Vakıf Katılım ve İstanbul Ticaret Üniversitesi'nden “Girişim Hızlandırma Programı”

İSTANBUL (AA) – Vakıf Katılım, İstanbul Ticaret Üniversitesi iş birliğinde "Girişim Hızlandırma Programı"nı başlattı.

Vakıf Katılım açıklamasına göre, Vakıf Katılım, fintech alanında çalışmaları olan girişimcilerin projelerini hayata geçirmelerine destek olmak amacıyla İstanbul Ticaret Üniversitesi iş birliğinde "Girişim Hızlandırma Programı" nı başlattı.

Girişim fikri belli bir aşamada olan girişimcilerin birebir mentorluk, danışmanlık ve eğitim süreçlerinden faydalanarak hayallerine kavuşmalarını sağlayacak olan “Girişim Hızlandırma Programı”na başvurular 8 Ağustos’a kadar devam edecek.

Başvurular, http://tto.ticaret.edu.tr/ adresli İstanbul Ticaret Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi kurumsal web sayfasından yapılacak.

Başvuruların ardından belirlenecek girişimcilere 8 hafta boyunca toplam 120 saat birebir mentorluk hizmetiyle "Fikri mülkiyet hakları", "Nakit akışı ve Finans", "Sunum teknikleri /Asansör sunum" vb. konuları kapsayan eğitimler verilecek. Programının sonunda jürinin değerlendirmesi sonrasında birinci seçilen girişimci 30 bin TL, ikinci olan girişimci 20 bin TL ve üçüncülüğü göğüsleyen girişimci de 10 bin TL’lik ödülün sahibi olacak.

Ayrıca program kapsamında uygun görülen projeler Vakıf Katılım’ın fon yatırımcısı olduğu "Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu" ve "Teknogirişim Girişim Sermayesi Yatırım Fonu" kapsamında değerlendirilme imkanına da sahip olabilecek.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Vakıf Katılım Genel Müdürü İkram Göktaş, "Devletimizin politika ve teşvikleriyle teknolojik girişimciliğin güçlü bir şekilde desteklendiği bu dönemde İstanbul Ticaret Üniversitesi’yle “Girişim Hızlandırma Programı”nı hayata geçirerek çok değerli bir iş birliğine imza attık." değerlendirmesinde bulundu.

Girişim Hızlandırma Programıyla girişimcilerin yeni ürün/hizmet geliştirmesine destek vermek ve umut vadeden girişimlerin de çeşitli mentorluk ve danışmanlıklarla kuvvetlendirilerek ticari değere dönüşümlerini sağlamak istediklerini belirten Göktaş, "Ülkemizin her alanda daha fazla büyüme yakalaması ve küresel rekabet gücünü artırması için mutlak suretle girişimcilerimizin önünü açmak, tüm kurum ve kuruluşlarımızla gerekli desteği vermek durumundayız. Başlattığımız programla yüksek katma değer üretebilecek teknolojik girişimlerin sürdürülebilir gelişimine katkı sunacağımıza yürekten inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Mitsubishi Electric, SUSTIE tesisini 38 milyon dolarlık yatırımla, Ekim 2020'de Japonya Kamakura'daki Bilgi Teknolojileri Ar-Ge Merkezinde hayata geçirdi.

Şirket açıklamasına göre, SUSTIE adı, enerji tasarrufu ile işçi sağlığı ve konforunu araştıran ve gösteren ofis fikrini ifade etmek için "sürdürülebilirlik" ve "enerji" kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Building-Housing Energy-efficiency Labeling System (BELS-Bina-Konut Enerji Verimliliği Etiketleme Sistemi) tarafından en yüksek derece olan 5 yıldız ve net Sıfır Enerjili Bina (ZEB) sertifikasına sahip olan SUSTIE, ayrıca sağlık ve konfor alanında bir sertifika sistemi olan CASBEE Wellness Office'ten en yüksek S derecesini taşıyor.

Şirketin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları"na (SKA'lar) verdiği destek doğrultusunda SUSTIE; giderek yaygınlaşan sıfır enerjili bina uyumlu enerji tasarrufu teknolojilerinin hızlandırılan geliştirilme ve test aşamalarını kolaylaştıracak ve daha konforlu, enerji açısından verimli iç ortamların gerçekleştirilmesine katkıda bulunacak. Tesiste 2. kattan 4. kata kadar her katta 3'er adet olmak üzere farklı koşullar altında çeşitli uygulama deneylerinin yapıldığı toplam 9 ayrı test odası yer alıyor.

Mitsubishi Electric, bir binanın yaşam döngüsü boyunca üretkenlik, konfor, rahatlık ve iş sürekliliği açısından değeri korumaya yönelik hizmetler de dahil olmak üzere bina işlevselliğini geliştirme konseptini "ZEB+" ismi altında konumlandırıyor. Net Sıfır Enerjili Bina veya ZEB, yıllık bazda sıfır veya neredeyse sıfır net birincil enerji tüketimi olan bir bina demek. Bu, konforlu bir iç ortam ortamını korurken, güneş panelleri gibi yenilenebilir enerji kaynakları veya binadaki yüksek verimli yalıtım, güneş perdeleri, doğal enerji kullanımı veya yüksek verimli ekipman gibi enerji tasarruflu teknolojiler aracılığıyla sağlanabiliyor.

– Lossnay, ısı alışverişi yoluyla klima ısı yükünü azaltıyor

SUSTIE tesisinde daha iyi enerji tasarrufu için özel olarak üretilen üst sınıf değişken soğutucu akışlı VRF Klima modeli olan Gran Multi (Japon pazarı için) kullanıldı. Odadaki insan sayısını tespit eden hareket ve CO2 sensörleri sayesinde havalandırma düzeylerini kontrol altına alan Commercial Lossnay ısı geri kazanımlı havalandırma cihazları da tesiste yer alıyor. Lossnay, ısı alışverişi yoluyla klima ısı yükünü azaltıyor. Geleneksel AC güç dağıtımına göre düşük dönüşüm kaybıyla enerji tasarrufu sağlayan D-SMiree doğru akım dağıtım sistemi de SUSTIE'nin bazı deney odaları ve asansörlerinde yer alıyor.

Harekete duyarlı MILIE LED aydınlatmalarla merkezde yüksek enerji tasarrufu sağlanırken, ısınma için kullanılan Sıcak Su Isı Pompası sistemi de yüksek ısı verimliliği sağlıyor ve işletme maliyetlerinin yanı sıra toplam CO2 emisyonlarını büyük oranda azaltıyor. Ayrıca tesiste Mitsubishi Electric asansörlerinin, yüksek verimli motorları ve inişte rejeneratif enerji geri kazanımı ile enerji tasarrufu sağlanıyor.

Tesiste tüm çatıda ve binanın güney tarafındaki her katın saçaklarında yer alan güneş panelleri sayesinde güneşten gelen doğal enerji kullanılıyor. Doğal rüzgârlar ayrıca her katın güney tarafında bulunan otomatik havalandırma pencerelerinden geçiyor. Bu sayede, ısıtma ve soğutma panelleri odaları önceden ısıtarak veya soğutarak doğru sıcaklığa getiriyor. Isınan hava, orta avlunun üst kısmında birikiyor; bu sıcak hava salındığında ise kaldırma kuvveti havalandırma sürecini destekliyor. Yaz aylarında da giriş havası sıcaklıklarını düşürmek için ayrıca sıcak su ısı pompasının soğuk çıkışı kullanılarak borudan geçiriliyor ve havalandırma sıcaklığı düşürülüyor.

SUSTIE simülasyon teknolojisi, enerji tüketimi ve konfor düzeylerini tahmin ederek net sıfır enerji binaların işletiminde hem zaman hem de kaynak tasarrufu sağlıyor. Tesis, enerji tasarrufuyla konfor arasında ideal dengenin bulunmasına olanak tanıyor. Bu teknoloji, bir bilgisayarın sanal ortamında yönetilebilen SUSTIE bina simülatörü ile sağlanıyor. Mitsubishi Electric'in bina ve tesislerinin çalışmasının birebir kopyası olan modeller oluşturularak enerji tüketimi ve konfor düzeyleri son derece isabetli bir şekilde tahmin edilebiliyor.

Tesisin katlarındaki test odaları yani ofisler; çalışanların kendi çalışma şekillerine uygun bir alan bulma imkanı sağlıyor. "Aktiviteye odaklı çalışma" olarak adlandırılan yeni nesil çalışma modeli kapsamında; çalışanlar o gün yaptıkları işe göre diyalog, odaklanma ve relax temalarına göre düzenlenen ofisler arasından seçim yapabiliyor. Aktiviteleri etkili bir şekilde gerçekleştirmek için doğru teknoloji ve kültürle desteklenen çalışma ortamlarının yaratılması esasına dayanan bu konseptle ekiplerin potansiyellerinin açığa çıkması hedefleniyor.

Salgınla daha da önemli hale gelen havalandırma konusunda farklı bir yaklaşım geliştiren Mitsubishi Electric'in, odada bulunan kişi sayısına göre havalandırma miktarını belirleyen havalandırma kontrol sistemi tesiste uygulamalı olarak deneniyor. SUSTIE'de ofislerin ve toplantı odalarının ne zaman ve ne kadar süreyle kullanıldığı otomatik olarak takip ediliyor, havalandırma miktarı kontrol ediliyor veya gerektiğinde doğal havalandırmaya geçiş yapılıyor. Merkez sıfır enerjili bina uyumlu enerji tasarrufu teknolojilerinde artan talebe yönelik geliştirmelerin hızlandırılması ve uygulamalı deneylerin yapılması sayesinde, daha konforlu ve yüksek enerji verimliliğine sahip iş yeri ortamının gerçekleştirilmesine katkıda bulunacak.

İSTANBUL (AA) – Kolluk kuvvetleri ve bilgi teknolojileri (BT) güvenlik şirketleri tarafından fidye yazılımı mağdurlarının dosyalarını geri yüklemelerine yardımcı olmak için başlatılan bir girişim olan "No More Ransom" 900 milyon ABD dolarından fazla yasadışı kârın önlenmesini sağladı.

Kaspersky'den yapılan açıklamaya göre, fidye yazılımı, genellikle şifreleme yardımıyla değerli kullanıcı verilerine erişimi engelleyen ve faillerin engellenen bilgilere tekrar erişim sağlamak için hedeflerinden fidye talep etmelerine izin veren kötü amaçlı yazılımlara verilen bir isim.

Bu tür kötü amaçlı yazılımlar son yıllarda oldukça yaygınlaştı ve dünya çapındaki özel kullanıcılara ve kuruluşlara büyük zarar verdi.

Hollanda Polisi Ulusal Yüksek Teknoloji Suç Birimi, Europol'ün Avrupa Siber Suç Merkezi, Kaspersky ve McAfee, kişilerin ve kuruluşların fidye yazılımlarına karşı savaşmasına yardımcı olmak için 2016 yılında ortak bir web sitesi oluşturmak üzere bir araya geldi. Sitenin amacı, fidye yazılımı kurbanlarına yardımcı olmak ve fidye ödemelerine gerek kalmadan verilerini kurtarma olanağı sağlamaktı. Bunun için girişime dahil kurumlar web sitesinde şifre çözme araçlarını yayınlayacaktı. Bu araçlar indirilip çalıştırıldığında, belirli fidye yazılımı ailelerinin mağdurlarının herhangi bir fidye ödemeden verilerini geri almalarına yardımcı oluyor. Şifre çözme araçlarına ek olarak, web sitesinde belirli bir ülkede bir siber suçun nasıl bildirileceğine ilişkin tavsiyeler ve talimatlar da yer alıyor.

Dört kurumla başlayan girişimin ortakları zamanla 170'in üzerine çıktı ve 121 şifre çözme aracı kullanıma sunuldu. Bu araçlar 150 fidye yazılımı ailesine karşı savaşta yardımcı oluyor. Son beş yılda yaklaşık altı milyon kişi bu şifre çözme araçlarını indirdi. "No More Ransom" uzmanlarına göre girişimin katılımcıları, suçluların yasadışı olarak 900 milyon ABD dolarından fazla kar elde etmelerinin önüne geçti.

Kaspersky, girişime 32 fidye yazılımı ailesi tarafından şifrelenen verilerin geri alınmasına yardımcı olan 5 şifre çözme aracıyla katkıda bulunan kurucu ortaklardan biriydi ve katkılarına devam ediyor.

2016'dan beri bu araçlar 150 binden fazla indirildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaspersky Global Araştırma ve Analiz Ekibi güvenlik araştırmacısı Jornt van der Weil, "Projenin başlangıcından beri pek çok kişinin dosyalarını ödeme yapmadan geri almasına yardımcı olabildiğimiz için çok mutluyum. Daha fazla kullanıcıya yardımcı olmak ve daha fazla hasarı önlemek için dünyanın dört bir yanından endüstri ortaklarımızla ve kanun kuruluşlarıyla birlikte fidye yazılımlarıyla mücadelemize devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.