Vodafone müşteri hizmetlerine 5 ödül birden

İSTANBUL(AA) – Vodafone Türkiye Müşteri Hizmetleri, müşteri hizmetleri ve satış alanlarında dünyanın en başarılı kişi ve kurumlarını ödüllendiren 15. Stevie Satış ve Müşteri Hizmetleri Ödülleri’nde bir altın, dört gümüş olmak üzere toplam 5 ödül aldı.

Vodafone Türkiye'den yapılan açıklamaya göre, bu yıl 51 ülkeden 2 bin 300’ü aşkın adayın yarıştığı ve 9 ayrı jüride 160’ı aşkın profesyonelin görev aldığı Stevie Satış ve Müşteri Hizmetleri Ödülleri’nde Vodafone Türkiye, “Yılın Müşteri Hizmetleri Eğitim Programı” kategorisinde Altın ödüle, “Yılın Müşteri Hizmetleri Eğitim Ekibi”, “Müşteri İçgörüsünün En İyi Kullanımı”, “Bir Müşteri Hizmetleri Ekibince Verilen En Değerli Yanıt” ve “Müşteri Hizmetlerinde İnovasyon Ödülü” kategorilerinde de Gümüş ödüle layık görüldü.

Ödüller, 14 Nisan’da düzenlenecek online törenle sahiplerini bulacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Ergun, müşterilerine en iyi hizmeti sunmak için çalışmaları sürdürdüklerini belirterek şunları kaydetti:

"Değer odaklı yaklaşımımız sayesinde müşterilerimiz temas ettiği her kanalda bütünleşik bir deneyim yaşarken, Vodafone ürün ve hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanıyor. Tüm sektörlerde olduğu gibi çağrı merkezi sektöründe de salgının etkilerini yoğun bir biçimde hissettik. Bu dönemde her şirket gibi bizim de önceliğimiz, çalışma arkadaşlarımızın, ailelerinin ve sevdiklerinin sağlığını ve güvenliğini korumak oldu. Sadece 2 haftada tüm müşteri hizmetleri ekibimizi evden çalışma modeline geçirdik. Bütün sistemi yeniden oluşturduk. İş ortaklarımızla birlikte yeni normalin gerektirdiği işe alım, eğitim, motivasyon süreçlerini tespit edip, o yöne doğru koştuk.

Salgınla birlikte hayatımıza giren uzaktan çalışma modelinden yola çıkarak ‘yeni nesil çalışma sistemi’ni tasarladık. Bu sistemle, ev kadınları, engelli bireyler ve üniversite öğrencileri öncelikli olmak üzere herkese zaman bağımsız, şehir bağımsız, lokasyon bağımsız çalışma imkanı sunuyoruz. Başarılı uygulamalarımız bize bir kez daha ödül getirdi. Global iş dünyasının en prestijli ödüllerinden Stevie Satış ve Müşteri Hizmetleri Ödülleri’nde başvurduğumuz tüm kategorilerde ödül almaktan gurur ve mutluluk duyuyoruz. Uluslararası düzeyde takdir gören başarılı çalışmalara imza atmaya devam edeceğiz.”

Vodafone Türkiye Müşteri Hizmetleri, “Yılın Müşteri Hizmetleri Eğitim Programı” kategorisinde, uzaktan çalışma sürecinde işe alım ve işe alıştırma amaçlı kullandığı karma eğitim programıyla; “Yılın Müşteri Hizmetleri Eğitim Ekibi” kategorisinde, Vodafone’un ön saflarda görev alan yetenek ekibinin izlediği beceri tazeleme (reskilling) yolculuğuyla; “Müşteri İçgörüsünün En İyi Kullanımı” kategorisinde, müşterinin sesini Büyük Veri ile harmanladığı özel uygulamalarla; “Müşteri Hizmetlerinde İnovasyon Ödülü” kategorisinde çağrı merkezi yeni CRM sistemiyle, TobiChat ve LiveChat ürünleriyle ödüle layık görüldü.

2002 yılından bu yana uluslararası şirket ve organizasyonları yıl içinde gösterdikleri performans ve sosyal hayata yansıyan pozitif katkıları çerçevesinde ödüllendiren Stevie Ödülleri, dünyanın en saygın iş ödülleri arasında yer alıyor. “Asya-Pasifik Stevie Ödülleri”, “Almanya Stevie Ödülleri”, “Amerika İş Ödülleri”, “Uluslararası İş Ödülleri”, “Ortadoğu ve Kuzey Afrika Stevie Ödülleri”, “Stevie İş Kadınları Ödülleri”, “Stevie Büyük İşverenler Ödülleri”, “Stevie Satış ve Müşteri Hizmetleri Ödülleri” olmak üzere 8 farklı alanda düzenlenen Stevie Ödülleri yarışmalarına her yıl 70’i aşkın ülkeden 12 binin üzerinde başvuru oluyor.

Bu yıl 15’incisi düzenlenen Stevie Satış ve Müşteri Hizmetleri Ödülleri, dünya çapındaki müşteri hizmetleri, iletişim merkezi, iş geliştirme ve satış uzmanlarının başarılarını değerlendiriyor. 2021 yılı için yapılan başvurular, müşteri hizmetleri ve çağrı merkezi alanlarında 136 kategoride, satış ve iş geliştirme alanlarında ise 62 kategoride değerlendirildi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Vodafone Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Engin Aksoy, "Türkiye'de nüfusun yüzde 44'ünün banka hesabı yok ve bu nüfusun da yüzde 55'ini kadınlar oluşturuyor. Dolayısıyla, sürdürülebilir ekonomik kalkınma hedefi olan Türkiye için FinTech'ler büyük önem arz ediyor." dedi.

Capital ve Ekonomist dergilerinin öncülüğünde, Vodafone Business sponsorluğunda düzenlenen CEO Club Online Summit'te bu yıl, finans sektörünün son dönemde dijitalleşmeyle birlikte hangi yenilikleri hayata geçirdiği ve gelecekte hangi yeniliklerin olacağı konuları ele alındı.

Vodafone Türkiye CEO'su Engin Aksoy, dijitalleşmenin her sektörde olduğu gibi finansal hizmetler sektöründe de hızla gerçekleştiğini belirterek, finteklerin de, finansal işlemleri çok daha hızlı, düşük maliyetli ve kullanımı kolay ara yüzlerle dijital kanallar üstünden sağlayarak fark yarattığını söyledi.

Bir diğer belirleyici özelliklerinin ise finansal hizmetleri, bankacılık sistemi dışında kalan ya da kısıtlı erişimi olan kesimlere ulaştırabilmeleri, yani finansı tabana yaymaları olduğuna işaret eden Aksoy, şunları kaydetti:

"Dünya Bankası verilerine göre, finansal hizmetlere erişimi olmayan 2,5 milyardan fazla insan var. Bankalararası Kart Merkezi'nin (BKM) araştırmasına göre ise Türkiye'de nüfusun yüzde 44'ünün banka hesabı yok ve bu nüfusun da yüzde 55'ini kadınlar oluşturuyor. Dolayısıyla, sürdürülebilir ekonomik kalkınma hedefi olan Türkiye için FinTech'ler büyük önem arz ediyor. Statista verilerine göre, Türkiye'de finansal hizmetler kullanıcılarının yaklaşık yarısı en az bir fintek hizmeti kullanıyor. Bu oran, Uzakdoğu ülkelerinde yüzde 75- 85 bandında iken, Avrupa'da ve Amerika'da ise yüzde 40-50 bandında.

Vodafone olarak, 2025 yılına kadar Türkiye'nin en hızlı büyüyen yeni nesil bağlantı ve dijital servisler şirketi olmayı hedefliyoruz. Sadece iletişim hizmetleri sunmanın ötesine geçiyoruz. Dijitalleşmenin gücünü kullanarak, dijital pazaryeri, finans ve sigorta hizmetleri sağlayıcısı, dijitalleşmek isteyen işletmelerin en önemli destekçisi olma yönünde adımlar atıyoruz. Bu doğrultuda bugüne kadar önemli mesafe kat ettik. Yeni iş alanlarımızın büyümesini desteklemek amacıyla holding yapısına geçtik."

Vodafone Holding'i oluşturan 4 ana dikeyden birinin de "Finansman ve Sigorta" olduğunun altını çizen Aksoy, bu dikey altında Vodafone E-Para ve Vodafone Sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdiğini dile getirdi.

Aksoy, sektörde yaygın olarak "FinTech"olarak bilinen alanı kendilerinin dijital teknolojiler alanındaki uzmanlıklarına dayanarak, "TechFin" adıyla sahiplendiklerine dikkati çekerek, bu çerçevede yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.

– "Vodafone mobil ödeme 1 yılda kullanıcı sayısını 2 katına çıkardı"

Mobil ödemede 9 yıllık deneyime sahip bulunduklarının altını çizen Aksoy, son 9 yıldır da mobil ödeme pazarında faaliyet gösterdiklerinden bahsetti.

Aksoy, Eylül 2020'de Vodafone Pay ailesini geliştirdiklerini anımsatarak, şunları söyledi:

"Vodafone Pay mobil uygulaması, Vodafone Pay Kart ve Vodafone Mobil Ödeme servisinden oluşan bu ürün ailesiyle, müşterilerimizin finansal işlemlerini basit, güvenli ve hızlı bir şekilde gerçekleştirmelerine imkan tanıyoruz. Müşterilerimiz, oyun içi satın alma, internet üzerinden ve mağaza içi alışveriş gibi günlük finansal işlemlerini tek tuşla hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Vodafone Pay uygulaması, kısa sürede 500 bini aşkın indirme sayısına ulaştı.

Vodafone mobil ödeme 1 yılda kullanıcı sayısını 2 katına çıkardı, burada önümüzdeki dönemde yatırım yapmaya ve büyümeye devam edeceğiz. Finansal teknolojilerin, dünyanın en çok ilgi çeken ve yatırım alan girişimcilik ve faaliyet alanlarından biri olacağı öngörülüyor. Bu alanda Türkiye'deki bankacılık ve finans sektörünün sağlam temelleri ve güçlü altyapısı ile küresel bir oyuncu olmamıza katkı sağlayacağına inanıyoruz. Vodafone olarak biz de bu alanda büyümeye, iş ortaklarımızla birlikte müşterilerimizin bu alanda değişen ihtiyaç ve alışkanlıklarına uygun ve çevik çözümler sunmaya devam edeceğiz."

– "Yaptığımız işin hem toplumun hem bireylerin dönüşümü için ne kadar önemli olduğunu çok daha iyi anladık"

Etkinlik kapsamında Capital ve Ekonomist Dergileri Yayın Direktörü Sedef Seçkin Büyük moderatörlüğünde "Finansta Dijital Dönüşümün Anahtarı: Dijitalleşme ve FinTech Ekosistemi" paneli gerçekleştirildi.

Vodafone Türkiye CEO'su Engin Aksoy paneldeki konuşmasında, salgın sürecinin dijitalleşmeye etkilerine değindi.

Salgının dijitalleşmenin önemli bir kez daha hatırlattığına dikkati çeken Aksoy, pandemi dijitalleşmeyi 7 yıl öne çektiğini hatırlattı. Salgın sürecinde çok yoğun trafik artışına rağmen kesintisiz hizmet vermeye devam ettiklerini anlatan Aksoy, şöyle devam etti:

"Yaptığımız işin hem toplumun hem bireylerin dönüşümü için ne kadar önemli olduğunu çok daha iyi anladık. Bu da bize ayrı bir heyecan ve tutku verdi. Pandemi sürecinde, yoğun trafiğe rağmen kesintisiz hizmet vermeye devam ettik. Müşterilerimizin artan mobil ve sabit data kullanımı ihtiyacını karşılamak için kapasite artırımları yaptık. Saha ekiplerimiz tüm zorluklara rağmen operasyonlarımızın ve iletişimin devamlılığını sağladı. Alışkanlıklarımızın önemli bir bölümü dijitale taşındı, örneğin, online kullanım çok arttı. e-Devlet gibi kanalların kullanımı dijitalleşmeyi hızlandırdı. Bugün yaklaşık 54 milyon vatandaşımız e-Devlet üzerinden sunulan 5 bin 500 hizmetten yararlanıyor. 2019'da yaklaşık 1,1 milyar olan e-Devlet Kapısı'na giriş sayısı 2020'de 2,3 milyarı aştı.

Pandemi döneminde evden çalışma, uzaktan eğitim gibi tedbirlerin alınmasıyla, müşterilerimizin pek çoğu ihtiyaçlarını online alışveriş siteleri üzerinden karşılamaya başladı. Bu durum, mobil ve sabit data kullanımını artırdı. Müşteri başı kullanımda iki kata varan artışlar görüyoruz. Bölgesel olarak baktığımızda data kullanımının en çok doğu illerinde arttığını gördük. Pandemi öncesi Vodafone'un yeni müşteri alımlarının yaklaşık yüzde 20'si dijitalden geliyordu. Pandemide, Nisan-Mayıs 2020 aylarında, bu oran yüzde 50'lere çıktı. Bugün geldiğimiz noktada da yaklaşık yüzde 30. Bu, önemli bir değişim."

– "Zeka tabanlı kişisel asistanımız TOBi 10 bini aşkın evlenme teklifi aldı"

Yakın dönemde bankalarda da benzeri yapılan yüzde 100 dijital müşteri olma sürecini Kasım 2020'den beri müşterilerine sunduklarını dile getiren Aksoy, dijital servislere ilginin de arttığını aktardı.

Aksoy, Vodafone Yanımda uygulamasını kullanan müşteri sayısında yaklaşık yüzde 20'lik artış olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

"Vodafone Yanımda'nın kullanımında en çok artış Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaşandı. Türkiye genelinde ise özellikle 40 yaş ve üzerinde kullanımın yoğun olarak arttığını gördük. Mobil bankacılık kullanımı yüzde 32 arttı. Yaş kırılımına baktığımızda, özellikle 55 yaş üzerinde mobil bankacılık kullanımı yüzde 50 ve üzerinde arttı. Vodafone Pay uygulamamızı kısa sürede 500 binden fazla kişi indirdi. Yapay Zeka tabanlı kişisel asistanımız TOBi, aylık 3 milyon tekil kullanıcıya ve toplam 5 milyonu aşkın sohbet sayısına ulaştı.

TOBi o kadar sevildi ki bugüne kadar 10 bini aşkın evlenme teklifi aldı. Pandemi, eğlence anlayışımızı da değiştirdi. Gaming uygulamalarında kullanım oranı yaklaşık yüzde 30 arttı. Müzik uygulamalarında kullanım 2 katından fazla arttı. Vodafone TV uygulamamızın aylık aktif kullanıcı sayısı, pandemi döneminde 10 kat arttı, izlenme süresi, pandemi öncesine kıyasla 2,5 katına çıktı. Tüm bunlara baktığımızda alışkanlıklardaki değişimin kalıcı olacağını düşünüyoruz."

– "Türkiye'de bankasızlar sayısı raporlardaki kadar yüksek değil"

FinTech İstanbul Danışma Kurulu Üyesi Dr. Soner Canko, hızlı şekilde dijitalleşen günümüzde, "bankasızlar" olarak nitelendirilen, hala banka müşterisi olmayan kitleye, yeni nesil ödeme sistemlerinin etkilerini değerlendirdi.

Dünya genelinde raporlar hazırlanırken hep Türkiye'nin özel bir yeri bulunduğunu belirten Canko, şunları söyledi:

"Bankasızlar olarak tanımlanan kitlelere bakıldığında raporlarda Türkiye, hala yaklaşık 20 milyonun biraz üzerinde bir nüfusunun hala bankasız göründüğü bir ülke olarak çıkar. Öte yandan bununla doğru orantılı olmayacak bir şekilde ülkede birçok geniş bir bankacılık alanının olduğunu, internet penetrasyonun yüksek olduğunu, dünya üzerinde rekor sayılabilecek bir telekom erişimi olduğunu da söylemek lazım. Şimdi bunların olduğu bir ülkede bankasızların böyle çıkması her zaman ilgimi çekmiştir.

Çünkü bu konularda hep Türk insanının kendi yaratıcı çözümleri masaya gelir. Raporlara göre bakıldığında 20 milyon bankasız var deriz ama genelde bizlerin aile içerisinde bir kartı olan bir kişi, aile içerisinde kartlarıyla iş birliği yaparak kullanmaktadır veya aile reisinin bir hesabı varsa batıda olduğundan çok farklı olarak o hesap sadece aile reisinin değil, aynı zamanda tüm ailenin hesabı gibi kullanır. Dolayısıyla raporlarda böylesine yüksek rakamlar çıksa da aslına bakarsanız benim gözlemlerime göre Türkiye'de bankasızlar sayısı hiç de o kadar yüksek değil."

Türkiye'nin dünyadaki açıklanan raporlardan çok farklı olarak bankasızlar konusunda çok da fena bir yerde olmadığını dile getiren Canko, bütün bunlarla beraber bu rakamların sıfırlanmasının ülke ekonomisinin gelişimi, sektörlerin ilerlemesi ve inovasyonu açısından önemli olduğunu söyledi.

Canko, salgının çıktığından bu yana yaklaşık on sekiz aylık bir dönemin geride kaldığına dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dijital karnemiz çok iyi çıktı. Türkiye hem kamu alanında hem sektörler alanında hem iş yerlerinin dijital hazırlıkları alanında önemli bir sınav verdi. Her şey pürüzsüz oldu ödemeler,'finans çok mu iyi aktı' diye gözlemlerime baktığım zaman ben şunu gördüm; biz aslında bütün altyapıları hazırlarken hep kurumlarımızın gözünden, sektörlerimizin gözünden hazırladık. Bu pandemi döneminde, bu yüksek dijitalleşme döneminde, dijitalleşmeye dair bugüne kadar yaptığımız her şeye bir de kullanıcı gözünden, finansal tüketici gözünden bakmamız, elden geçirmemiz gerektiği ortaya çıktı.

Dijitalleşmeyi sadece sektörler açısından, sadece kurumlar açısından değil kullanıcılar açısından da ele almamızın zamanı geliyor. Sözün özü; bunu yapmak içinde başta düzenleyicilerin üzerinde çok görev düşüyor. Çünkü bu aradaki sorunların geliştirilmesi hem finansal tüketiciyi rahatlatacak, hem finans sektöründe adil rekabeti mümkün kılacak, hem de FinTech girişimlerinin önünü açacak. Bunların hepsinden daha da önemlisi tüm ülke olarak biz yaptığımız tüm dijitalleşme yatırımlarından, yüzde 100 verim almak için önemli bir adım atmış olacağız."

İSTANBUL (AA) – QNB Finansbank Üst Yöneticisi (CEO) Temel Güzeloğlu, salgınla beraber dijital olmayan müşterilerinin neredeyse kalmadığını belirterek, "Dijital kanalları kullanmayan artık çok küçük bir azınlık var. Müşterilerimizin teknolojiye adaptasyon yeteneğine güvenmeyi öğrendik bu süreçte." şeklinde konuştu.

Capital ve Ekonomist dergilerinin öncülüğünde, Vodafone Business sponsorluğunda düzenlenen CEO Club Online Summit'te bu yıl, finans sektörünün son dönemde dijitalleşmeyle birlikte hangi yenilikleri hayata geçirdiği ve gelecekte hangi yeniliklerin olacağı konuları ele alındı.

Güzeloğlu, burada yaptığı konuşmada, dijital araçların yaygınlaşma hızına dikkati çekerek, "Dijital kanalları kullanmayan artık çok küçük bir azınlık var. Müşterilerimizin teknolojiye adaptasyon yeteneğine güvenmeyi öğrendik bu süreçte. Sadece genç ve eğitimli segment bunları kullanır diye düşünürdük, bu düşünce büyük ölçüde anlamını kaybetti. Salgın bize korkunç bir teknolojik yaygınlaştırma fırsatı verdi." diye konuştu.

Dijital kanalları kullanmanın tüm hizmetleri alabiliyor anlamına gelmediğini de dile getiren Güzeloğlu, "Bankalar olarak bu düzene aslında salgından önce hazırlanmaya başlamıştık. Dijital demek 'tahminleyen' teknoloji demek. Amazon, Facebook, Google gibi örnekler burada karşımıza çıkıyor. Bunlara dijital diyerek başladı herkes. Çünkü bunlara neyi sorarsan sana sonraki adımı söyleyebiliyor. Bu tahminleme yapısı için biz bankada 3 sene önce yola çıktık ve buna 'Q' dedik. Bu, geçmiş işlemlerine bakıyor müşterinin ve bir sonraki işleminin ne olabileceği konusunda karar verip öneri olarak getiriyor." ifadelerini kullandı.

Güzeloğlu, e-devletin gelişmesinin getirdiği çok önemli kazanımların olduğunu bildirerek, şunları söyledi:

"E-fatura, e-defter, e-arşiv uygulamaları çok önemli. Bu konularda çok aktif olunması gerekiyor. Biz kendi adımıza aktifiz aynı zamanda tüm ekosistemin de aktif olması gerekli. Bütün bankacılık sistemi müşterilerine e-defter kullanmayı tavsiye etmelerini arzu ederim. Çünkü e-defterleri görebildiğimiz zaman tüzel müşterilerimize de bireysel müşterilerimizde olduğu gibi bankacılık sisteminde tecrübeyle oluşturulan akılla yardım edilmesi söz konusu. Bankacılık 5-6 sene içerisinde bu şekilde tahminleyen ve müşterilerine bu şekilde yaklaşan, onların ihtiyacı olan şeyleri onlardan önce önlerine koyan bir hal alacak ve dijitalleşmemiş müşteriler de sıfır seviyesine gelecek."

– "Ciddi bir değişim içindeyiz"

Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Üst Yöneticisi (CEO) Yiğit Çağlayan, 2020 ve 2021'in ödeme sistemlerinde en fazla dijitalleşilen yıllar olduğunu belirterek, "İşin mantalitesi değişti. Salgın öncesi müşterilerimizi temassız alışveriş için bir nevi zorlardık, e-ticareti teşvik ederdik, mobil ödemeleri yaygınlaştırmaya çalışırdık. Şimdi iş tersine dönüştü bu özellikler tercih sebebi oldu ve çok yakında da hijyen faktörü olacak. Bu özellikleri desteklemeyen sistemler ekarte edilecek." dedi.

Yaptıkları araştırmalara değinen Çağlayan, şöyle konuştu:

"Salgın öncesi yaptığımız araştırmalarda Türkiye'de kart kullanımı tercihi yüzde 45'lerde çıkıyordu. Salgın sonrasında ise bunun yüzde 65'lerde olduğunu görüyoruz. Nedenlerini araştırdığımızda, hızlı işlem yapma isteği, hijyen, çok fazla beklememe ve paraya dokunmama gibi sebepler ortaya çıkıyor. Türkiye'de bugün yapılan alışverişlerin yarısından fazlası temassız ödeniyor. Salgın öncesi bu sadece yüzde 7'lerdeydi. Yine alışverişin 4'te 1'ini elektronik ticaretle yapıyoruz, bu salgın öncesi yüzde 12'lerdeydi. Ürüne erişim kanallarımız da tamamen değişmiş durumda. Bugün kredi kartı satışlarımızın yüzde 30'u online kanallar üzerinden yapılıyor. Salgın öncesi bu yüzde 10'daydı. Sadece mecra değil ürün çeşitliliği de değişti. Eskiden ağırlıklı olarak kredi kartı kullanan bir toplumduk. Salgının etkisiyle artık 3 işlemden biri banka kartlarıyla veya ön ödemeli kartlarla yapılıyor. Yetişkin nüfusun sadece yüzde 45'inde kredi kartı var. Bu dönemde debit ve ön ödemeli kartlar daha fazla keşfedildi."

Çağlayan, salgında fintek ekosistemi cirosunda artış olduğuna değinerek, "Bugün Türkiye'deki alışverişlerin yüzde 5'i ön ödemeli kartlardan, banka olmayan kuruluşlardan geçer hale geldi. Ciddi bir değişim içindeyiz. İşletmelerde ciddi bir değişim geçiriyor. Son 1 yılda 100 bin işletme elektronik ticarete atılmış. 20 bin işletmenin e-ihracata açıldığını görüyoruz. Yeni kart kabul etme cihazları gelişti. Şu an bunlar bizi tercih ettiren nedenler ama çok kısa bir sürede olmazsa olmazlarımız olacak." ifadelerini kullandı.