Van'daki depremzedeler sonbaharda kalıcı konutlarına kavuşacak

VAN(AA) – Merkez üssü İran’ın Hoy kenti olan 5,9 büyüklüğündeki depremde, evleri ve ahırları zarar gören mahalle sakinlerinin yaşadıkları sıkıntıların giderilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor.

Sınır hattındaki Örenburç, Özpınar, Güvendik, Gelenler, Kaşkol, Böğrüpek ve Ömerdağı mahallelerinde 10 kişinin hayatını kaybettiği, 67 kişinin de yaralandığı depremde, telef olan 1904 hayvan için 107 çiftçiye 2 milyon 150 bin 250 lira yardım yapıldı. Yıkılan ahırların yerine farklı büyüklükte 1084 ahır çadır kuruldu.

Depremzedelerin yaşadığı sıkıntıların giderilmesi için tüm imkanların seferber edildiği mahallelerde, kısa sürede 2 bin 464 çadır, ardından da 2 bin 90 konteyner kurularak geçici barınma sorunu çözüldü.

Bir yılı aşkın süredir yapılan yardımlarla yaraları sarılan depremzedelerin kalıcı konutlara yerleştirilmesine yönelik çalışmalar da sürüyor.

Yer seçimi yapılan ve ihalesi gerçekleştirilen konutların sonbahara kadar tamamlanarak hak sahiplerine teslim edilmesi planlanıyor.

“300 konutun ihalesi yapıldı”

Vali ve Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mehmet Emin Bilmez, AA muhabirine, yer seçim belgesini tamamlayan hak sahiplerinin konutlarının ihalesinin yapıldığını söyledi.

Yüklenici firmanın sahada çalışmalara başladığını aktaran Bilmez, şöyle konuştu:

“Vatandaşlarımızda evlerin büyüklüğü, kullanımı konusunda bir tereddüt oluştu. Bu nedenle TOKİ ile görüştük. Saray ilçesindeki Örenburç ile Başkale ilçesindeki Özpınar mahallelerinde birer örnek konut yapılıyor. Konutları gören vatandaşlarımızın tereddütleri bertaraf olacaktır. Hak sahipliğini kazananların başvurusunda artış bekliyoruz. Şu anki konutlarımız 90 metrekare olacak, depreme dayanıklı ve ısı yalıtımlı şekilde inşa edilecek. Bölgemizin şartlarına çok uygun. Uzun süre kullanabilecekleri konutlar ve bu konutlar sabit ücretle verilecek. 2 yıl geri ödemesiz geri kalanı sabit taksitlerle 18 yılda geri ödenecek.”

Binin üzerinde kişinin hak sahibi olduğunu ve birinci etapta 300 konutun ve 450 ahırın ihalesinin yapıldığını belirten Bilmez, sonbaharda yer sorununu çözenleri evlerine yerleştirmeyi planladıklarını kaydetti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İZMİR (AA) – İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada, depremin ardından yıkılan binalarla ilgili yürütülen soruşturmanın tamamlandığı belirtildi.

Soruşturma hakkında detaylı bilgilerin paylaşıldığı açıklamada ilgili belediyelerden yıkılan binalara ait projeler, bilgi ve belgelerin ivedilikle temin edildiği, Dokuz Eylül ve İstanbul Teknik üniversitelerinden akademisyenlerle TÜBİTAK – Marmara Araştırma Merkezinin konuya ilişkin raporlar hazırladığı kaydedildi.

Yıkılan 9 yapıya ilişkin ayrı ayrı nihai raporların da tamamlandığı ve bir bölümünün soruşturma dosyasına eklendiğinin bildirildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Soruşturma sonunda toplam 29 şüpheliden 10’u halihazırda tutuklu olarak ceza infaz kurumundadır. 17 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Şüphelilerden 1’i hakkında ise yakalama emri çıkarılmıştır. 1 şüpheli hakkında da tedbir talebi reddedilmiştir.

Bilirkişi raporlarında kusurları tespit edilen 17 kamu görevlisi hakkında görevi ihmal suçundan evrak tefrik edilerek 4483 sayılı Kanun kapsamında işlem tesis edilmek üzere Memur Suçları Soruşturma Bürosuna gönderilmiştir.

Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla başlatılıp sonuçlandırılan soruşturma kapsamında şüphelilerin lehine ve aleyhine olabilecek tüm deliller toplanarak haklarında bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan düzenlenen iddianameler ile kamu davaları açılmıştır.”

Soruşturma süreci

İzmir’in Seferihisar ilçesinde 30 Ekim 2020’de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremde yıkılan 9 binada 117 kişi hayatını kaybetmişti.

Depremden hemen sonra İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmış, gözaltı kararı verilen şüphelilerden 7’si tutuklanmış, 3 şüpheli hakkında da adli kontrol kararı verilmişti.

Bilirkişi raporlarının tamamlanmasının ardından 28 Nisan’da 22 şüpheli hakkında daha gözaltı kararı verilmiş, 17 kamu görevlisinin dosyaları ayrılmıştı.

ANKARA (AA) – Türkiye’de 3 tür faylanmanın görüldüğü 3 pilot bölgede yapılacak çalışmayla fay hattı ve fay hattı çevresindeki riskli alanları ifade eden “fay sakınım zon”larındaki yapılaşmaya uygunluk durumu belirlenecek.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, “Mekansal Planlama Sürecinde Aktif Fay Zonlarının 1/1.000 Ölçekli Haritalanması ve Fay Sakınım Zonu Oluşturma Kriterlerinin Belirlenmesi Projesi” kapsamında 21 Haziran’da ihale düzenleyecek.

Bu kapsamda, yürütülecek çalışmayla Türkiye’deki deprem üreten ya da deprem üretme potansiyeli olan aktif fayların, fay bölgelerini kestiği alanlarda 1/1.000 ölçekli planlamaya esas teşkil edecek haritalama yapılacak.

Ayrıca deprem üreten, deprem riski taşıyan ve mevcut bilimsel veriler ışığında tanımlanan aktif fay ya da fay zonları boyunca faylanmanın türü de göz önüne alınarak, fay sakınım zonu kriterleri belirlenecek.

Fay sakınım zonu içerisindeki alanın nasıl değerlendirileceği, bu alanda ne tür düzenlemeler yapılacağı da çalışmayla ortaya konacak.

Çalışmalar, “normal fay”, “ters/bindirme fayları” ve “doğrultu atımlı” faylanmanın görüldüğü 3 pilot bölgede yürütülecek. Buralarda 30 hendek kazılarak aktif fay hatları alınan örneklerle incelenecek ve riskli bölgelerin yapılaşmaya uygunluk durumu tespit edilecek.

Pilot bölgelerde yürütülecek çalışmalar

Pilot bölgelerde yaklaşık 2 bin 500 metre derinlikte yer radarı ölçümü yapılarak fayın yeri, derinliği ve geometrisi belirlenecek.

Üç farklı bölgede hazırlanacak mikrobölgeleme raporları ile inceleme alanındaki jeolojik tehlike, afet riskleri ve yerel zemin koşulları araştırılarak yerleşime uygunluk durumu da belirlenecek.

Jeolojik olarak sorunlu bölgelerde ayrıca 30-40 metre derinlikte pilot araştırma sondajları yapılacak.

Çalışmanın, ihalenin sonuçlanmasının ardından 18 ay içinde tamamlanması hedefleniyor.

“Türkiye Diri Fay Haritası yerleşime uygunluk değerlendirmesinde kullanılamıyor, kullanılmamalı”

Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mevcut fay haritalarına ilişkin bilgi verdi.

Türkiye Diri Fay Haritası’nın son sürümünün Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğünce 2010 ila 2012 yıllarında 1/250.000, 2013’te ise açıklama kitapçığı ile birlikte 1/1.250.000 ölçekli yayınlandığını hatırlatan Özmen, Türkiye Diri Fay Haritası’nın hem sayısal hem de kağıt çıktı olarak MTA Genel Müdürlüğünden 1/25.000 ölçeği hassasiyetinde temin edilebildiğini aktardı.

Özmen, bu haritada gösterilen fayların “yüzey faylanması tehlikesi” için değerlendirilmeye alınması önerilen faylar olduğunu dile getirerek imar planından önce yapılması zorunlu “yerleşime uygunluk değerlendirmesi”nin yanı sıra konuya özel ve haritanın ölçeğine uygun yeni bir araştırmanın daha yapılması gerektiğini anlattı.

Bu kapsamda 2014’te Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin yayımlandığını anımsatan Özmen, yönetmeliğe göre nazım imar planlarının çevre düzeni planlarına uygun olmak kaydıyla 1/5.000 ile 1/25.000 arasında, uygulama imar planlarının da nazım imar planlarına uygun olmak kaydıyla 1/1.000 ölçekte hazırlanması şartı getirildiğine dikkati çekti.

Bu planlar hazırlanmadan öncede mutlaka onaylı jeolojik-jeoteknik veya mikrobölgeleme etüt raporlarının ilgili kurumca onaylanmış olması gerektiğini de vurgulayan Özmen şöyle devam etti:

“Yani Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’ne göre her plan kademesinde plana altlık olarak kullanılacak jeolojik-jeoteknik etütlerin yapılması ve bu etütler sonucunda oluşturulan yerleşime uygunluk değerlendirmelerine uyulması zorunlu hale getirilmiştir.

Bu yerleşime uygunluk değerlendirmelerinin sağlıklı ve doğru bir şekilde yapılabilmesi ve fay türüne bağlı olarak gelişen ‘Yüzey Faylanması Tehlike Kuşağı ve Sakınım Bandının’ belirlenebilmesi için MTA Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanmış olan ve hassasiyeti 1/25.000 olan diri fay haritaları yeterli olmamaktadır.”

Bu küçük ölçekli haritadaki fayların 1/5.000 ve 1/1.000 gibi daha büyük ölçekli haritaya taşınmaya çalışıldığında fayın geçtiği yerin yanlış işaretleneceğini ve yanlış yerlerin “yerleşime uygun olmayan alan” ilan edilmesine neden olacağına dikkati çeken Özmen şunları kaydetti:

“Yüzey faylanması tehlike kuşağı ve sakınım bandı olarak belirlenen alanlar, yerleşime uygun olmayan alan olarak değerlendirileceği ve bu alanlara hiçbir şekilde bina ve bina türü yapılar, enerji tesisleri, sanayi tesisleri yapılamayacağı için, yüksek hassasiyette ve doğrulukta ve planın ölçeğine uygun hassasiyette yapılması gerekir. Kısaca ifade etmek gerekirse Türkiye Diri Fay Haritası yerleşime uygunluk değerlendirmesinde kullanılamıyor, kullanılmamalı.”