yıllar halkımıza hizmet etmiş. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restorasyonuna karar verilmiş ve restorasyonun yüzde 98’i bitmiş. Sadece cami bahçesinde bazı yerler peyzaj çalışması yapılacak. Kısa bir süre sonra cami ibadete açılacak.”

Hacıoğlu, tarihi ve kültürel eserlerin korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasının önemli olduğunu belirtti.

Caminin açılmasıyla İnecik’in tarihi yapılarıyla daha fazla ilgi çekeceğini düşündüğünü aktaran Hacıoğlu, şöyle devam etti:

“Tarihi yapıların yanı sıra İnecik’in sucuğu ve eti de meşhur. Burası Çanakkale, Selanik yolu üzerinde olduğu için önemli bir geçiş güzergahında. O yüzden İnecik’in gastronomisi, tarihi, kültürel yapısıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekeceğini düşünüyorum.

Mirliva Hüseyin Paşa Cami mimari özellikleri bakımından da önemli bir cami. 1498 Osmanlı’nın ilk dönemi sayılabilir. Bu cami T planlı mimari özelliklerini taşıyan bir cami. Gelen misafirin barınma ve yemek yiyebileceği özelliklerini barındıran bir camidir. Bu eserin restore edilip gelecek kuşaklara aktarılacak olmasında emeği olan Vakıflar Genel Müdürlüğümüze ve Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz.”