Van Gölü'nde su çekilince binlerce yıllık mikrobiyalitler ortaya çıktı

VAN (AA) – Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, AA muhabirine, dünyanın en ilginç ekosistemine sahip Van Gölü’nde sodalı göllerde görülen mikrobiyalitlerin olduğunu söyledi.

Gölün derinliklerindeki tatlı su çıkışlarında oluşumu binlerce yılı bulan mikrobiyalitlerin büyük yapılar oluşturduğunu belirten Akkuş, şöyle dedi:

“Dünyanın farklı yerlerindeki mercanların boyu 5-10 metreyken Van Gölü’ndekilerin boyları 30-40 metreyi bulabiliyor. Yani gölün dibine indiğinizde adeta çiçek açmış ağaçlar gibi devasa mercanları görebilirsiniz. Bugünlerde Van Gölü sularının çekilmesiyle dünyanın en gizemli bu yapıları gün yüzüne çıktı. Görmek isteyenler için adeta bir fırsat doğdu.”

Akkuş, mikrobiyalitlerin binlerce yılda oluştuğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Bugün Van Gölü’nde ortaya çıkan mikrobiyalitler küçük boylarına rağmen binlerce yıl yaşında. Bu mercanlar özellikle bölgenin yüzlerce yıl önceki iklimine yönelik büyük gizemler, sırlar barındırıyor. Bundan yüzlerce yıl önce Erek Dağı civarında ‘hangi ağaçlar yetişiyordu’ dediğimizde, Van Gölü’ndeki mikrobiyalitlere ve gölün tabanına bakmamız gerekiyor. Bunlar adeta bu bölgenin birer şahidi, tarihi, hayatını kaydeden birer kitapları gibi ve gölün derinliklerinde meraklılarını bekliyor.”

Bazı bölgelerde 200 metreye varan yatay çekilmenin yaşandığı Van Gölü kıyılarında ortaya çıkan mikrobiyalitleri görmek isteyenler, Gevaş ilçesinin İnköy Mahallesi kıyılarına geliyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

VAN(AA) – Sosyal Bilgiler öğretmeni Enes Kıran, farklı kültürleri tanımak amacıyla çıktığı dünya turunun Endonezya durağında Matematik öğretmeni Fitri İka Purwasih ile tanıştı.

Hayatlarını birleştirme kararı alan çift, 3 yıl önce Endonezya ve Türkiye’de düzenlenen törenlerle dünya evine girdi.

Kıran’ın görev yaptığı Van’ın Erciş ilçesine yerleşen Purwasih, kısa sürede Türkçe öğrenerek eğitimden uzak kalan çocuklar için kolları sıvadı.

İleri derecede İngilizce bilen Purwasih, yeni tip koronavirüs sürecinde okula gidemeyen öğrenciler için evinin bir odasını sınıfa dönüştürerek her gün belli saatlerde komşularının çocuklarına Matematik ve İngilizce dersleri vermeye başladı.

Bu sayede salgın sürecinde öğrencilerin derslerinden geri kalmamasını sağlayan Purwasih, yazdığı iki kitapla Endonezce ve Türkçe öğrenmek isteyenlere de destek oldu.

Kente gelen yabancı turistlere gönüllü rehberlik de yapan Purwasih, AA muhabirine Türkiye’yi ve Türk kültürünü çok sevdiğini, kısa sürede uyum sağladığını söyledi.

Çevresindekilerle çok iyi iletişim kurduğunu ve Türkiye’de yaşadığı için çok mutlu olduğunu belirten Purwasih, şunları anlattı:

“Endonezya’dan 2018’de Van’a gelin olarak geldim. Geldikten sonra Türklere Endonezce’yi öğretmek için ‘Endonezce Öğreniyorum’ isimli kitabı yazdım. Endonezyalılar için de ‘Türkçe Öğreniyorum’ kitabını tamamladım. Şimdi Türkçe roman yazıyorum. Salgın nedeniyle okula gidemeyen komşuların çocuklarına ücretsiz İngilizce ve Matematik dersleri veriyorum. İlçemizi tanıtmak için ücretsiz rehberlik yapıyorum. İnsanlara faydalı olmak beni mutlu ediyor. 2 yaşında Edis isimli bir bebeğim var. Burada mutluyum.”

Enes Kıran ise eşinin ilçede çok sevildiğini, insanlara fayda sağlamak için çalışmasının kendilerini de mutlu ettiğini belirtti.

Aldığı dersler sayesinde eğitimlerinden geri kalmadıklarını belirten öğrencilerden Hava Nur Toprak, “Ablamızın yanına gelip ücretsiz Matematik ve İngilizce dersleri alıyoruz. Okula gidemediğimiz süreçte desek alıyoruz. Onun sayesinde İngilizce öğreniyoruz.” dedi.

VAN(AA) – Van’ın Özalp ilçesine 30 kilometre uzaklıkta bulunan, yağmur ve kar sularıyla beslenen, 9 kilometre kıyı uzunluğuna sahip Akgöl, bu yıl kuraklıktan olumsuz etkilendi.

Göç mevsiminin başlamasıyla her yıl onlarca türden binlerce kuşa ev sahipliği yapan göl, küresel ısınma, yağışların azlığı ve hızlı buharlaşma nedeniyle kurudu.

Kıyısındaki sazlık alanlarında her yıl koloniler halinde görüntülenen başta flamingo olmak üzere dikkuyruk, kılıç gaga, cılıbıt, angıt ve suna gibi kuşlar, yaşam alanlarının çoraklaşması nedeniyle gölü terk etti.

“Kuraklık kapalı havzalar için büyük bir risk”

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, tüm dünyada olduğu gibi bölgede de ciddi bir iklim değişikliğinin yaşandığını söyledi.

Küresel ısınmaya bağlı olarak kuraklığın da canlıların hayatında önemli değişikliklere yol açtığını ifade eden Alaeddinoğlu, “Keşke geçmişte olduğu gibi yağışlara bağlı dönemler olsaydı ama şimdi öyle bir durum yok. Bu kez kuraklık hakikaten hayatımıza giriyor. Bu, artık bir salınım değil hayatımızın bir parçası haline dönüşüyor. Bu durum belli bölgeler için, yani su kaynağına ulaşılamayan yerler için risk. Kuraklık, kapalı havzalar için çok daha büyük bir risk.” dedi.

Akgöl’ün kuşlar için önemli bir yaşam alanı olduğunu belirten Alaeddinoğlu, “Bu mevsimde göl suyunun maksimum düzeyde olması gerekiyordu. Kar ve yağmur sularının en iyi olması gereken dönem. Yine buharlaşmanın az olması gerekiyor fakat tüm bu dengeler değişti. Yağışlar düştü, kar suları yok ve buharlaşma iki kat arttı.” bilgisini paylaştı.

Bundan sonra Akgöl’de daha da kötüleşen bir sürecin kendilerini beklediğini aktaran Alaeddinoğlu, bir yerin kuruduktan sonra orayı yaşatmanın zor olacağını ifade etti.

“Kuşlar göçmek zorunda kaldı”

YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan ise gölde ilkbahar mevsiminin son günlerinden itibaren etkili olan kuraklığın şaşırtıcı olduğunu söyledi.

Kuraklığın canlı yaşamı için tehlike oluşturduğunu dile getiren Aslan, şunları kaydetti:

“Aslında temmuz ve ağustos aylarında suyun azalmasını bekliyorduk ama çok erken bir kuruma oldu. Bu da oradaki yaban hayatını ciddi anlamda olumsuz etkiledi. Üremek için ve göç güzergahında olduğu için Akgöl’e gelen flamingo dahil birçok kuş türü başka sulak alanlara göç etmek zorunda kaldı. Kuraklık böyle devam ederse diğer sulak alanlarımız da etkilenebilir. Çok erken bir kuraklıkla karşı karşıya kaldık. Bu, sadece ilimizde değil ülkemizin tamamında görülüyor. İlerleyen günlerde ve özellikle ağustos ayında bu kuraklığı daha çok hissedeceğiz. Bu da kuşlar ve diğer yaban hayatı için olumsuz sonuçlar doğuracaktır.”

Akgöl kıyısındaki Bağrıaçık Mahallesi’nin muhtarı Necmettin Yalın da “Yıllardır böyle bir kuraklık yaşamadık. Yıllardır akan çeşmelerimiz bu yıl kurudu. Çok kötü bir süreçteyiz. Çiftçilerimiz çok sıkıntı yaşıyor. Akgöl özellikle flamingoların uğrak yeriydi. Birçok kuş türü buraya geliyordu. Kuş cennetiydi. Maalesef kuraklıktan dolayı kuşlar göç etti. Göl tamamen kurudu ve görüntüsüyle Tuz Gölü’nü andırıyor.” diye konuştu.