Veteriner hekim motosiklet kazasında hayatını kaybetti

BURDUR (AA) – Burdur'da meydana gelen motosiklet kazasında veteriner hekim yaşamını yitirdi.

İbrahim Utku Acar (38) idaresindeki 07 AGV 931 plakalı motosiklet, Burdur- Fethiye kara yolu kuş gözlem kulesi yakınlarında demir bariyere çarparak refüje devrildi.

Kazada ağır yaralanan sürücü Acar, kaldırıldığı Burdur Devlet Hastanesinde yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Veteriner hekim olduğu bildirilen Acar'ın motosikletini kısa süre önce aldığı öğrenildi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BURDUR(AA) – Karamanlı Ovası’nda 1190 hektar büyüklüğündeki tatlı su gölü olan ve uluslararası sulak alanlar listesinde yer alan göl, 1985’te yaban hayatı koruma alanı ilan edildi.

Göçmen kuşlar için önemli besin ve yumurtlama alanı olan, tatlı su balıkçılığı ve sulamayla bölgeye ekonomik gelir sağlayan göl, son yıllarda yeterli yağışın düşmemesi, yer altı sularının çekilmesi ve iklim değişikliğinin etkisiyle yaşanan kuraklıktan etkilendi.

Geçen yıl suyunun büyük bölümü azalan Karataş Gölü, bu sene ise tamamen kurudu. Suların çekilmesiyle gölün ortasında kalan birkaç balıkçı teknesi ile göl tabanındaki çamurda besin bulmaya çalışan göçmen kuşlar, Anadolu Ajansı ekibince havadan görüntülendi.

“Tek beklentimiz kışın yağışların bol olması”

Karamanlı Belediye Başkanı Fatih Selimoğlu, AA muhabirine, dünya ve Türkiye genelinde kuraklığın her geçen gün etkisini artırdığını söyledi.

Bölgedeki yer altı su kullanımının da gölleri etkilediğini ifade eden Selimoğlu, “Bu sene istenen yağış da olmayınca her yerde kuraklık oldu. Göller bölgesi denilen Burdur’umuz maalesef bu gidişle çöller yöresi olarak anılacak. İnşallah yeniden göllerimiz sularla dolar ve hepimiz mutlu oluruz. Kuraklık tarımsal faaliyetleri de etkiliyor, tek beklentimiz kışın yağışların bol olması.” diye konuştu.

Selimoğlu, Karataş Gölü’nde 122 kuş türünün görüldüğünü belirterek, gölün suyla dolup eski günlerine dönmesini diledi.

Karataş Gölü Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Salih Kutlu da her yıl gölde ortalama 5 ton sazan, 5-6 ton kerevit (tatlı su ıstakozu) ve birkaç ton da havuz balığının avlandığını aktardı.

Bu yıl gölde balıkçılık yapamadıklarını anlatan Kutlu, şöyle konuştu:

“Gölde bu yıl kayıklarımız yüzemedi. İki teknemiz gölün içinde karaya oturdu. Bu göl sadece balıkçılık için değil, bölgede sulama için de önemli bir kaynaktı. Yetkililerden talebimiz, gölün sulama kapasitesi bittiği anda suyu kesmeleridir. Vatandaşlardan da su tasarrufuna önem vermelerini talep ediyoruz. Türkiye’nin her tarafını kuraklık etkiledi. Su tasarrufu için ne gerekiyorsa onu yapmamız gerekiyor. Şu anda gölümüz bitik durumda, hava şartları da kurak gidince gölü kaybettik.”

“Kuşlar için bir cennetti burası”

Gölde yaklaşık 30 yıldır balıkçılık yapan Enver Yüksel de (45) gölü görünce çok üzüldüğünü söyledi.

Suların çekilmesi nedeniyle bir yıldır göle kayığını getirmediğini belirten Yüksel, “Buraya binlerce kuş geliyordu, kazların yumurtlama alanıydı. Kuşlar için bir cennetti burası. Durum ortada, göl kurudu. Ortasında küçük küçük su öbekleri kaldı, onlar da birkaç haftaya yok olur. Buranın balığı da çok ünlüydü.” dedi.

BURDUR (AA) – Antalya gibi kıyı kesimlerde yaptıkları seracılığı 2000’li yıllarda 1400 rakımlı beldelerine taşıyan Söğütlü üreticiler, beldede 8 bin dekarlık sera alanında yılda yaklaşık 120 bin ton örtü altı domates üretiyor.

Antalya ve Fethiye kara yolu kavşak noktasında bulunan belde, domates sezonunda aldığı mevsimsel işçi sayısıyla nüfusunu 3’e katlıyor. Beldede gece gündüz arasındaki sıcaklık farkının fazla olmasından dolayı raf ömrü uzun, dayanıklı, aroması ve lezzetiyle öne çıkan yayla domatesi, yurt içi ve yurt dışı pazarda ilgi görüyor.

Yaklaşık 4 ay süren hasat döneminde taleplere yetişemeyen Söğütlü çiftçinin ürettiği domatesin büyük bölümü Rusya ile Balkan ve Arap ülkelerine ihraç ediliyor.

İhracat her geçen yıl artıyor

Söğüt Örtüaltı Sebze Yetiştiricileri Üretici Birliği Başkanı Cengiz Gencer, AA muhabirine, Burdur bölgesinin en büyük haline sahip olduklarını, halde faaliyet gösteren 45-46 firmanın yüklü miktarda ihracat yaptığını söyledi.

İhracatın bu yıl geçen yıla nazaran 3 kat daha fazla olduğuna dikkati çeken Gencer, dış piyasadaki tüketicinin de Söğüt domatesinin lezzetine alıştığını kaydetti.

Söğüt domatesinin coğrafi işaret tescil belgesini almak için belediyenin çalışma başlattığına değinen Gencer, Edirne’den Kars’a tüm Türkiye’de söğüt domatesinin talep gördüğünü bildirdi.

Gencer, üreticiler birliği olarak da ürünün marka değerini artırmaya çalıştıklarını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Domatesimiz bambus arısıyla dölleniyor, hormonsuz, doğal ve organik yetiştiriyoruz. Kesinlikle meyveye geçen, kimyasal, ruhsatsız ilaç kullanmıyoruz. Sadece Tarım ve Orman Bakanlığının izin verdiği, domates fidesini hastalıktan koruyan, ağacı sağlıklı tutan ilaç kullanıyoruz. Geçmiş dönemlere göre maliyetlerimiz de oldukça çok arttı ancak yetkililere teşekkür ediyoruz. İhracatın önünün açılmasıyla çiftçimizin yüzü gülmeye başladı. Domatesin piyasası şu anda kilogramı 4 lira. Kaliteyi bozmamaya çalışıyoruz. Tüketiciler gönül rahatlığıyla Söğüt domatesini yiyebilirler.”

“Talep çok yoğun, siparişlere yetişemiyoruz”

İhracatçı Süleyman Sülekoğlu da Söğüt beldesinden 8-10 ülkeye domates ihraç ettiklerini belirterek, “Şu anda talep gayet iyi, bir şikayetimiz yok. Ekimin 20’sine kadar ihracatımız sürecek. Ukrayna, Moldova, Yunanistan, Kosova, Bosna Hersek, Bulgaristan gibi birçok ülkeye domates gönderiyoruz. Söğüt domatesinin kalitesi ihracatçıları buraya çekiyor. Talep çok yoğun, siparişlere yetişemiyoruz. Üretimin yarısından fazlasını ihraç ediyoruz.” bilgisini veridi.

Tüccar Volkan Yıldız, Söğüt domatesinin kalitesinden memnun olduklarını, üreticilerin ürününü zamanında topladıktan sonra ihracatta sorun yaşanmayacağını söyledi.

40 yıldır çiftçilikle uğraşan Mustafa Öztürk ise “Yaylaların yaylası Söğüt’te domatesimizin tadı ve aroması bir başka oluyor. Seranın içinde gündüz 35 derece, gece ise 5 derece sıcaklık var. Bu sıcaklık farkı domatesimize dayanıklılık ve aroma veriyor. İhracat olunca bizim de yüzümüz gülmeye başladı.” dedi.