Vodafone'un Türkiye'ye yatırımının reel değeri 63 milyar TL'ye ulaştı

İZMİR (AA) – Vodafone Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Engin Aksoy, "Vodafone Türkiye olarak son 15 yılda Türkiye ekonomisine sağladığımız doğrudan, dolaylı ve tetiklenen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla katkısının reel değeri 334 milyar TL'ye ulaştı. Toplam yatırımımızın reel değeri ise 63 milyar TL olarak gerçekleşti, ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz." dedi.

İzmir'de basın mensupları ile bir araya gelen Aksoy, Türkiye'de 15. yılını kutlayan Vodafone'un bugüne dek yaptığı çalışmalar, gelecek hedefleri ve 15. yıl dönümü vesilesiyle hazırladıkları "Ekonomik Etki Analizi" çıktıları hakkında bilgi verdi.

Türkiye pazarına duydukları güven ve pazarın kendileri için önemine işaret eden Aksoy, Türkiye'nin en büyük uluslararası doğrudan yatırımlarından biri olarak ekonomiye katkılarını artırarak sürdüreceklerini söyledi.

Aksoy, Türkiye'nin en büyük uluslararası doğrudan yatırımlarından biri olarak 2006 yılında faaliyetlerine başladıklarını anımsatarak, bu süreçte uygulanan dönüşüm programlarıyla pazara rekabet ve dinamizm getiren güçlü bir marka olduklarından bahsetti.

Bugün 24 milyona ulaşan mobil müşteri sayısıyla Türkiye'nin ikinci büyük mobil iletişim şirketi olduklarının altını çizen Aksoy, şunları kaydetti:

"Vodafone markasını Türk tüketicisinin hayatında olumlu fark yaratan ve değer katan bir güven markası olarak inşa etme vizyonuyla, müşteri memnuniyetini tüm faaliyetlerimizin merkezine alarak, kalite ve inovasyon odaklı hizmet anlayışıyla çalıştık. Vodafone, 3 bini aşkın çalışanı ve 55 bini aşkın kişinin oluşturduğu ekosistemi ile ülke ekonomisine katkısını artırarak sürdürüyor. 15. yıl dönümümüz vesilesiyle hem kendi ekosistemimiz üzerindeki dönüştürücü etkileri, hem de ülke ekonomisine sunduğumuz katkıları değerlendirmek amacıyla, Politika Analiz Laboratuvarı iş birliğiyle bir Ekonomik Etki Analizi hazırladık.

Bu çerçevede Vodafone Türkiye'nin, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'dan sürdürülebilirliğe, pek çok alanda sağladığı katkı incelendi. Vodafone'un son 15 yılda Türkiye ekonomisine sağladığı doğrudan, dolaylı ve tetiklenen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla katkısının reel değeri 334 milyar TL'ye ulaşırken, toplam yatırımının reel değeri ise 63 milyar TL olarak gerçekleşti."

– "Ekonomiye katkı sağlayan önemli oyunculardan biriyiz"

Engin Aksoy, doğru temellere dayanan doğru stratejilerle hedeflerine ulaştıklarını bildirdi.

Uyguladıkları dönüşüm programlarıyla pazara rekabet ve dinamizm getiren güçlü bir marka olduklarının altını çizen Aksoy, "Büyüyen Türkiye'nin büyüyen operatörü olmaya odaklandık. Ticari operasyonlarımız kadar sosyal sorumluluklarımıza da öncelik verdik ve 2007 yılında Türkiye Vodafone Vakfı'nı kurduk. Vakfımız, ülkemizde toplumun gelişmesine ve yaşam kalitesinin artmasına katkıda bulunmak misyonuyla faaliyet gösteriyor. Ülkemizin dijitalleşmesi için çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

Vodafone'un Türkiye ekonomisine katkı sağlayan önemli oyunculardan biri olduğunu aktaran Aksoy, etki analizine ilişkin şu bilgileri verdi:

"Ekonomik etki analizi ile Vodafone faaliyetleri sonucu Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya etkilerimizi inceledik. Bu inceleme temel olarak ekonomik bir faaliyet sonucu ekonomi genelinde oluşan katma değerin hesaplanması yöntemine dayanıyor. Vodafone faaliyetleri ile ortaya çıkan katma değeri hesaplarken üç temel etki alanına odaklandık. İlki, doğrudan etkilerimiz, burada Vodafone bünyesinde oluşan katma değeri inceliyoruz. İkincisi, dolaylı etkilerimiz, bu başlıkta ise Vodafone'a hizmet ve ürün tedarik eden paydaşlarımız ile satış kanallarımız üzerinden ortaya çıkan katma değeri inceliyoruz. Üçüncü etki alanı ise tetiklenen etki. Bu etki, ücret, vergi gibi bileşenlerin yurt içi ekonomiye yeniden katılmasıyla ortaya çıkıyor.

Bu üç başlıkta gerçekleştirilen analiz, Vodafone'un son 15 yılda ekonomiye doğrudan 152 milyar TL'lik etkisi olduğunu, ekosistemimizle birlikte oluşan çarpan etkileriyle bu rakamın 334 milyar TL'ye ulaştığını ortaya koyuyor. 2020-2021 mali yılında ise Vodafone'un doğrudan etkisi 10,6 milyar TL. Tedarikçiler, çağrı merkezleri ve bayiler üzerinden ortaya çıkan dolaylı etki ise 8,6 milyar TL düzeyinde hesaplandı. Ayrıca, yurt içinde yeniden harcama yapılarak ortaya çıkan tetiklenen ekonomik değer 8,8 milyar TL düzeyinde. Son 15 yılda yaptığımız toplam yatırımın reel değeri ise 63 milyar TL olarak gerçekleşti."

– "58 bin kişilik doğrudan ve dolaylı istihdam sağladık"

Aksoy, analiz çıktılarında yer alan Vodafone'un ülke istihdamına ve bölgesel kalkınmaya katkısını paylaştı.

Vodafone Türkiye'nin doğrudan oluşturduğu istihdamın yanı sıra tedarikçilerden satış kanallarına, teknoloji ortaklarından çağrı merkezlerine kadar yayılan Vodafone değer zinciriyle, 2020-21 mali yılında, toplam 58 bin kişilik doğrudan ve dolaylı istihdam oluşturduğunu bildiren Aksoy, tetiklenen etki ile bu sayının 127 bini bulduğunu söyledi.

Aksoy, Vodafone Holding bünyesinde sağlanan her 1 kişilik istihdamın, Türkiye ekonomisinde 41 kişilik istihdamı tetiklediğini belirterek, Vodafone sayesinde oluşan istihdamın Edirne, Bolu, Yalova, Ağrı, Rize, Malatya, Trabzon gibi 45 ilin sigortalı sayısından daha fazla olduğuna dikkati çekti.

– "11 ilde bölgesel kalkınmaya katkı sağladık"

Aksoy, Vodafone'un merkezi operasyonları ve bayi faaliyetleri ile başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere Türkiye'nin metropollerinde istihdam sağlarken, bayiler ve çağrı merkezleri üzerinden Anadolu kentlerinin kalkınmasına ve bu illerde hizmet sektörünün gelişimine de önemli katkılar sunduğunu dile getirdi.

Özellikle 11 ilde şirketin sağladığı istihdamla bölgesel kalkınmaya katkı sunduğunun altını çizen Aksoy, "Bu iller, Elazığ, Mardin, Gümüşhane, Afyonkarahisar, Adıyaman, Van, Samsun, Şanlıurfa, Uşak, Diyarbakır, Adana olarak sıralanıyor." dedi.

– "Bugüne kadar ULAK kapsamında 24,5 milyon TL'lik yerli alım gerçekleştirdik"

Aksoy, yerli ve milli üretimin desteklenmesini öncelikleri arasında gördüklerini belirterek, "Son 5 yılda 553 milyon TL'lik alımı yerli belgeli ürünlerden sağladık. Bugüne kadar ULAK kapsamında 24,5 milyon TL'lik yerli alım gerçekleştirdik. Vodafone, Uçtan Uca Yerli Milli 5G Projesi'ne ise 21'in üzerinde uzman ile 1.500 adam/günü aşan çabayla yaklaşık 2,5 milyon TL değerinde Ar-Ge desteği sağladı." bilgisini paylaştı.

Vodafone'un 2017-2021 arasında Ar-Ge harcamalarının 1,6 katına çıkarak 54,3 milyon TL'ye ulaştığını bildiren Aksoy, şunları söyledi

"Vodafone'un Ar-Ge operasyonlarının yüzde 70'i yaklaşık 300 kişinin çalıştığı OKSİJEN'de yürütülüyor. Bugüne kadar toplam 97 Ar-Ge projesi yürüten OKSİJEN'in toplamda 352 patent başvurusu, 51 tescilli patent ve 25 yerli malı belgesi bulunuyor.

Vodafone, Türkiye'yi bir mükemmeliyet merkezi olarak konumlama hedefi doğrultusunda, yurt dışına teknoloji ve deneyim ihracatı yapma konusunda çalışmalarını da OKSİJEN bünyesinde sürdürüyor. Ayrıca, Türkiye’nin önde gelen üniversiteleriyle Ar-Ge iş birlikleri yapıyor ve İTÜ Vodafone Future Lab kapsamında 5G projelerine burs desteği sağlıyor."

– "Fiberde bizim mücadelemiz, düzenlemelerle ilgili"

Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Aksoy, 5G'nin geleceğin değil, günümüzün teknolojisi olduğunu belirterek, en kısa zamanda kullanıma geçilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Tüm dünyada olduğu gibi 5G'nin yatırımcıların Türkiye'ye gelmesi için de önemli bir kriter olduğunun altını çizen Aksoy, 5G ihale süreci ve açıklanan takviminde bir gecikme olmasını istemediklerine, hatta mümkün olursa daha da erken olmasını istediklerine işaret etti.

5G ihalesinde pazarda üç operatör arasında rekabetin korunması konusuna özel önem verdiklerini dile getiren Aksoy, ancak bu şekilde tüketiciye en iyi hizmetin verilebileceğini, kendileri için değil tüketiciler için adalet istediklerini söyledi.

Aksoy, operatörler arasında fiber paylaşım konusundaki soru karşısında, "Fiberde bizim mücadelemiz, düzenlemelerle ilgili. Yapılan düzenlemelerde, fiber kazı iznimiz tamamen elimizden alındı. Ortak altyapı şirketi kurulması konusunda Cumhurbaşkanımızın bir çağrısı oldu, Bakanlığın bunu destekleyen görüşleri oldu. Biz Vodafone olarak Varlık Fonu kapsamında bu şirketin kurulmasını da başka bir alternatif şirketin hayata geçirilmesini de üç operatörün ortak kurmasını da destekliyoruz. Biz yatırım yapmak, her yere fiber götürmek istiyoruz. Bu alanda önemli bir olumlu siyasi irade var." yanıtını verdi.

-"Şimdi çağrıda bulunuyorum; hadi gelin üç operatör birlikte Afyon'a fiber götürelim"

Sadece avantajlı bölgelerde fiber izni istedikleri yönündeki eleştirileri de yanıtlayan Aksoy, "Böyle bir şey yok, örneğin Afyon'da fiber yok. Şimdi çağrıda bulunuyorum, hadi gelin birlikte Afyon'a fiber yapalım. Diğer iki operatör de onay versin, Afyon'daki her haneye beraber fiber götürelim." çağrısında bulundu.

5G çerçevesinde baz istasyonlarının fiberle bağlanmasının daha uygun maliyetle yapılması adına, Türk Telekom'un BTK'ya yaptığı indirimli tarife başvurusunun hatırlatılması üzerine Aksoy, "Örneğin, burada şu an öyle bir imkanımız yok ama biz iki istasyonu birbirine kendimiz kazıp bağlarsak 1 TL, bunu yerleşik operatörden indirimli fiyatla alırsak 4,5 TL. Yapılan indirim bile bizim maliyetimizin 4,5 katı. Oradaki indirim hiç yeterli değil ve bu indirim bu konuyu çözen bir konu değil." açıklamasında bulundu.

– "Türkiye'den diğer ülkelere teknoloji ihracatı yapıyoruz"

Vodafone Grubu'nun Türkiye'ye yaptığı yatırımdan memnun olduğunu belirten Aksoy, Grup içinde 15 yılda en hızlı büyüyen ülkenin Türkiye olduğuna dikkati çekti, Türkiye'de hayata geçirilen bir çok uygulamanın, diğer ülkelere teknoloji ihracatı yaptıklarını söyledi.

Aksoy, "Avro cinsinden gelir açısından baktığımızda da Vodafone'nun faaliyet gösterdiği 21 ülke içinde 7'nci sıradayız." dedi.

– "Pandemiyle mücadeleye 114,7 milyon TL değerinde destek sağladık"

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şirketin sosyal faaliyetlerinde önemli rol oynayan Türkiye Vodafone Vakfı'nın son 14 yılda reel değeri 104,3 milyon TL olan 16 projeye destek olduğunu belirterek, bu projelerle, 1,1 milyonu çocuk ve genç olmak üzere toplam 4,2 milyon kişiye ulaşıldığını bildirdi.

Vodafone'un pandemiyle mücadele kapsamında bireysel müşterileri, bayi çalışanları ve kurumsal müşterileri kapsayan destek paketlerinin toplam değerinin 114,7 milyon TL olduğunu da dile getiren Süel, şu bilgileri verdi:

"Bu tutar, pandemi sürecinde sağlık çalışanlarına, aile hekimlerine, Sağlık Bakanlığı saha personeline, öğrencilere, bakımevlerine farklı miktarlarda sağlanan internet paketleri, hediye dakikalar ve indirimlerin yanı sıra yardım kampanyalarına katılım ve hastanelere solunum cihazı desteğini içeriyor. Bunun yanı sıra çevresel ayak izini azaltmayı hedefleyen Vodafone'un operasyonları için harcadığı toplam enerji, 2018-2020 döneminde, abone sayısındaki artışa rağmen neredeyse hiç artış göstermedi. Bu dönemde, Türkiye'de kişi başına enerji tüketimi yüzde 10 artış gösterirken, Vodafone'un abone başına enerji tüketimi yüzde 12 düştü."

Süel, şebekeleri için yalnızca sertifikalı yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen enerjiyi satın alan tek operatör olan Vodafone'un, 2030'a kadar tedarik zinciri, yatırımlar ve ürün kullanımındaki emisyonun yarı yarıya indirilmesini, 2040'a kadar da karbon nötr olmayı hedeflediğini aktardı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KOCAELİ (AA) – Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, Köy Okulları projesinde öğrenci, öğretmen ve velileri kapsayan 3 farklı eğitim programı uyguladıklarını belirterek, "Bu programlarla önümüzdeki bir yıllık süreçte, 30 ilde toplam 60 öğretmenle çevre köyler dahil olmak üzere 6 bin çocuk ve 2 bin 500 veliye ulaşmayı hedefliyoruz." dedi.

Türkiye Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği tarafından dijital geleceğe hazır nesiller yetiştirilmesi hedefiyle hayata geçirilen "Yarını Kodlayanlar" projesinde, eğitimde fırsat eşitliği sağlamak üzere atılan adımlara bir yenisi eklendi.

5'inci yılına giren projede, kırsal bölgelerdeki öğrencilerin teknolojiye erişimini artırmak amacıyla 20 köy okulunda tam donanımlı teknoloji sınıfları açıldı. Projeksiyon cihazı, 3D kalem, bilgisayar, 3D yazıcı, eğitim ve STEM kitleri, Zoom iletişim ve etkinlik araçlarının yer aldığı sınıflarda, öğrencilere kodlama başta olmak üzere çeşitli teknoloji eğitimleri verilecek.

Ekim sonuna kadar toplam 30 okula ulaşması hedeflenen projede, bir yılda 60 öğretmenle çevre köyler dahil olmak üzere toplam 6 bin çocuğa ulaşılacak. Ayrıca, ailelere yönelik düzenlenecek özel buluşma ve eğitimlerle yaklaşık 2 bin 500 veliye ulaşılması hedefleniyor.

Bu çerçevede kırsalda kurulan teknoloji sınıfları için Kocaeli Derince İshakcılar Ortaokulu'nda düzenlenen açılış törenine, Kocaeli Vali Yardımcısı Abdul Rauf Ulusoy, Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Akmanşen, Derince Belediye Başkanı Zeki Aygün, Derince İlçe Milli Eğitim Müdürü Turgut Cüre, Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır ve sanatçı Aras Bulut İynemli katıldı.

– "Çocuklarımıza eğitimde fırsat eşitliği sağlamak için kaynaklarımızı seferber etmeyi sürdüreceğiz"

Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, törende yaptığı konuşmada, yaptıkları her işin bir amaca dokunması gerektiğine inandıklarını ifade etti.

Türkiye Vodafone Vakfı çatısı altında çocukların teknoloji okuryazarlığını artırmak hedefiyle 5 yıl önce Habitat Derneği iş birliğiyle başlattıkları "Yarını Kodlayanlar" projesiyle bugüne kadar 81 ilde 195 bine yakın çocuğa kodlama öğrettiklerini bildiren Süel, şunları kaydetti:

"Geçtiğimiz nisan ayında önemli bir adım daha atarak ülkemizin farklı noktalarındaki 30 köy okulunda tam donanımlı teknoloji sınıfları açacağımızı duyurmuştuk. Bugün de bu sözümüzü tutmanın ve toplam 20 köy okulunda teknoloji sınıflarımızı öğrencilerimizin kullanımına sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Geriye kalan 10 okulumuzda da ekim sonuna kadar teknoloji sınıflarımızı açmayı hedefliyoruz. Köy Okulları projesinde öğrenci, öğretmen ve velileri kapsayan 3 farklı eğitim programı uyguluyoruz. Bu programlarla önümüzdeki bir yıllık süreçte, 30 ilde toplam 60 öğretmenle çevre köyler dahil olmak üzere 6 bin çocuk ve 2 bin 500 veliye ulaşmayı hedefliyoruz.

Köy okullarında kurduğumuz teknoloji sınıflarıyla dijitalleşmeye ihtiyacı olan ama erişim imkanı olmayan öğrencilerimiz için bir fırsat penceresi açmanın, teknolojiyi çocuklarımızın ayağına getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu sınıflarımızdan hepimizi gururlandıracak yeni başarı hikayelerinin çıkması, en büyük dileğimiz. Türkiye Vodafone Vakfı olarak, teknolojinin gücünü kullanarak çocuklarımıza eğitimde fırsat eşitliği sağlamak için kaynaklarımızı seferber etmeyi sürdüreceğiz."

– "Kodlama eğitimlerinde hız kesmeyeceğiz, biz bu yola baş koyduk"

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Süel, salgın döneminde çevrim içi verilen kodlama eğitimleri ve gelen talebe ilişkin bilgi verdi.

Süel, şunları söyledi:

"Pandeminin hayatımıza girmesiyle 'ne yapacağız' diye oturup düşündük. Çünkü kodlama eğitimleri fiziksel ortamda veriliyordu. Her ne kadar bilgisayar teknolojilerini kapsasa da çok çevik bir hareketle bu eğitimleri yüzde 100 online'a dönüştürdük. Hedeflerimizden ve hızımızdan pek bir şey kaybetmedik. Çocuklarımız okula gelmeden, evdeki internete bağlı bilgisayarlarından online eğitimler aldı. Önümüzdeki dönemde de en az geçtiğimiz sene kadar bir sayıda online eğitim vermeyi düşünüyoruz.

Kodlama eğitimlerinde hız kesmeyeceğiz, biz bu yola baş koyduk, yaptığımız işi ölçmeyi seviyoruz. Ölçümlemeyi sadece arkadaşlarımızdan, dostlarımızdan duyduklarımızla değil, profesyonel anketlerle, araştırmalarla yapıyoruz. Bu projede 360 derece bir memnuniyet sağladık. Bu da bize güç verdi. Global vakfımız da bizi çok destekliyor. En iyi projelerden biri olarak Türkiye'yi öngörüyor. Performansımız giderek artan bir trendde."

Süel, gelişen ve değişen teknolojiye paralel eğitimlerde de içeriklerin, modüllerin sürekli yenilendiğini ve güncellendiğini söyledi.

Çocuklara kodlama eğitimlerinin yanı sıra medya okuryazarlığı kapsamında bir eğitim verilip verilmeyeceği yönündeki soru üzerine Süel, "Dünya hepimizden büyük. Dünyayı, çevremizde olanı biteni anlamamız lazım. Gelişmeleri iyi okuyabilmemiz gerek. Dolayısıyla medya okuryazarlığını veya medyayı takip etme bilincini artırmak tartışmaya açık bir konu değil. Bu kesinlikle her yaşta, her noktada bir hedef olmalı. Bir tane çalışma grubumuz var ve devamlı 'yeni ne yapabiliriz, yeni alan nedir' diye çalışıyoruz. Orada yaptığımız çalışmalarda bu konu da başlıklarımızdan biri." ifadelerini kullandı.

Süel, açılan sınıflarda çalışmaların devamlılığının sağlanıp sağlanmayacağına yönelik soruya da "Bir kere teftiş edip 'Tamam biz yaptık, hadi görüşürüz' demekle olmuyor. İş eğitim olunca, konu çocuklar olunca hem elektronik eşyalar hem de mobilyalar biraz yıpranıyor. Tabii ki biz bütçemizin belli bir yüzdesini önümüzdeki süreçte bunların yenilenmesi ve tefrişatı için ayıracağız. Sadece bir dokunuş yapıp bırakmak yok." karşılığını verdi.

– "Bu sınıflar vesilesiyle çocuklarımızın bilgiye erişimi, teknolojiyle öğrenme yolları kolaylaşacak"

Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır da "Yarını Kodlayanlar" projesinin kapsamını her geçen gün artırmaktan mutluluk ve gurur duyduklarını ifade etti. Bu bağlamda, Türkiye'nin farklı noktalarında çeşitli köy okullarına tam donanımlı teknoloji sınıfları kurduklarını ve kurmaya devam edeceklerini aktaran Hazır, şunları kaydetti:

"Özellikle pandemi döneminde dezavantajlı bölgelerdeki çocuklarımızın eğitim ve teknolojiye erişim durumları daha da zorlaştı. İnanıyoruz ki bu sınıflar vesilesiyle çocuklarımızın bilgiye erişimi, teknolojiyle öğrenme yolları kolaylaşacak ve 21. yüzyılın gerektirdiği yetkinlikleri kazanabilmek adına imkanları artacaktır. Çünkü biliyoruz ki 21. yüzyıl; yetkinlik sahibi bireylerin toplumları dönüştüreceği bir zaman dilimi olacaktır. İçerikleri zenginleşen ve daha fazla çocuğun yararlanacağı bu değerli proje ile toplumları dönüştüren ve liderlik eden bireylerin ortaya çıkmasına destek olacağız."

Sanatçı Aras Bulut İynemli ise "Dijital gelecekte çocuklarımızın en önemli gereksinimlerinden biri kodlama bilgisi olacak. Bu bilgiyle dijital dünyaya yön verebilecekler. Kodlama, artık evrensel bir dil. Dolayısıyla, tüm çocukların kodlamayı öğrenmesi önem taşıyor. Bugün açılışı yapılan teknoloji sınıfları da köy okullarında okuyan çocuklarımıza eğitimde fırsat eşitliği sunması bakımından çok kıymetli. Bu projeyi gönülden destekliyorum." ifadelerini kullandı.

– 3 ana başlıkta 35 farklı konuda eğitim verilecek

Verilen bilgiye göre, proje kapsamında Kocaeli, Trabzon, Çankırı, Karaman, Kırklareli, Çanakkale, Manisa, Uşak, Aydın, Denizli, Burdur, Amasya, Ordu, Ardahan, Kars, İstanbul, Bilecik, Bolu, Ankara ve Sivas; teknoloji sınıfı kurulan köy okullarının bulunduğu iller oldu. Ekim sonuna kadar Tunceli, Siirt, Hakkari, Van, Şırnak, Adana, Hatay, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Adıyaman illerinde de kurulumlar tamamlanacak.

Teknoloji sınıflarında öğrencilere 3 ana başlıkta 35 farklı konuda eğitim alma imkanı sunuluyor. İlkokul ve ortaokul öğrencilerine "İlk Kodumu Yazıyorum", "Kendi Kuklamı Çiziyorum", "Görsel Efektler", "Kendi Oyunumu Tasarlıyorum", "Balık Avı Oyunu" gibi başlıklar altında Scratch eğitimleri, ilkokul öğrencilerine "Anahtarlık Yapımı", "Hediye Kutusu Yapımı", "Desenli Kalemlik Tasarımı", "Şampiyonluk Kupası", "Lego Tasarımı" gibi başlıklarda Tinkercad eğitimleri, ortaokul öğrencilerine de "Micro:bit ve Sensörler", "Dot Matrix Kullanımı", "İki Buton ile LED Kontrolü", "Geliştirme Kartı ile Çalışma" gibi başlıklarda Micro:bit eğitimleri veriliyor.

Ayrıca, her sınıfta bir bilim kitaplığı köşesi de bulunuyor.

– Her okulda 2 öğretmen gönüllü olarak destek verecek

Teknoloji sınıfları için her köy okulunda 2 öğretmen olacak şekilde toplam 60 kişilik özel bir eğitmen kadrosu eğitim süreçlerine destek vermek için gönüllü oldu.

Yarını Kodlayanlar projesi eğitmen eğitimine dahil edilen bu öğretmenlere "Scratch ile Kodlama Öğrenme", "Tinkercad ile Üç Boyutlu Dünyalar", "Micro:bit ile Elektronik Dünyalar", "Dijital Pedagoji", "3D Yazıcı ve 3D Kalemle Üretim" başlıklarında eğitimler verildi.

Aylık buluşmalarla öğretmenlere güncel bilgi aktarımının sürdürülmesi hedefleniyor.

– Ailelere dijitalleşme eğitimleri verilecek

Köy Okulları projesi kapsamında ailelere yönelik özel buluşmalar ve eğitimler de düzenlenecek. Bu buluşmalarda, "dijitali güvenli kullanma", "e-devlet, e-bankacılık gibi elektronik uygulamalar" ve "dijital ebeveynlik" gibi konularda eğitimler verilerek ebeveynlerin 21. yüzyıl yetkinlikleri, dijital dünyada yararlanabilecekleri kaynaklar ve dikkat etmeleri gereken önemli konular hakkında bilgi sahibi olmaları sağlanacak.

Köy okullarında kurulan teknoloji sınıfları; "Yarını Kodlayanlar" okulları ve kulüpleri oluşturulmasının yanı sıra okullar arası uzman buluşmaları gibi teknoloji kardeşliğine yönelik çalışmalar yapılması açısından da fırsat sunacak.

– "Yarını Kodlayanlar" projesi kapsamında 1 yılda elde edilen sosyal değer yaklaşık 6,6 milyon TL

"Yarını Kodlayanlar" projesiyle Türkiye'nin dört bir yanında yaşları 7 ila 14 arasında değişen çocuklara gönüllü eğitmenlerin yönetiminde programlamaya giriş, algoritma mantığı, uygulama yapma, hikaye oluşturma ve oyun yapma gibi konularda teorik ve uygulamalı eğitimler veriliyor.

Eğitimlerde çocuklara programlama hakkında fikir sahibi olma, yaratıcılıklarını ortaya çıkaracak çalışmalar yapma, kendi hayal dünyalarını oluşturma, kendi oyunlarını üretme imkanı sunuluyor.

Proje kapsamında 1 yılda elde edilen toplam sosyal değer yaklaşık 6,6 milyon TL olurken, projeye yapılan her 1 TL'lik yatırım 4,4 TL değerinde sosyal fayda yarattı.

Projeyle bugüne kadar 81 ilde 195 bine yakın çocuğa ulaşıldı.

İSTANBUL (AA) – Vodafone Business, sponsorluğunu üstlendiği ‘OSB’lerde Dijital Dönüşüm Stratejileri’ ortak akıl toplantısında organize sanayi bölgelerinin dijital dönüşüm sürecini, sanayide sürdürülebilirliği ve eksik oldukları konularda sağlanabilecek destekleri Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu ile birlikte masaya yatırdı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, işletmelerin dijital iş ortağı Vodafone Business, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) ile başlattığı iş birliği çerçevesinde organize sanayi bölgelerinin tüm ihtiyaçlarına kulak veriyor.

İlki ‘OSB’lerde Dijital Dönüşüm Stratejileri’ başlığı altında gerçekleştirilen ve moderatörlüğünü Prof. Dr. Emre Alkin’in yaptığı ortak akıl toplantısına Vodafone Türkiye Kurumsal Pazarlama Direktörü Ayşe Fıçı ve OSBÜK temsilcilerinin yanı sıra, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi, Ankara Sanayi Odası 1. Organize Sanayi Bölgesi, Antalya Organize Sanayi Bölgesi, Doğu Marmara Makina İmalatçıları İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi, Kayseri Organize Sanayi Bölgesi, Konya Organize Sanayi Bölgesi, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi, İTOB Organize Sanayi Bölgesi ve OSTİM Organize Sanayi Bölgesi’nin temsilcileri katıldı.

OSB’lerde Dijital Dönüşüm Stratejileri’nin konuşulduğu ortak akıl toplantısında, OSB’ler ve OSB’lerdeki firmaların dijital dönüşümün neresinde olduğu, bugüne kadar nelerin başarıldığı, yol haritalarının net olup olmadığı, hangi alanlarda eksik oldukları ve nelere ihtiyaçlarının olduğu, OSB’lerin Endüstri 4.0 vizyonunun nasıl olması gerektiği, dijitalleşme ile gelen üretimde verimlilik uygulamalarının rekabet avantajına nasıl dönüştürüleceği, sanayide sürdürülebilirlik için dijitalleşme ve teknolojinin nasıl daha iyi kullanılabileceği, teknoloji dönüşümünde istihdam ve çalışan bilgi birikiminin yeterli olup olmadığı, online satış/ihracat için OSB’lerdeki firmaların ne gibi desteklere ihtiyaçlarının olduğu, OSB yönetimlerinin, bölge firmalarının e-ticaret ve e-ihracat hacimlerinin artırılmasına yönelik strateji ve hedeflerinin neler olabileceği konuları tartışıldı.

– "OSB’lerin dijitalleşme sıçramasını yapabilmesi için gerekli yol haritasını belirlemek en büyük hedefimiz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Vodafone Türkiye Kurumsal Pazarlama Direktörü Ayşe Fıçı, artan rekabet ve dijitalleşme çağı içinde ekonominin lokomotifi olan OSB’lerin yeni dönem stratejilerini beraber tartışmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, "Türkiye ekonomisine yön veren tüm sektörler dijital dönüşümü odağına almış durumda. Zira bu yolculukta geride kalmamak, teknoloji yatırımlarını doğru zamanda yapmak gerekiyor. Biz de bu dönüşüm yolculuğunda Vodafone Business olarak işletmelere özel çözümler üretip, her zaman güvenecekleri teknoloji danışmanı olarak yanlarında yer alıyoruz. Organize sanayi bölgelerinin doğru dijital yatırımları yapması ve gittikçe artan bu dönüşüm içinde rekabet avantajı kazanabilmesi için Vodafone Business olarak her türlü stratejik ortaklığı yapmaya hazırız. Ortak akıl toplantılarının sonucunda OSB’lerin dijitalleşme sıçramasını yapabilmesi için gerekli yol haritasını belirlemek en büyük hedefimiz." ifadelerini kullandı.