Van'da artan balık ölümleri inceleniyor

VAN (AA) – Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, çok sayıda ölü balığın kıyıya vurduğu Koçköprü Barajı’nda incelemede bulundu.

Akkuş, burada yaptığı açıklamada, barajlardaki su seviyesinde kuraklık nedeniyle önemli oranda düşüşün yaşandığının gözlendiğini söyledi.

Havzadaki barajlarda balık ölümlerinin arttığını vurgulayan Akkuş, şunları kaydetti:

“Eylül ayı itibariyle bu bölgede çok ciddi ötrofikasyon (büyük su kitlelerinde gerçekleşen alg ve plankton artışı) hadisesinin olduğunu görüyoruz. Yani suya azot fosfat girdisi ile beraber burada mikro ipliksi algler saatler içerisinde çoğalarak balıkların solungaçlarını tıkıyor ve balık ölümleri gerçekleşiyor. Koçköprü Barajı’nda tipik bir ötrofikasyon hadisesi yaşıyoruz. Su oldukça bulanık ve oksijen seviyesi haliyle düşüyor. Binlerce balığın öldüğüne şahitlik ediyoruz. Bu sene kuraklıktan dolayı baraj göllerinde su seviyelerinde inanılmaz bir düşüş meydana geldi. Belki de tarihinde hiç olmadığı kadar baraj göllerinde su seviyesi azaldı. Önümüzdeki aylarda yağmurla beraber umuyoruz ki tekrardan barajlara su girdisi olacak ve su seviyeleri yükselecek.”

İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri de laboratuvar ortamında incelenmek üzere Koçköprü ile Muradiye’deki Sarımehmet barajlarından numune aldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

VAN(AA) – Bozulmamış doğası, asırlık ceviz ağaçları, zengin florası ve alabalığı ile ün yapan Çatak’ta, karakovan balının yanı sıra binlerce metre yükseklikteki dağlarda arıların yaptığı “kaya balı” da rağbet görüyor.

İlçedeki arıcılar, birçok hastalığa iyi geldiği bilinen kaya balına ulaşmak için bölgedeki dağları adım adım gezerek arıların yuva yaptığı kayalıkları tespit ediyor.

Belirledikleri alanları düzenli kontrol ederek peteklerin belli bir seviyeye ulaşmasını bekleyen arıcılar, kimi zaman bir yıllık sürecin ardından kayaların arasındaki balın hasadını yapıyor.

Çatak’ta 30 yıldır arıcılık yapan Abdulvahap Semo da yüksek rakımlı dağlarda yuva yapan arılardan elde ettiği katkısız kaya balını hasat ederek ilaç firmalarına ve yurdun dört bir yanına gönderiyor.

Tehlikeye aldırış etmeden zorlu tırmanışın ardından daha önce belirlediği yuvanın bulunduğu noktaya ulaşan Semo, arıları dumanla sakinleştirdikten sonra petekleri bulundukları yerden çıkardı.

Guinnes Rekorlar Kitabı’na girmek için 2 yıl önce üzerine 10 kilogram arı toplayarak deneme yapan “Arı Adam” lakaplı Semo’yu, petekleri çıkardığı sırada birçok kez arı soktu.

“Altın kadar değerli”

Semo, AA muhabirine, kaya balının mesleğindeki en kıymetli ürün olduğunu söyledi.

Arıların zorlu bölgelere yaptığı yuvalarda, dış etkenlere maruz kalmadan doğal yöntemlerle ürettiği balın hasadının zor olduğunu belirten Semo, içinde katkı maddesi bulunmayan balın bu nedenle ilgi gördüğünü vurguladı.

Yıllardır dağları dolaşarak arıların izini sürdüğünü anlatan Semo, şöyle konuştu:

“Kaya balına insanın bakışı bile değmiyor. Balı, genelde ilaç firmaları istiyor. Altın gibi değerli bir ürün. Kilogramını 2 bin – 2 bin 500 lira arasında satıyoruz. Çok fazla üretimi olmuyor. Kaya balı, kolay elde edilen bir ürün değil. Önceden tespit ettiğim yerler vardı. Bir yıldır buralardan petekleri çıkarmayı bekliyordum. Çok şükür beklediğime değdi. Bugün 2 yuvadan toplam 5 kilograma yakın bal elde ettim.”

Arıların belli dönemlerde kovanlardan uzaklaşarak gittikleri yerlerde yuva yaptığını anlatan Semo, “Kaya balını çıkardıktan sonra yuvadaki arılara hassas davranıyorum. Hasadın ardından onları bir kovana alarak üretimlerine kovanda devam etmelerini sağlıyorum.” dedi.

AĞRI(AA) – Ağrı’nın Patnos ilçesinin kuzeyinde tatlı su balıkçılığı yapılan, tarımsal üretimde sulama amaçlı kullanılan, kuş türleri ve balıklar başta olmak üzere birçok canlının yaşam alanı olan Patnos Baraj Gölü, bu sene önceki yıllara oranla kuraklıktan daha çok etkilendi.

Kuraklık ve buharlaşma gibi sebeplerden dolayı suyun ciddi oranda çekilmesiyle, daha önce baraj suları altında kalan köyün bazı kısımları da gün yüzüne çıktı.

Sulama amacıyla 1985 yılında yapımına başlanarak 7 yılda tamamlanan Patnos Barajı ve kuruma aşamasına gelen çayın bulunduğu bölge drone ile görüntülendi.

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Kaya, AA muhabirine, Türkiye’nin birçok bölgesi gibi Ağrı’nın da kuraklıktan olumsuz etkilendiğini söyledi.

Barajı besleyen su kaynakları azaldı

Dünya genelinde kuraklığın yaşandığını, Akdeniz havzasında orman yangınlarının olduğunu ve sık sık sellerin meydana geldiğini belirten Kaya, şöyle konuştu:

“2020 ve 2021 yıllarına baktığımızda yağış oranında ciddi azalmanın olduğunu görüyoruz. Ağrı genellikle nisan ve mayısta maksimum yağış alan karasal iklim bölgelerindendir. Bu sene nisan ve mayıs aylarında yağışlar ile kışın yağan karın az olmasıyla yer altı sularını besleyen kaynaklar azaldı. Yer altı kaynaklarını besleyen suların azalmasıyla ülke genelinde olduğu gibi ilimizde de göller ve sularda büyük çekilmenin olduğunu görüyoruz. Patnos Barajı’nı besleyen su kaynaklarının azalması ve kuruması gölde su seviyesinin çekilmesine neden oldu.”

Kuraklığın tüm canlıların hayatı için tehlike oluşturduğunu vurgulayan Kaya, suyun günlük yaşamda ve tarımsal sulamada daha dikkatli kullanılması gerektiğini anlattı.

Su azlığı, tarım ve hayvancılığı olumsuz etkiliyor

Ağrı’nın Patnos ilçesindeki Gevi Çayı üzerinde yer alan, tarım ve doğal yaşam için önem arz eden Patnos Baraj Gölü’ndeki su seviyesi, kuraklık ve yağışların azlığı sebebiyle büyük oranda düştü.

Vahşi sulama yönteminde su kaybının çok fazla olduğunu ve Patnos ilçesinde de bu yöntemin kullanıldığını ifade eden Kaya, “Ağrı’nın ekonomisi büyük oranda tarım ve hayvancılığa bağlıdır. Büyük ölçüde mera hayvancılığı şeklinde yapılmaktadır. Yağış azlığı, suların çekilmesi mera ve tarım alanlarını ciddi şekilde etkilemektedir. Meralardan elde edilen ot veriminin düşmesiyle hayvancılık ve tarımsal ürünlerin büyük ölçüde olumsuz etkilendiğini görebiliriz.” diye konuştu.

Yağmurlama ve damlama yöntemi kullanılmalı

Bu yıl kentte yağışın yok denecek kadar az olduğunu aktaran Kaya, şunları kaydetti:

“Tarımsal sulamaları, yağmurlama ve damlama şeklinde yapmamız gerekiyor çünkü vahşi sulamayla çok ciddi su kaybına yol açabiliyoruz. Bu da ülkemiz, bölgemiz ve ekonomisi tarım ile hayvancılığa dayanan Ağrı gibi yerlerde su azalması ve kuraklığa bağlı olarak çok ciddi ekonomik sıkıntılara neden olabilir.”

Baraj yakınındaki bir köyde yaşayan Feyyaz Sevinç ise “Uzun yıllar barajda böyle bir su çekilmesi görmedik. Geçen sene de oldu ama bu seneki kadar fazla değildi. Suyun dörtte üçü çekildi diyebiliriz.” dedi.