Vodafone CEO Club toplantısı

İSTANBUL (AA) – Vodafone Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Engin Aksoy, "Türkiye'de nüfusun yüzde 44'ünün banka hesabı yok ve bu nüfusun da yüzde 55'ini kadınlar oluşturuyor. Dolayısıyla, sürdürülebilir ekonomik kalkınma hedefi olan Türkiye için FinTech'ler büyük önem arz ediyor." dedi.

Capital ve Ekonomist dergilerinin öncülüğünde, Vodafone Business sponsorluğunda düzenlenen CEO Club Online Summit'te bu yıl, finans sektörünün son dönemde dijitalleşmeyle birlikte hangi yenilikleri hayata geçirdiği ve gelecekte hangi yeniliklerin olacağı konuları ele alındı.

Vodafone Türkiye CEO'su Engin Aksoy, dijitalleşmenin her sektörde olduğu gibi finansal hizmetler sektöründe de hızla gerçekleştiğini belirterek, finteklerin de, finansal işlemleri çok daha hızlı, düşük maliyetli ve kullanımı kolay ara yüzlerle dijital kanallar üstünden sağlayarak fark yarattığını söyledi.

Bir diğer belirleyici özelliklerinin ise finansal hizmetleri, bankacılık sistemi dışında kalan ya da kısıtlı erişimi olan kesimlere ulaştırabilmeleri, yani finansı tabana yaymaları olduğuna işaret eden Aksoy, şunları kaydetti:

"Dünya Bankası verilerine göre, finansal hizmetlere erişimi olmayan 2,5 milyardan fazla insan var. Bankalararası Kart Merkezi'nin (BKM) araştırmasına göre ise Türkiye'de nüfusun yüzde 44'ünün banka hesabı yok ve bu nüfusun da yüzde 55'ini kadınlar oluşturuyor. Dolayısıyla, sürdürülebilir ekonomik kalkınma hedefi olan Türkiye için FinTech'ler büyük önem arz ediyor. Statista verilerine göre, Türkiye'de finansal hizmetler kullanıcılarının yaklaşık yarısı en az bir fintek hizmeti kullanıyor. Bu oran, Uzakdoğu ülkelerinde yüzde 75- 85 bandında iken, Avrupa'da ve Amerika'da ise yüzde 40-50 bandında.

Vodafone olarak, 2025 yılına kadar Türkiye'nin en hızlı büyüyen yeni nesil bağlantı ve dijital servisler şirketi olmayı hedefliyoruz. Sadece iletişim hizmetleri sunmanın ötesine geçiyoruz. Dijitalleşmenin gücünü kullanarak, dijital pazaryeri, finans ve sigorta hizmetleri sağlayıcısı, dijitalleşmek isteyen işletmelerin en önemli destekçisi olma yönünde adımlar atıyoruz. Bu doğrultuda bugüne kadar önemli mesafe kat ettik. Yeni iş alanlarımızın büyümesini desteklemek amacıyla holding yapısına geçtik."

Vodafone Holding'i oluşturan 4 ana dikeyden birinin de "Finansman ve Sigorta" olduğunun altını çizen Aksoy, bu dikey altında Vodafone E-Para ve Vodafone Sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdiğini dile getirdi.

Aksoy, sektörde yaygın olarak "FinTech"olarak bilinen alanı kendilerinin dijital teknolojiler alanındaki uzmanlıklarına dayanarak, "TechFin" adıyla sahiplendiklerine dikkati çekerek, bu çerçevede yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.

– "Vodafone mobil ödeme 1 yılda kullanıcı sayısını 2 katına çıkardı"

Mobil ödemede 9 yıllık deneyime sahip bulunduklarının altını çizen Aksoy, son 9 yıldır da mobil ödeme pazarında faaliyet gösterdiklerinden bahsetti.

Aksoy, Eylül 2020'de Vodafone Pay ailesini geliştirdiklerini anımsatarak, şunları söyledi:

"Vodafone Pay mobil uygulaması, Vodafone Pay Kart ve Vodafone Mobil Ödeme servisinden oluşan bu ürün ailesiyle, müşterilerimizin finansal işlemlerini basit, güvenli ve hızlı bir şekilde gerçekleştirmelerine imkan tanıyoruz. Müşterilerimiz, oyun içi satın alma, internet üzerinden ve mağaza içi alışveriş gibi günlük finansal işlemlerini tek tuşla hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Vodafone Pay uygulaması, kısa sürede 500 bini aşkın indirme sayısına ulaştı.

Vodafone mobil ödeme 1 yılda kullanıcı sayısını 2 katına çıkardı, burada önümüzdeki dönemde yatırım yapmaya ve büyümeye devam edeceğiz. Finansal teknolojilerin, dünyanın en çok ilgi çeken ve yatırım alan girişimcilik ve faaliyet alanlarından biri olacağı öngörülüyor. Bu alanda Türkiye'deki bankacılık ve finans sektörünün sağlam temelleri ve güçlü altyapısı ile küresel bir oyuncu olmamıza katkı sağlayacağına inanıyoruz. Vodafone olarak biz de bu alanda büyümeye, iş ortaklarımızla birlikte müşterilerimizin bu alanda değişen ihtiyaç ve alışkanlıklarına uygun ve çevik çözümler sunmaya devam edeceğiz."

– "Yaptığımız işin hem toplumun hem bireylerin dönüşümü için ne kadar önemli olduğunu çok daha iyi anladık"

Etkinlik kapsamında Capital ve Ekonomist Dergileri Yayın Direktörü Sedef Seçkin Büyük moderatörlüğünde "Finansta Dijital Dönüşümün Anahtarı: Dijitalleşme ve FinTech Ekosistemi" paneli gerçekleştirildi.

Vodafone Türkiye CEO'su Engin Aksoy paneldeki konuşmasında, salgın sürecinin dijitalleşmeye etkilerine değindi.

Salgının dijitalleşmenin önemli bir kez daha hatırlattığına dikkati çeken Aksoy, pandemi dijitalleşmeyi 7 yıl öne çektiğini hatırlattı. Salgın sürecinde çok yoğun trafik artışına rağmen kesintisiz hizmet vermeye devam ettiklerini anlatan Aksoy, şöyle devam etti:

"Yaptığımız işin hem toplumun hem bireylerin dönüşümü için ne kadar önemli olduğunu çok daha iyi anladık. Bu da bize ayrı bir heyecan ve tutku verdi. Pandemi sürecinde, yoğun trafiğe rağmen kesintisiz hizmet vermeye devam ettik. Müşterilerimizin artan mobil ve sabit data kullanımı ihtiyacını karşılamak için kapasite artırımları yaptık. Saha ekiplerimiz tüm zorluklara rağmen operasyonlarımızın ve iletişimin devamlılığını sağladı. Alışkanlıklarımızın önemli bir bölümü dijitale taşındı, örneğin, online kullanım çok arttı. e-Devlet gibi kanalların kullanımı dijitalleşmeyi hızlandırdı. Bugün yaklaşık 54 milyon vatandaşımız e-Devlet üzerinden sunulan 5 bin 500 hizmetten yararlanıyor. 2019'da yaklaşık 1,1 milyar olan e-Devlet Kapısı'na giriş sayısı 2020'de 2,3 milyarı aştı.

Pandemi döneminde evden çalışma, uzaktan eğitim gibi tedbirlerin alınmasıyla, müşterilerimizin pek çoğu ihtiyaçlarını online alışveriş siteleri üzerinden karşılamaya başladı. Bu durum, mobil ve sabit data kullanımını artırdı. Müşteri başı kullanımda iki kata varan artışlar görüyoruz. Bölgesel olarak baktığımızda data kullanımının en çok doğu illerinde arttığını gördük. Pandemi öncesi Vodafone'un yeni müşteri alımlarının yaklaşık yüzde 20'si dijitalden geliyordu. Pandemide, Nisan-Mayıs 2020 aylarında, bu oran yüzde 50'lere çıktı. Bugün geldiğimiz noktada da yaklaşık yüzde 30. Bu, önemli bir değişim."

– "Zeka tabanlı kişisel asistanımız TOBi 10 bini aşkın evlenme teklifi aldı"

Yakın dönemde bankalarda da benzeri yapılan yüzde 100 dijital müşteri olma sürecini Kasım 2020'den beri müşterilerine sunduklarını dile getiren Aksoy, dijital servislere ilginin de arttığını aktardı.

Aksoy, Vodafone Yanımda uygulamasını kullanan müşteri sayısında yaklaşık yüzde 20'lik artış olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

"Vodafone Yanımda'nın kullanımında en çok artış Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaşandı. Türkiye genelinde ise özellikle 40 yaş ve üzerinde kullanımın yoğun olarak arttığını gördük. Mobil bankacılık kullanımı yüzde 32 arttı. Yaş kırılımına baktığımızda, özellikle 55 yaş üzerinde mobil bankacılık kullanımı yüzde 50 ve üzerinde arttı. Vodafone Pay uygulamamızı kısa sürede 500 binden fazla kişi indirdi. Yapay Zeka tabanlı kişisel asistanımız TOBi, aylık 3 milyon tekil kullanıcıya ve toplam 5 milyonu aşkın sohbet sayısına ulaştı.

TOBi o kadar sevildi ki bugüne kadar 10 bini aşkın evlenme teklifi aldı. Pandemi, eğlence anlayışımızı da değiştirdi. Gaming uygulamalarında kullanım oranı yaklaşık yüzde 30 arttı. Müzik uygulamalarında kullanım 2 katından fazla arttı. Vodafone TV uygulamamızın aylık aktif kullanıcı sayısı, pandemi döneminde 10 kat arttı, izlenme süresi, pandemi öncesine kıyasla 2,5 katına çıktı. Tüm bunlara baktığımızda alışkanlıklardaki değişimin kalıcı olacağını düşünüyoruz."

– "Türkiye'de bankasızlar sayısı raporlardaki kadar yüksek değil"

FinTech İstanbul Danışma Kurulu Üyesi Dr. Soner Canko, hızlı şekilde dijitalleşen günümüzde, "bankasızlar" olarak nitelendirilen, hala banka müşterisi olmayan kitleye, yeni nesil ödeme sistemlerinin etkilerini değerlendirdi.

Dünya genelinde raporlar hazırlanırken hep Türkiye'nin özel bir yeri bulunduğunu belirten Canko, şunları söyledi:

"Bankasızlar olarak tanımlanan kitlelere bakıldığında raporlarda Türkiye, hala yaklaşık 20 milyonun biraz üzerinde bir nüfusunun hala bankasız göründüğü bir ülke olarak çıkar. Öte yandan bununla doğru orantılı olmayacak bir şekilde ülkede birçok geniş bir bankacılık alanının olduğunu, internet penetrasyonun yüksek olduğunu, dünya üzerinde rekor sayılabilecek bir telekom erişimi olduğunu da söylemek lazım. Şimdi bunların olduğu bir ülkede bankasızların böyle çıkması her zaman ilgimi çekmiştir.

Çünkü bu konularda hep Türk insanının kendi yaratıcı çözümleri masaya gelir. Raporlara göre bakıldığında 20 milyon bankasız var deriz ama genelde bizlerin aile içerisinde bir kartı olan bir kişi, aile içerisinde kartlarıyla iş birliği yaparak kullanmaktadır veya aile reisinin bir hesabı varsa batıda olduğundan çok farklı olarak o hesap sadece aile reisinin değil, aynı zamanda tüm ailenin hesabı gibi kullanır. Dolayısıyla raporlarda böylesine yüksek rakamlar çıksa da aslına bakarsanız benim gözlemlerime göre Türkiye'de bankasızlar sayısı hiç de o kadar yüksek değil."

Türkiye'nin dünyadaki açıklanan raporlardan çok farklı olarak bankasızlar konusunda çok da fena bir yerde olmadığını dile getiren Canko, bütün bunlarla beraber bu rakamların sıfırlanmasının ülke ekonomisinin gelişimi, sektörlerin ilerlemesi ve inovasyonu açısından önemli olduğunu söyledi.

Canko, salgının çıktığından bu yana yaklaşık on sekiz aylık bir dönemin geride kaldığına dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dijital karnemiz çok iyi çıktı. Türkiye hem kamu alanında hem sektörler alanında hem iş yerlerinin dijital hazırlıkları alanında önemli bir sınav verdi. Her şey pürüzsüz oldu ödemeler,'finans çok mu iyi aktı' diye gözlemlerime baktığım zaman ben şunu gördüm; biz aslında bütün altyapıları hazırlarken hep kurumlarımızın gözünden, sektörlerimizin gözünden hazırladık. Bu pandemi döneminde, bu yüksek dijitalleşme döneminde, dijitalleşmeye dair bugüne kadar yaptığımız her şeye bir de kullanıcı gözünden, finansal tüketici gözünden bakmamız, elden geçirmemiz gerektiği ortaya çıktı.

Dijitalleşmeyi sadece sektörler açısından, sadece kurumlar açısından değil kullanıcılar açısından da ele almamızın zamanı geliyor. Sözün özü; bunu yapmak içinde başta düzenleyicilerin üzerinde çok görev düşüyor. Çünkü bu aradaki sorunların geliştirilmesi hem finansal tüketiciyi rahatlatacak, hem finans sektöründe adil rekabeti mümkün kılacak, hem de FinTech girişimlerinin önünü açacak. Bunların hepsinden daha da önemlisi tüm ülke olarak biz yaptığımız tüm dijitalleşme yatırımlarından, yüzde 100 verim almak için önemli bir adım atmış olacağız."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KOCAELİ (AA) – Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, Köy Okulları projesinde öğrenci, öğretmen ve velileri kapsayan 3 farklı eğitim programı uyguladıklarını belirterek, "Bu programlarla önümüzdeki bir yıllık süreçte, 30 ilde toplam 60 öğretmenle çevre köyler dahil olmak üzere 6 bin çocuk ve 2 bin 500 veliye ulaşmayı hedefliyoruz." dedi.

Türkiye Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği tarafından dijital geleceğe hazır nesiller yetiştirilmesi hedefiyle hayata geçirilen "Yarını Kodlayanlar" projesinde, eğitimde fırsat eşitliği sağlamak üzere atılan adımlara bir yenisi eklendi.

5'inci yılına giren projede, kırsal bölgelerdeki öğrencilerin teknolojiye erişimini artırmak amacıyla 20 köy okulunda tam donanımlı teknoloji sınıfları açıldı. Projeksiyon cihazı, 3D kalem, bilgisayar, 3D yazıcı, eğitim ve STEM kitleri, Zoom iletişim ve etkinlik araçlarının yer aldığı sınıflarda, öğrencilere kodlama başta olmak üzere çeşitli teknoloji eğitimleri verilecek.

Ekim sonuna kadar toplam 30 okula ulaşması hedeflenen projede, bir yılda 60 öğretmenle çevre köyler dahil olmak üzere toplam 6 bin çocuğa ulaşılacak. Ayrıca, ailelere yönelik düzenlenecek özel buluşma ve eğitimlerle yaklaşık 2 bin 500 veliye ulaşılması hedefleniyor.

Bu çerçevede kırsalda kurulan teknoloji sınıfları için Kocaeli Derince İshakcılar Ortaokulu'nda düzenlenen açılış törenine, Kocaeli Vali Yardımcısı Abdul Rauf Ulusoy, Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Akmanşen, Derince Belediye Başkanı Zeki Aygün, Derince İlçe Milli Eğitim Müdürü Turgut Cüre, Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır ve sanatçı Aras Bulut İynemli katıldı.

– "Çocuklarımıza eğitimde fırsat eşitliği sağlamak için kaynaklarımızı seferber etmeyi sürdüreceğiz"

Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, törende yaptığı konuşmada, yaptıkları her işin bir amaca dokunması gerektiğine inandıklarını ifade etti.

Türkiye Vodafone Vakfı çatısı altında çocukların teknoloji okuryazarlığını artırmak hedefiyle 5 yıl önce Habitat Derneği iş birliğiyle başlattıkları "Yarını Kodlayanlar" projesiyle bugüne kadar 81 ilde 195 bine yakın çocuğa kodlama öğrettiklerini bildiren Süel, şunları kaydetti:

"Geçtiğimiz nisan ayında önemli bir adım daha atarak ülkemizin farklı noktalarındaki 30 köy okulunda tam donanımlı teknoloji sınıfları açacağımızı duyurmuştuk. Bugün de bu sözümüzü tutmanın ve toplam 20 köy okulunda teknoloji sınıflarımızı öğrencilerimizin kullanımına sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Geriye kalan 10 okulumuzda da ekim sonuna kadar teknoloji sınıflarımızı açmayı hedefliyoruz. Köy Okulları projesinde öğrenci, öğretmen ve velileri kapsayan 3 farklı eğitim programı uyguluyoruz. Bu programlarla önümüzdeki bir yıllık süreçte, 30 ilde toplam 60 öğretmenle çevre köyler dahil olmak üzere 6 bin çocuk ve 2 bin 500 veliye ulaşmayı hedefliyoruz.

Köy okullarında kurduğumuz teknoloji sınıflarıyla dijitalleşmeye ihtiyacı olan ama erişim imkanı olmayan öğrencilerimiz için bir fırsat penceresi açmanın, teknolojiyi çocuklarımızın ayağına getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu sınıflarımızdan hepimizi gururlandıracak yeni başarı hikayelerinin çıkması, en büyük dileğimiz. Türkiye Vodafone Vakfı olarak, teknolojinin gücünü kullanarak çocuklarımıza eğitimde fırsat eşitliği sağlamak için kaynaklarımızı seferber etmeyi sürdüreceğiz."

– "Kodlama eğitimlerinde hız kesmeyeceğiz, biz bu yola baş koyduk"

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Süel, salgın döneminde çevrim içi verilen kodlama eğitimleri ve gelen talebe ilişkin bilgi verdi.

Süel, şunları söyledi:

"Pandeminin hayatımıza girmesiyle 'ne yapacağız' diye oturup düşündük. Çünkü kodlama eğitimleri fiziksel ortamda veriliyordu. Her ne kadar bilgisayar teknolojilerini kapsasa da çok çevik bir hareketle bu eğitimleri yüzde 100 online'a dönüştürdük. Hedeflerimizden ve hızımızdan pek bir şey kaybetmedik. Çocuklarımız okula gelmeden, evdeki internete bağlı bilgisayarlarından online eğitimler aldı. Önümüzdeki dönemde de en az geçtiğimiz sene kadar bir sayıda online eğitim vermeyi düşünüyoruz.

Kodlama eğitimlerinde hız kesmeyeceğiz, biz bu yola baş koyduk, yaptığımız işi ölçmeyi seviyoruz. Ölçümlemeyi sadece arkadaşlarımızdan, dostlarımızdan duyduklarımızla değil, profesyonel anketlerle, araştırmalarla yapıyoruz. Bu projede 360 derece bir memnuniyet sağladık. Bu da bize güç verdi. Global vakfımız da bizi çok destekliyor. En iyi projelerden biri olarak Türkiye'yi öngörüyor. Performansımız giderek artan bir trendde."

Süel, gelişen ve değişen teknolojiye paralel eğitimlerde de içeriklerin, modüllerin sürekli yenilendiğini ve güncellendiğini söyledi.

Çocuklara kodlama eğitimlerinin yanı sıra medya okuryazarlığı kapsamında bir eğitim verilip verilmeyeceği yönündeki soru üzerine Süel, "Dünya hepimizden büyük. Dünyayı, çevremizde olanı biteni anlamamız lazım. Gelişmeleri iyi okuyabilmemiz gerek. Dolayısıyla medya okuryazarlığını veya medyayı takip etme bilincini artırmak tartışmaya açık bir konu değil. Bu kesinlikle her yaşta, her noktada bir hedef olmalı. Bir tane çalışma grubumuz var ve devamlı 'yeni ne yapabiliriz, yeni alan nedir' diye çalışıyoruz. Orada yaptığımız çalışmalarda bu konu da başlıklarımızdan biri." ifadelerini kullandı.

Süel, açılan sınıflarda çalışmaların devamlılığının sağlanıp sağlanmayacağına yönelik soruya da "Bir kere teftiş edip 'Tamam biz yaptık, hadi görüşürüz' demekle olmuyor. İş eğitim olunca, konu çocuklar olunca hem elektronik eşyalar hem de mobilyalar biraz yıpranıyor. Tabii ki biz bütçemizin belli bir yüzdesini önümüzdeki süreçte bunların yenilenmesi ve tefrişatı için ayıracağız. Sadece bir dokunuş yapıp bırakmak yok." karşılığını verdi.

– "Bu sınıflar vesilesiyle çocuklarımızın bilgiye erişimi, teknolojiyle öğrenme yolları kolaylaşacak"

Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır da "Yarını Kodlayanlar" projesinin kapsamını her geçen gün artırmaktan mutluluk ve gurur duyduklarını ifade etti. Bu bağlamda, Türkiye'nin farklı noktalarında çeşitli köy okullarına tam donanımlı teknoloji sınıfları kurduklarını ve kurmaya devam edeceklerini aktaran Hazır, şunları kaydetti:

"Özellikle pandemi döneminde dezavantajlı bölgelerdeki çocuklarımızın eğitim ve teknolojiye erişim durumları daha da zorlaştı. İnanıyoruz ki bu sınıflar vesilesiyle çocuklarımızın bilgiye erişimi, teknolojiyle öğrenme yolları kolaylaşacak ve 21. yüzyılın gerektirdiği yetkinlikleri kazanabilmek adına imkanları artacaktır. Çünkü biliyoruz ki 21. yüzyıl; yetkinlik sahibi bireylerin toplumları dönüştüreceği bir zaman dilimi olacaktır. İçerikleri zenginleşen ve daha fazla çocuğun yararlanacağı bu değerli proje ile toplumları dönüştüren ve liderlik eden bireylerin ortaya çıkmasına destek olacağız."

Sanatçı Aras Bulut İynemli ise "Dijital gelecekte çocuklarımızın en önemli gereksinimlerinden biri kodlama bilgisi olacak. Bu bilgiyle dijital dünyaya yön verebilecekler. Kodlama, artık evrensel bir dil. Dolayısıyla, tüm çocukların kodlamayı öğrenmesi önem taşıyor. Bugün açılışı yapılan teknoloji sınıfları da köy okullarında okuyan çocuklarımıza eğitimde fırsat eşitliği sunması bakımından çok kıymetli. Bu projeyi gönülden destekliyorum." ifadelerini kullandı.

– 3 ana başlıkta 35 farklı konuda eğitim verilecek

Verilen bilgiye göre, proje kapsamında Kocaeli, Trabzon, Çankırı, Karaman, Kırklareli, Çanakkale, Manisa, Uşak, Aydın, Denizli, Burdur, Amasya, Ordu, Ardahan, Kars, İstanbul, Bilecik, Bolu, Ankara ve Sivas; teknoloji sınıfı kurulan köy okullarının bulunduğu iller oldu. Ekim sonuna kadar Tunceli, Siirt, Hakkari, Van, Şırnak, Adana, Hatay, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Adıyaman illerinde de kurulumlar tamamlanacak.

Teknoloji sınıflarında öğrencilere 3 ana başlıkta 35 farklı konuda eğitim alma imkanı sunuluyor. İlkokul ve ortaokul öğrencilerine "İlk Kodumu Yazıyorum", "Kendi Kuklamı Çiziyorum", "Görsel Efektler", "Kendi Oyunumu Tasarlıyorum", "Balık Avı Oyunu" gibi başlıklar altında Scratch eğitimleri, ilkokul öğrencilerine "Anahtarlık Yapımı", "Hediye Kutusu Yapımı", "Desenli Kalemlik Tasarımı", "Şampiyonluk Kupası", "Lego Tasarımı" gibi başlıklarda Tinkercad eğitimleri, ortaokul öğrencilerine de "Micro:bit ve Sensörler", "Dot Matrix Kullanımı", "İki Buton ile LED Kontrolü", "Geliştirme Kartı ile Çalışma" gibi başlıklarda Micro:bit eğitimleri veriliyor.

Ayrıca, her sınıfta bir bilim kitaplığı köşesi de bulunuyor.

– Her okulda 2 öğretmen gönüllü olarak destek verecek

Teknoloji sınıfları için her köy okulunda 2 öğretmen olacak şekilde toplam 60 kişilik özel bir eğitmen kadrosu eğitim süreçlerine destek vermek için gönüllü oldu.

Yarını Kodlayanlar projesi eğitmen eğitimine dahil edilen bu öğretmenlere "Scratch ile Kodlama Öğrenme", "Tinkercad ile Üç Boyutlu Dünyalar", "Micro:bit ile Elektronik Dünyalar", "Dijital Pedagoji", "3D Yazıcı ve 3D Kalemle Üretim" başlıklarında eğitimler verildi.

Aylık buluşmalarla öğretmenlere güncel bilgi aktarımının sürdürülmesi hedefleniyor.

– Ailelere dijitalleşme eğitimleri verilecek

Köy Okulları projesi kapsamında ailelere yönelik özel buluşmalar ve eğitimler de düzenlenecek. Bu buluşmalarda, "dijitali güvenli kullanma", "e-devlet, e-bankacılık gibi elektronik uygulamalar" ve "dijital ebeveynlik" gibi konularda eğitimler verilerek ebeveynlerin 21. yüzyıl yetkinlikleri, dijital dünyada yararlanabilecekleri kaynaklar ve dikkat etmeleri gereken önemli konular hakkında bilgi sahibi olmaları sağlanacak.

Köy okullarında kurulan teknoloji sınıfları; "Yarını Kodlayanlar" okulları ve kulüpleri oluşturulmasının yanı sıra okullar arası uzman buluşmaları gibi teknoloji kardeşliğine yönelik çalışmalar yapılması açısından da fırsat sunacak.

– "Yarını Kodlayanlar" projesi kapsamında 1 yılda elde edilen sosyal değer yaklaşık 6,6 milyon TL

"Yarını Kodlayanlar" projesiyle Türkiye'nin dört bir yanında yaşları 7 ila 14 arasında değişen çocuklara gönüllü eğitmenlerin yönetiminde programlamaya giriş, algoritma mantığı, uygulama yapma, hikaye oluşturma ve oyun yapma gibi konularda teorik ve uygulamalı eğitimler veriliyor.

Eğitimlerde çocuklara programlama hakkında fikir sahibi olma, yaratıcılıklarını ortaya çıkaracak çalışmalar yapma, kendi hayal dünyalarını oluşturma, kendi oyunlarını üretme imkanı sunuluyor.

Proje kapsamında 1 yılda elde edilen toplam sosyal değer yaklaşık 6,6 milyon TL olurken, projeye yapılan her 1 TL'lik yatırım 4,4 TL değerinde sosyal fayda yarattı.

Projeyle bugüne kadar 81 ilde 195 bine yakın çocuğa ulaşıldı.

İSTANBUL (AA) – Vodafone Business, sponsorluğunu üstlendiği ‘OSB’lerde Dijital Dönüşüm Stratejileri’ ortak akıl toplantısında organize sanayi bölgelerinin dijital dönüşüm sürecini, sanayide sürdürülebilirliği ve eksik oldukları konularda sağlanabilecek destekleri Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu ile birlikte masaya yatırdı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, işletmelerin dijital iş ortağı Vodafone Business, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) ile başlattığı iş birliği çerçevesinde organize sanayi bölgelerinin tüm ihtiyaçlarına kulak veriyor.

İlki ‘OSB’lerde Dijital Dönüşüm Stratejileri’ başlığı altında gerçekleştirilen ve moderatörlüğünü Prof. Dr. Emre Alkin’in yaptığı ortak akıl toplantısına Vodafone Türkiye Kurumsal Pazarlama Direktörü Ayşe Fıçı ve OSBÜK temsilcilerinin yanı sıra, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi, Ankara Sanayi Odası 1. Organize Sanayi Bölgesi, Antalya Organize Sanayi Bölgesi, Doğu Marmara Makina İmalatçıları İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi, Kayseri Organize Sanayi Bölgesi, Konya Organize Sanayi Bölgesi, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi, İTOB Organize Sanayi Bölgesi ve OSTİM Organize Sanayi Bölgesi’nin temsilcileri katıldı.

OSB’lerde Dijital Dönüşüm Stratejileri’nin konuşulduğu ortak akıl toplantısında, OSB’ler ve OSB’lerdeki firmaların dijital dönüşümün neresinde olduğu, bugüne kadar nelerin başarıldığı, yol haritalarının net olup olmadığı, hangi alanlarda eksik oldukları ve nelere ihtiyaçlarının olduğu, OSB’lerin Endüstri 4.0 vizyonunun nasıl olması gerektiği, dijitalleşme ile gelen üretimde verimlilik uygulamalarının rekabet avantajına nasıl dönüştürüleceği, sanayide sürdürülebilirlik için dijitalleşme ve teknolojinin nasıl daha iyi kullanılabileceği, teknoloji dönüşümünde istihdam ve çalışan bilgi birikiminin yeterli olup olmadığı, online satış/ihracat için OSB’lerdeki firmaların ne gibi desteklere ihtiyaçlarının olduğu, OSB yönetimlerinin, bölge firmalarının e-ticaret ve e-ihracat hacimlerinin artırılmasına yönelik strateji ve hedeflerinin neler olabileceği konuları tartışıldı.

– "OSB’lerin dijitalleşme sıçramasını yapabilmesi için gerekli yol haritasını belirlemek en büyük hedefimiz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Vodafone Türkiye Kurumsal Pazarlama Direktörü Ayşe Fıçı, artan rekabet ve dijitalleşme çağı içinde ekonominin lokomotifi olan OSB’lerin yeni dönem stratejilerini beraber tartışmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, "Türkiye ekonomisine yön veren tüm sektörler dijital dönüşümü odağına almış durumda. Zira bu yolculukta geride kalmamak, teknoloji yatırımlarını doğru zamanda yapmak gerekiyor. Biz de bu dönüşüm yolculuğunda Vodafone Business olarak işletmelere özel çözümler üretip, her zaman güvenecekleri teknoloji danışmanı olarak yanlarında yer alıyoruz. Organize sanayi bölgelerinin doğru dijital yatırımları yapması ve gittikçe artan bu dönüşüm içinde rekabet avantajı kazanabilmesi için Vodafone Business olarak her türlü stratejik ortaklığı yapmaya hazırız. Ortak akıl toplantılarının sonucunda OSB’lerin dijitalleşme sıçramasını yapabilmesi için gerekli yol haritasını belirlemek en büyük hedefimiz." ifadelerini kullandı.