Vodafone, Riot Games ile iş birliğinin kapsamını genişletti

İSTANBUL (AA) – Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, Türkiye'nin, 880 milyon dolarlık oyun pazarı geliri ile MENA bölgesinin lideri konumunda olduğunu belirterek, "Biz de oyun ve espordaki gelişimin en büyük destekçilerinden biriyiz. Vodafone FreeZone markamızla 5 yıl önce adım attığımız espor pazarına 31 milyon TL'lik yatırım yaptık. Önümüzdeki 5 yılda bu yatırımımızı iki katına çıkarmayı hedefliyoruz." dedi.

Vodafone, uluslararası online oyun devi Riot Games ile Vodafone FreeZone Şampiyonluk Ligi isim sponsorluğu kapsamında 4 yıldır başarıyla sürdürdüğü iş birliğinin kapsamını genişletti.

Geçen yıl piyasaya sürülen "League of Legends: Wild Rift" mobil oyununu FreeZone Gaming portföyüne ekleyen Vodafone, FreeZone'lu gençlere "Wild Rift"i internetinden yemeden ve en düşük ping garantisiyle oynama ayrıcalığı sunuyor.

İki şirket, ayrıca, Türkiye'nin ilk 5G Wild Rift Mobil Turnuvası'nı da düzenleyecek. "Vodafone FreeZone Wild Rift 5G Turnuvası" adıyla 30 Haziran'da düzenlenecek etkinlik, 5G üzerinden canlı yayınlanacak.

Hayata geçirilecek çalışmaların detayı, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin ve Riot Games Türkiye Ülke Müdürü Erdinç İyikul'un katıldığı çevrim içi basın toplantısında paylaşıldı.

Konuşmasında Türkiye ve dünyadaki oyun pazarına ilişkin bilgi veren Meltem Bakiler Şahin, dünyadaki oyun pazarı büyüklüğünün 175 milyar dolar, espor pazar büyüklüğünün ise 1,08 milyar dolar olduğunu bildirdi.

Önümüzdeki 3 yılda e-spor ekonomisinin 1,61 milyar dolara yaklaşacağının öngörüldüğüne işaret eden Şahin, şunları kaydetti:

"Türkiye ise 880 milyon dolarlık oyun pazarı geliri ile MENA bölgesinin lideri konumunda. Biz de oyun ve espordaki gelişimin en büyük destekçilerinden biriyiz. Vodafone FreeZone markamızla 5 yıl önce adım attığımız espor pazarına 31 milyon TL'lik yatırım yaptık. Önümüzdeki 5 yılda bu yatırımımızı iki katına çıkarmayı hedefliyoruz. Hem Gamer ek paketlerimiz hem de FreeZone Gaming portföyümüz ile gençlere internetinden yemeyen uygulamaların yanı sıra her ay oyun dünyasına ait hediyeler kazanma şansı sağlıyoruz. Gaming portföyümüzle 2018'den bugüne 1 milyonu aşkın kullanıcıya ulaştık. Gaming uygulamaları için verdiğimiz sınırsız GB'ların yanı sıra FreeZone'a gelen müşterilere birçok oyun platformunda geçerli bedava oyun için para veriyoruz. 2018'den bu yana 1,5 milyon TL değerinde destek verdik. Şimdi de 4 yıldır iş ortağımız olan Riot Games ile gençlere yeni bir oyun faydası sunmak üzere harekete geçtik. FreeZone'luların paketlerinde bulunan ve kotadan yemeyen oyun uygulamaları yönüne, hiçbir ücret değişikliği olmadan, ‘League of Legends: Wild Rift’ mobil oyununu ekledik. Wild Rift oyunu sadece Vodafone FreeZone paketlerinde internetinden yemeden oynanabiliyor."

Sundukları Garantili Bit Hızı özelliğiyle şebekede önceliklendirilen FreeZone'luların bu oyunu oynarken en düşük ping garantisine sahip olacağını aktaran Şahin, ayrıca, Riot Games ile birlikte Türkiye'nin ilk 5G Wild Rift Mobil Turnuvası'nı düzenleyeceklerini de bildirdi.

– "Her zaman oyuncularımızın yanında olmaya devam edeceğiz"

Riot Games Türkiye Ülke Müdürü Erdinç İyikul da Riot Games olarak, uzun yıllardır dijital oyun ekosisteminin bayrak taşıyıcılığını üstlendiklerini ifade ederek, öncelikli hedeflerinin dünyanın dört bir yanındaki oyunculara tüm koşullarda en üst düzey oyun deneyimi yaşatmak olduğunu söyledi.

Mobil oyun dünyasında pek çok ilke imza atan Wild Rift'in; teknik detaylarından tasarımına, müziklerinden oyun içi yeniliklerine kadar uzun yıllar boyunca büyük emekler verdikleri bir ürün olduğunu belirten İyikul, şunları söyledi:

"Bu kapsamda geçtiğimiz günlerde Wild Rift'in 2021 Apple Tasarım Ödülü'nü kazanması da bizleri çok heyecanlandırarak onurlandırdı. Gerek oyuncularımızdan gerekse diğer paydaşlarımızdan aldığımız geri dönüşlerden doğru yolda olduğumuzu anladığımız Wild Rift, bizler için yepyeni bir deneyim yolculuğuna açılan bir kapı oldu. Bu yolculukta elbette tüm paydaşlarımızla birlikte yürüyoruz. Bu kapsamda, geçmişte de birlikte oyuncularımıza pek çok yenilik sunduğumuz Vodafone FreeZone markasıyla yeni bir iş birliğine daha imza atmaktan çok mutluyuz. Merkezinde 'oyuncu deneyimi' olan bir şirket olarak, bu iş birliğiyle oyuncularımıza ve sektörümüze sunduğumuz faydayı büyütmeyi hedefliyoruz. Riot Games Türkiye olarak her zaman oyuncularımızın yanında olmaya devam edeceğiz."

– "Salgının ilk dönemlerinde yaşanan büyüme hızı, bu sene de sürüyor"

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan İyikul, salgının ilk dönemlerinde oyun pazarında yaşanan büyüme hızının 2021'de de aynı oranda devam ettiğini bildirdi.

Oyun üretim hızında bir düşüş olduğunu, geçen senelerde planlanan ve bu sene çıkacak birkaç oyunun ertelendiğini aktaran İyikul, bunun da oyun dağılımının homojenliğini farklılaştırdığını söyledi.

İyikul, bu dönemde rekabetçi oyunlara odaklanmanın daha fazla olduğunu vurgulayarak, "Benim beklentim, 2021'in sonuna doğru oyun sektöründeki büyüme hızının biraz daha kesilmesi yönünde ama bu kayıp sektör için çok büyük olmayacak. Yine oyun sektöründe 2021 yılı sonu için 180-190 milyar dolarlık rakamlar konuşuluyor. Hız azalsa bile sektör, ciddi bir büyüme yakalayacak. 2022 için çok daha fazla oyun oyuncularla buluşacak." diye konuştu.

Espor pazarının dünyada 2020 sonunda ulaştığı rakamın 1,1 milyar dolar olduğunu belirten İyikul, "Bu pazar payının neredeyse yüzde 70'i Asya kökenli, yani Çin ve Kore'den geliyor. Türkiye'deki espor pazarının 70 milyon TL'den fazla olduğunu düşünmüyorum. Dünyada espor önü çok açık bir sektör, bu büyüme hızı ile birlikte Türkiye'nin potansiyeli de çok yüksek, rakamlar çok daha yukarı çıkacaktır. Türkiye, Avrupa pazarı içinde kıymetli bir espor alanı, önümüz çok açık." değerlendirmesinde bulundu.

– "Wild Rift" iş birliğiyle gençlere sınırsız oyun deneyimi

Verilen bilgiye göre, Vodafone FreeZone, "Wild Rift" iş birliğiyle gençlere sınırsız oyun deneyimi yaşatmaya devam etmeyi hedefliyor.

Vodafone FreeZone, halihazırda FreeZone'lu gençlere hediye olarak verdiği oyun faydalarına ek olarak, paketlerinde bulunan ve kotadan yemeyen oyun uygulamaları yönüne, hiçbir ücret değişikliği olmadan, "League of Legends: Wild Rift" mobil oyununu da ekledi. Böylece FreeZone'lular, paketlerinde daha fazla sayıda kotadan yemeyen oyun uygulamasına sahip olabiliyor. "Wild Rift" oyunu, sadece Vodafone FreeZone paketlerinde internetinden yemeden oynanabiliyor.

FreeZone Gaming kullanıcıları, sahip oldukları tarifeye göre 2 GB ya da sınırsız GB kazanıyor.

FreeZone Gaming porföyünde "Wild Rift"in yanı sıra "Twitch, Discord, PubG Mobile, Teamfight Tactics Mobile, Zula Mobile" oyunları da bulunuyor. FreeZone'lular, her ay hediye Riot Points, Steam Cüzdan, PubG Mobile UC, Zula Altını gibi kampanyalardan da dilediklerini kullanabiliyor.

– En düşük ping garantisi sunuluyor

Vodafone, FreeZone'lu gençlerin oyun deneyimini de iyileştiriyor.

Vodafone'un yeni nesil kapsamasıyla mevcut mobil altyapısını daha hızlı, daha esnek ve gecikme süresi daha düşük bir yapıya kavuşturan Vodafone, sunduğu Garantili Bit Hızı (GBR-Guaranteed Bit Rate) özelliğiyle şebekesinde önceliklendirilen FreeZone'lulara "Wild Rift" oyununu en düşük ping garantisiyle oynama imkanı sunuyor.

Kişiselleştirilmiş şebeke yapısıyla oyunculara maksimum hız ve minimum gecikme süreleri sağlamayı hedefleyen Vodafone, oyuncuların "Wild Rift" platformundaki gecikme süresinde normal Vodafone kullanıcılarına göre 10 ms'ye varan iyileşmeler sağlarken, 60 ms'den yüksek gecikme yaşanma ihtimalini de yarı yarıya azaltacak.

– Türkiye'nin ilk 5G Wild Rift Mobil Turnuvası düzenlenecek

Vodafone FreeZone ve Riot Games ayrıca, Türkiye'nin ilk 5G Wild Rift Mobil Turnuvası'nı da düzenleyecek.

Riot Games Espor Sahnesi'nde 30 Haziran'da "Vodafone FreeZone Wild Rift 5G Turnuvası" adıyla gerçekleştirilecek turnuvaya toplam 1.200 başvuru alındı.

4 takım halinde 20 kişinin yarışacağı ve takım kaptanlarının gaming influencer'ları "Zeonn" (Necati Akçay), "Immortoru" (Furkan Tekeş), Tolgahan "Oyunbros" Türkben ve "Miafitz"den (Gözde Demiral) oluşacağı turnuvada, geriye kalan 16 oyuncu sosyal medyada özel bir kurguyla seçilen gönüllüleri kapsayacak.

Turnuvaya takım kaptanları ve shoutcaster'lar Riot Games espor sahnesinden, 16 gönüllü ise salgın tedbirleri nedeniyle evlerinden katılacak.

Espor sahnesindeki takım kaptanları oyuna 5G altyapısıyla bağlanacak ve 5G uyumlu cihazlarla oyunu oynayacak. Turnuva canlı yayını da 5G üzerinden verilecek. Turnuva, Vodafone FreeZone YouTube kanalı ve takım kaptanlarının Twitch hesaplarından izlenebilecek.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Vodafone Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Engin Aksoy, "Türkiye'de nüfusun yüzde 44'ünün banka hesabı yok ve bu nüfusun da yüzde 55'ini kadınlar oluşturuyor. Dolayısıyla, sürdürülebilir ekonomik kalkınma hedefi olan Türkiye için FinTech'ler büyük önem arz ediyor." dedi.

Capital ve Ekonomist dergilerinin öncülüğünde, Vodafone Business sponsorluğunda düzenlenen CEO Club Online Summit'te bu yıl, finans sektörünün son dönemde dijitalleşmeyle birlikte hangi yenilikleri hayata geçirdiği ve gelecekte hangi yeniliklerin olacağı konuları ele alındı.

Vodafone Türkiye CEO'su Engin Aksoy, dijitalleşmenin her sektörde olduğu gibi finansal hizmetler sektöründe de hızla gerçekleştiğini belirterek, finteklerin de, finansal işlemleri çok daha hızlı, düşük maliyetli ve kullanımı kolay ara yüzlerle dijital kanallar üstünden sağlayarak fark yarattığını söyledi.

Bir diğer belirleyici özelliklerinin ise finansal hizmetleri, bankacılık sistemi dışında kalan ya da kısıtlı erişimi olan kesimlere ulaştırabilmeleri, yani finansı tabana yaymaları olduğuna işaret eden Aksoy, şunları kaydetti:

"Dünya Bankası verilerine göre, finansal hizmetlere erişimi olmayan 2,5 milyardan fazla insan var. Bankalararası Kart Merkezi'nin (BKM) araştırmasına göre ise Türkiye'de nüfusun yüzde 44'ünün banka hesabı yok ve bu nüfusun da yüzde 55'ini kadınlar oluşturuyor. Dolayısıyla, sürdürülebilir ekonomik kalkınma hedefi olan Türkiye için FinTech'ler büyük önem arz ediyor. Statista verilerine göre, Türkiye'de finansal hizmetler kullanıcılarının yaklaşık yarısı en az bir fintek hizmeti kullanıyor. Bu oran, Uzakdoğu ülkelerinde yüzde 75- 85 bandında iken, Avrupa'da ve Amerika'da ise yüzde 40-50 bandında.

Vodafone olarak, 2025 yılına kadar Türkiye'nin en hızlı büyüyen yeni nesil bağlantı ve dijital servisler şirketi olmayı hedefliyoruz. Sadece iletişim hizmetleri sunmanın ötesine geçiyoruz. Dijitalleşmenin gücünü kullanarak, dijital pazaryeri, finans ve sigorta hizmetleri sağlayıcısı, dijitalleşmek isteyen işletmelerin en önemli destekçisi olma yönünde adımlar atıyoruz. Bu doğrultuda bugüne kadar önemli mesafe kat ettik. Yeni iş alanlarımızın büyümesini desteklemek amacıyla holding yapısına geçtik."

Vodafone Holding'i oluşturan 4 ana dikeyden birinin de "Finansman ve Sigorta" olduğunun altını çizen Aksoy, bu dikey altında Vodafone E-Para ve Vodafone Sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdiğini dile getirdi.

Aksoy, sektörde yaygın olarak "FinTech"olarak bilinen alanı kendilerinin dijital teknolojiler alanındaki uzmanlıklarına dayanarak, "TechFin" adıyla sahiplendiklerine dikkati çekerek, bu çerçevede yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.

– "Vodafone mobil ödeme 1 yılda kullanıcı sayısını 2 katına çıkardı"

Mobil ödemede 9 yıllık deneyime sahip bulunduklarının altını çizen Aksoy, son 9 yıldır da mobil ödeme pazarında faaliyet gösterdiklerinden bahsetti.

Aksoy, Eylül 2020'de Vodafone Pay ailesini geliştirdiklerini anımsatarak, şunları söyledi:

"Vodafone Pay mobil uygulaması, Vodafone Pay Kart ve Vodafone Mobil Ödeme servisinden oluşan bu ürün ailesiyle, müşterilerimizin finansal işlemlerini basit, güvenli ve hızlı bir şekilde gerçekleştirmelerine imkan tanıyoruz. Müşterilerimiz, oyun içi satın alma, internet üzerinden ve mağaza içi alışveriş gibi günlük finansal işlemlerini tek tuşla hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Vodafone Pay uygulaması, kısa sürede 500 bini aşkın indirme sayısına ulaştı.

Vodafone mobil ödeme 1 yılda kullanıcı sayısını 2 katına çıkardı, burada önümüzdeki dönemde yatırım yapmaya ve büyümeye devam edeceğiz. Finansal teknolojilerin, dünyanın en çok ilgi çeken ve yatırım alan girişimcilik ve faaliyet alanlarından biri olacağı öngörülüyor. Bu alanda Türkiye'deki bankacılık ve finans sektörünün sağlam temelleri ve güçlü altyapısı ile küresel bir oyuncu olmamıza katkı sağlayacağına inanıyoruz. Vodafone olarak biz de bu alanda büyümeye, iş ortaklarımızla birlikte müşterilerimizin bu alanda değişen ihtiyaç ve alışkanlıklarına uygun ve çevik çözümler sunmaya devam edeceğiz."

– "Yaptığımız işin hem toplumun hem bireylerin dönüşümü için ne kadar önemli olduğunu çok daha iyi anladık"

Etkinlik kapsamında Capital ve Ekonomist Dergileri Yayın Direktörü Sedef Seçkin Büyük moderatörlüğünde "Finansta Dijital Dönüşümün Anahtarı: Dijitalleşme ve FinTech Ekosistemi" paneli gerçekleştirildi.

Vodafone Türkiye CEO'su Engin Aksoy paneldeki konuşmasında, salgın sürecinin dijitalleşmeye etkilerine değindi.

Salgının dijitalleşmenin önemli bir kez daha hatırlattığına dikkati çeken Aksoy, pandemi dijitalleşmeyi 7 yıl öne çektiğini hatırlattı. Salgın sürecinde çok yoğun trafik artışına rağmen kesintisiz hizmet vermeye devam ettiklerini anlatan Aksoy, şöyle devam etti:

"Yaptığımız işin hem toplumun hem bireylerin dönüşümü için ne kadar önemli olduğunu çok daha iyi anladık. Bu da bize ayrı bir heyecan ve tutku verdi. Pandemi sürecinde, yoğun trafiğe rağmen kesintisiz hizmet vermeye devam ettik. Müşterilerimizin artan mobil ve sabit data kullanımı ihtiyacını karşılamak için kapasite artırımları yaptık. Saha ekiplerimiz tüm zorluklara rağmen operasyonlarımızın ve iletişimin devamlılığını sağladı. Alışkanlıklarımızın önemli bir bölümü dijitale taşındı, örneğin, online kullanım çok arttı. e-Devlet gibi kanalların kullanımı dijitalleşmeyi hızlandırdı. Bugün yaklaşık 54 milyon vatandaşımız e-Devlet üzerinden sunulan 5 bin 500 hizmetten yararlanıyor. 2019'da yaklaşık 1,1 milyar olan e-Devlet Kapısı'na giriş sayısı 2020'de 2,3 milyarı aştı.

Pandemi döneminde evden çalışma, uzaktan eğitim gibi tedbirlerin alınmasıyla, müşterilerimizin pek çoğu ihtiyaçlarını online alışveriş siteleri üzerinden karşılamaya başladı. Bu durum, mobil ve sabit data kullanımını artırdı. Müşteri başı kullanımda iki kata varan artışlar görüyoruz. Bölgesel olarak baktığımızda data kullanımının en çok doğu illerinde arttığını gördük. Pandemi öncesi Vodafone'un yeni müşteri alımlarının yaklaşık yüzde 20'si dijitalden geliyordu. Pandemide, Nisan-Mayıs 2020 aylarında, bu oran yüzde 50'lere çıktı. Bugün geldiğimiz noktada da yaklaşık yüzde 30. Bu, önemli bir değişim."

– "Zeka tabanlı kişisel asistanımız TOBi 10 bini aşkın evlenme teklifi aldı"

Yakın dönemde bankalarda da benzeri yapılan yüzde 100 dijital müşteri olma sürecini Kasım 2020'den beri müşterilerine sunduklarını dile getiren Aksoy, dijital servislere ilginin de arttığını aktardı.

Aksoy, Vodafone Yanımda uygulamasını kullanan müşteri sayısında yaklaşık yüzde 20'lik artış olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

"Vodafone Yanımda'nın kullanımında en çok artış Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaşandı. Türkiye genelinde ise özellikle 40 yaş ve üzerinde kullanımın yoğun olarak arttığını gördük. Mobil bankacılık kullanımı yüzde 32 arttı. Yaş kırılımına baktığımızda, özellikle 55 yaş üzerinde mobil bankacılık kullanımı yüzde 50 ve üzerinde arttı. Vodafone Pay uygulamamızı kısa sürede 500 binden fazla kişi indirdi. Yapay Zeka tabanlı kişisel asistanımız TOBi, aylık 3 milyon tekil kullanıcıya ve toplam 5 milyonu aşkın sohbet sayısına ulaştı.

TOBi o kadar sevildi ki bugüne kadar 10 bini aşkın evlenme teklifi aldı. Pandemi, eğlence anlayışımızı da değiştirdi. Gaming uygulamalarında kullanım oranı yaklaşık yüzde 30 arttı. Müzik uygulamalarında kullanım 2 katından fazla arttı. Vodafone TV uygulamamızın aylık aktif kullanıcı sayısı, pandemi döneminde 10 kat arttı, izlenme süresi, pandemi öncesine kıyasla 2,5 katına çıktı. Tüm bunlara baktığımızda alışkanlıklardaki değişimin kalıcı olacağını düşünüyoruz."

– "Türkiye'de bankasızlar sayısı raporlardaki kadar yüksek değil"

FinTech İstanbul Danışma Kurulu Üyesi Dr. Soner Canko, hızlı şekilde dijitalleşen günümüzde, "bankasızlar" olarak nitelendirilen, hala banka müşterisi olmayan kitleye, yeni nesil ödeme sistemlerinin etkilerini değerlendirdi.

Dünya genelinde raporlar hazırlanırken hep Türkiye'nin özel bir yeri bulunduğunu belirten Canko, şunları söyledi:

"Bankasızlar olarak tanımlanan kitlelere bakıldığında raporlarda Türkiye, hala yaklaşık 20 milyonun biraz üzerinde bir nüfusunun hala bankasız göründüğü bir ülke olarak çıkar. Öte yandan bununla doğru orantılı olmayacak bir şekilde ülkede birçok geniş bir bankacılık alanının olduğunu, internet penetrasyonun yüksek olduğunu, dünya üzerinde rekor sayılabilecek bir telekom erişimi olduğunu da söylemek lazım. Şimdi bunların olduğu bir ülkede bankasızların böyle çıkması her zaman ilgimi çekmiştir.

Çünkü bu konularda hep Türk insanının kendi yaratıcı çözümleri masaya gelir. Raporlara göre bakıldığında 20 milyon bankasız var deriz ama genelde bizlerin aile içerisinde bir kartı olan bir kişi, aile içerisinde kartlarıyla iş birliği yaparak kullanmaktadır veya aile reisinin bir hesabı varsa batıda olduğundan çok farklı olarak o hesap sadece aile reisinin değil, aynı zamanda tüm ailenin hesabı gibi kullanır. Dolayısıyla raporlarda böylesine yüksek rakamlar çıksa da aslına bakarsanız benim gözlemlerime göre Türkiye'de bankasızlar sayısı hiç de o kadar yüksek değil."

Türkiye'nin dünyadaki açıklanan raporlardan çok farklı olarak bankasızlar konusunda çok da fena bir yerde olmadığını dile getiren Canko, bütün bunlarla beraber bu rakamların sıfırlanmasının ülke ekonomisinin gelişimi, sektörlerin ilerlemesi ve inovasyonu açısından önemli olduğunu söyledi.

Canko, salgının çıktığından bu yana yaklaşık on sekiz aylık bir dönemin geride kaldığına dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dijital karnemiz çok iyi çıktı. Türkiye hem kamu alanında hem sektörler alanında hem iş yerlerinin dijital hazırlıkları alanında önemli bir sınav verdi. Her şey pürüzsüz oldu ödemeler,'finans çok mu iyi aktı' diye gözlemlerime baktığım zaman ben şunu gördüm; biz aslında bütün altyapıları hazırlarken hep kurumlarımızın gözünden, sektörlerimizin gözünden hazırladık. Bu pandemi döneminde, bu yüksek dijitalleşme döneminde, dijitalleşmeye dair bugüne kadar yaptığımız her şeye bir de kullanıcı gözünden, finansal tüketici gözünden bakmamız, elden geçirmemiz gerektiği ortaya çıktı.

Dijitalleşmeyi sadece sektörler açısından, sadece kurumlar açısından değil kullanıcılar açısından da ele almamızın zamanı geliyor. Sözün özü; bunu yapmak içinde başta düzenleyicilerin üzerinde çok görev düşüyor. Çünkü bu aradaki sorunların geliştirilmesi hem finansal tüketiciyi rahatlatacak, hem finans sektöründe adil rekabeti mümkün kılacak, hem de FinTech girişimlerinin önünü açacak. Bunların hepsinden daha da önemlisi tüm ülke olarak biz yaptığımız tüm dijitalleşme yatırımlarından, yüzde 100 verim almak için önemli bir adım atmış olacağız."

İSTANBUL (AA) – QNB Finansbank Üst Yöneticisi (CEO) Temel Güzeloğlu, salgınla beraber dijital olmayan müşterilerinin neredeyse kalmadığını belirterek, "Dijital kanalları kullanmayan artık çok küçük bir azınlık var. Müşterilerimizin teknolojiye adaptasyon yeteneğine güvenmeyi öğrendik bu süreçte." şeklinde konuştu.

Capital ve Ekonomist dergilerinin öncülüğünde, Vodafone Business sponsorluğunda düzenlenen CEO Club Online Summit'te bu yıl, finans sektörünün son dönemde dijitalleşmeyle birlikte hangi yenilikleri hayata geçirdiği ve gelecekte hangi yeniliklerin olacağı konuları ele alındı.

Güzeloğlu, burada yaptığı konuşmada, dijital araçların yaygınlaşma hızına dikkati çekerek, "Dijital kanalları kullanmayan artık çok küçük bir azınlık var. Müşterilerimizin teknolojiye adaptasyon yeteneğine güvenmeyi öğrendik bu süreçte. Sadece genç ve eğitimli segment bunları kullanır diye düşünürdük, bu düşünce büyük ölçüde anlamını kaybetti. Salgın bize korkunç bir teknolojik yaygınlaştırma fırsatı verdi." diye konuştu.

Dijital kanalları kullanmanın tüm hizmetleri alabiliyor anlamına gelmediğini de dile getiren Güzeloğlu, "Bankalar olarak bu düzene aslında salgından önce hazırlanmaya başlamıştık. Dijital demek 'tahminleyen' teknoloji demek. Amazon, Facebook, Google gibi örnekler burada karşımıza çıkıyor. Bunlara dijital diyerek başladı herkes. Çünkü bunlara neyi sorarsan sana sonraki adımı söyleyebiliyor. Bu tahminleme yapısı için biz bankada 3 sene önce yola çıktık ve buna 'Q' dedik. Bu, geçmiş işlemlerine bakıyor müşterinin ve bir sonraki işleminin ne olabileceği konusunda karar verip öneri olarak getiriyor." ifadelerini kullandı.

Güzeloğlu, e-devletin gelişmesinin getirdiği çok önemli kazanımların olduğunu bildirerek, şunları söyledi:

"E-fatura, e-defter, e-arşiv uygulamaları çok önemli. Bu konularda çok aktif olunması gerekiyor. Biz kendi adımıza aktifiz aynı zamanda tüm ekosistemin de aktif olması gerekli. Bütün bankacılık sistemi müşterilerine e-defter kullanmayı tavsiye etmelerini arzu ederim. Çünkü e-defterleri görebildiğimiz zaman tüzel müşterilerimize de bireysel müşterilerimizde olduğu gibi bankacılık sisteminde tecrübeyle oluşturulan akılla yardım edilmesi söz konusu. Bankacılık 5-6 sene içerisinde bu şekilde tahminleyen ve müşterilerine bu şekilde yaklaşan, onların ihtiyacı olan şeyleri onlardan önce önlerine koyan bir hal alacak ve dijitalleşmemiş müşteriler de sıfır seviyesine gelecek."

– "Ciddi bir değişim içindeyiz"

Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Üst Yöneticisi (CEO) Yiğit Çağlayan, 2020 ve 2021'in ödeme sistemlerinde en fazla dijitalleşilen yıllar olduğunu belirterek, "İşin mantalitesi değişti. Salgın öncesi müşterilerimizi temassız alışveriş için bir nevi zorlardık, e-ticareti teşvik ederdik, mobil ödemeleri yaygınlaştırmaya çalışırdık. Şimdi iş tersine dönüştü bu özellikler tercih sebebi oldu ve çok yakında da hijyen faktörü olacak. Bu özellikleri desteklemeyen sistemler ekarte edilecek." dedi.

Yaptıkları araştırmalara değinen Çağlayan, şöyle konuştu:

"Salgın öncesi yaptığımız araştırmalarda Türkiye'de kart kullanımı tercihi yüzde 45'lerde çıkıyordu. Salgın sonrasında ise bunun yüzde 65'lerde olduğunu görüyoruz. Nedenlerini araştırdığımızda, hızlı işlem yapma isteği, hijyen, çok fazla beklememe ve paraya dokunmama gibi sebepler ortaya çıkıyor. Türkiye'de bugün yapılan alışverişlerin yarısından fazlası temassız ödeniyor. Salgın öncesi bu sadece yüzde 7'lerdeydi. Yine alışverişin 4'te 1'ini elektronik ticaretle yapıyoruz, bu salgın öncesi yüzde 12'lerdeydi. Ürüne erişim kanallarımız da tamamen değişmiş durumda. Bugün kredi kartı satışlarımızın yüzde 30'u online kanallar üzerinden yapılıyor. Salgın öncesi bu yüzde 10'daydı. Sadece mecra değil ürün çeşitliliği de değişti. Eskiden ağırlıklı olarak kredi kartı kullanan bir toplumduk. Salgının etkisiyle artık 3 işlemden biri banka kartlarıyla veya ön ödemeli kartlarla yapılıyor. Yetişkin nüfusun sadece yüzde 45'inde kredi kartı var. Bu dönemde debit ve ön ödemeli kartlar daha fazla keşfedildi."

Çağlayan, salgında fintek ekosistemi cirosunda artış olduğuna değinerek, "Bugün Türkiye'deki alışverişlerin yüzde 5'i ön ödemeli kartlardan, banka olmayan kuruluşlardan geçer hale geldi. Ciddi bir değişim içindeyiz. İşletmelerde ciddi bir değişim geçiriyor. Son 1 yılda 100 bin işletme elektronik ticarete atılmış. 20 bin işletmenin e-ihracata açıldığını görüyoruz. Yeni kart kabul etme cihazları gelişti. Şu an bunlar bizi tercih ettiren nedenler ama çok kısa bir sürede olmazsa olmazlarımız olacak." ifadelerini kullandı.