Yargıtaydaki 'Selam Tevhid' kumpası davasında karar açıklandı

ANKARA (AA) – İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 16. Ceza Dairesince Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsünde görülen davanın karar duruşmasında, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmada, sanıkların son sözlerinin alınmasının ardından mahkeme heyetine başkanlık yapan Daire Üyesi Mehmet Öztunç, hükmü açıkladı.

Buna göre, aralarında, Cihan Kansız, Celal Kara ve Muammer Akkaş’ın da bulunduğu firari 23 sanığın dosyalarının ayrılarak, dairenin başka bir esasına kaydedilmesi kararlaştırdı.

Daire, tüm sanıklar hakkındaki, “siyasi ve askeri casusluk” ile “devletin gizli kalması gereken belgelerini açıklama” suçlarından açılan davaların da ayrılmasına hükmetti.

Sanıklar Abdullah Mirza Coşkun, Abdullah Öztürk, Ayhan Bedirhan, Hakan Karaali, Mehmet Erdoğan, Murat İnam, Mustafa Çavuşoğlu, Osman Kaya, Rasim Işıkaltın ve Yakup Kaya ise ayrılan suçlar yönünden hariç olmak üzere atılı tüm suçlardan beraat etti.

Sanıklar Metin Özçelik ile Mustafa Başer hakkında, “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan daha önce başka davada mahkumiyetlerine hükmedildiğinden, bu davaların reddine karar verildi.

Mahkeme, diğer 20 sanık hakkında ise “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 1 yıl 6 ay 22 günden 11 yıl 3’er aya kadar değişen sürelerde hapis cezasına hükmetti.

Bu sanıklardan, 25 Aralık kumpasında da yer alan eski hakim Süleyman Karaçöl ile MİT Başkanı Hakan Fidan’ı ifadeye çağıran eski savcı Sadrettin Sarıkaya, FETÖ üyeliği suçundan 11 yıl 3’er ay hapis cezasına çarptırıldı. Karaçöl ayrıca, “görevi kötüye kullanma” suçundan da 1 yıl 8 ay hapse mahkum edildi.

Daire, sanık Adnan Çimen ile Mehmet Ali Uysal’a ise aynı suçtan 10 yıl hapis cezası verdi. Çimen hakkında ayrıca, “resmi belgede sahtecilik” suçundan 2 yıl 6 ay, “görevi kötüye kullanma” suçundan ise 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedildi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, futbolda şike davasına bakan eski hakim Mehmet Ekinci ile eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkında tutuklama kararı veren eski hakim Vedat Dalda ve Fatih Mehmet Uslu’yu FETÖ üyeliğinden 8 yıl 9’ar ay hapse çarptırdı.

Dairece sanıklar Birol Bilen, Bülent Kınay, Hikmet Şen, Kazım Kahyaoğlu, Muzaffer İren, Rüstem Eryılmaz ve Ümit Zafer Çolak’a ise 7 yıl 8 ay 15’er gün hapis cezası verildi.

Sanıklar İsmail Işık, Menekşe Uyar, Nalan Can ve Salim Duran, aynı suçtan 6 yıl 10 ay 15 gün hapisle cezalandırıldı.

İki sanığın cezasında etkin pişmanlık indirimi

Mahkeme, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak, itirafçı olan sanıklar Mehmet Hamzaçebi ile Dursun Ali Gündoğdu’ya ise silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 1 yıl 6 ay 22’şer gün hapis cezası verdi. Bu sanıklar hakkındaki hükümlerin açıklanması geriye bırakıldı.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, mahkumiyetlerine hükmettiği bazı sanıklara atılı olan diğer suçlardan ise beraat kararı verdi.

Daire, hükümle birlikte sanıklardan Nalan Can ve Menekşe Uyar’ı adli kontrol şartıyla tahliye etti. Diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamı kararlaştırıldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu, 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Yargıtay Kanunu’na eklenen geçici 15. madde uyarınca, kapanacak dairelerin saptanması ve daireler arasındaki iş bölümünün yeniden belirlenmesi amacıyla toplandı.

Toplantıda, 1 Temmuz’dan itibaren geçerli olmak üzere 16. Hukuk Dairesinin kapatılmasına, dairenin işlerinin 1. ve 8. Hukuk Dairelerine devrine karar verildi.

Kararda ayrıca, Yargıtay 14, 15 ve 19. Ceza Dairelerinin de kapatılması ve görevlerinin de diğer dairelere devri kararlaştırıldı.

Kurul tarafından, yüksek yargıçları ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılayan Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bu görevinin, Yargıtay 16. Ceza Dairesine verilmesine hükmedildi. Söz konusu dairenin tefecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarına ilişkin işlerini inceleme görevi ise 5. Ceza Dairesine devredildi.

Yargıtay 9. Ceza Dairesine de kapatılan 14. Ceza Dairesinin baktığı davalar verildi.

Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca, kapatılan daireler nedeniyle bazı dairelerin isimlerinde de değişikliğe gidildi.

Buna göre, darbe girişimi ve örgüt üyelikleri dosyalarına bakan 16. Ceza Dairesinin adı, 3. Ceza Dairesi olarak, 15. Hukuk Dairesinin adı 6. Hukuk Dairesi olarak, 14. Hukuk Dairesinin adı da 7. Hukuk Dairesi olarak değiştirildi.

Kurul tarafından ayrıca, diğer bazı daireler arasındaki iş bölümü ve görevlere ilişkin de değişiklikler yapıldı.

Yapılan değişikliklerle, Yargıtayın 12 hukuk ve 12 ceza dairesi olmak üzere 24 daireden oluşturulması kapsamındaki çalışmalar tamamlandı.

Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu, bazı dairelerin daha önce kapatılmasına ya da birleştirilmesine karar vermişti.

ANTALYA (AA) – Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, Antalya’da Kundu Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Tesisleri’nde düzenlenen “Sınırı Aşan Örgütlü Suçlarla Mücadele” konulu uluslararası konferans sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı.

HDP’nin kapatılmasına ilişkin iddianameyle ilgili açıklamada bulunan Şahin, “HDP iddianamesini hazırladık, Anayasa Mahkemesine tevdi ettik. Bundan sonraki süreç Anayasa Mahkemesinin yetkisinde. 15 günlük inceleme süresi var.” dedi.

451 kişi hakkında siyasi yasak isteniyor

İddianamenin 15 günlük süre içinde değerlendirileceğini belirten Şahin, şu anda takdirin Anayasa Mahkemesi’nde olduğunu bildirdi.

Şahin, şunları kaydetti:

“Biz elimizden geleni yaptık. Tüm delilleri, kararları, dosyaları, Cd’leri, HDP yetkililerinin konuşmalarını hepsini dosyada delil olarak sunduk. 843 sayfa iddianame, 451 kişi hakkında yasak isteniyor, 69 kişi de odak olduğu için iddianamede yer alıyor. Yaklaşık 500 kişi değil, 451 kişi hakkında yasak istiyoruz, artı 69 kişi de terör örgütü lehine konuşmaları, parti kurulmadan ya da kurulduktan sonra parti üyesi olarak terör örgütü lehine konuşmaları var, ona ilişkin beyanları var, onlar da 69 kişi. 451 kişi hakkında siyasi yasak istiyoruz. Artı iddianamede partinin banka hesabına tedbir konulmasını talep ettik.”

“İddianamenin kabul edilmesini bekliyoruz”

HDP’nin üst yöneticilerinin isimlerinin olup olmadığı yönündeki soruya Şahin, “Hemen hemen hepsi zaten. Hepsinin terör örgütü lehine konuşmaları var, beyanları var, bunların hepsi hakkında yasak istiyoruz. İsim olarak şu anda bir şey söyleyemem.” dedi.

Süreci kendilerinin de beklediğine değinen Şahin, “İddianamenin kabul edilmesini bekliyoruz. 15 gün içinde kabul edilip edilmeyeceğine karar verilecek.” dedi.

“Türkiye’nin Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci kapsamında üç ayrı etkinlik düzenledik”

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, konferansta yaptığı konuşmada ise Türkiye’nin Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci kapsamında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı olarak nisan ve mayısta üç ayrı etkinlik düzenlediklerini dile getirdi.

Etkinliklerde Arnavutluk, Bulgaristan, Kosova, Moldova, Bosna-Hersek, Kuzey Makedonya, Karadağ, Moldova, Sırbistan, Yunanistan ve Romanya’dan katılımcılarla bir araya geldiklerini belirten Şahin, cezai konularda uluslararası adli yardımlaşma, siber suçlarla mücadele, insan ve göçmen kaçakçılığı, örgütlü uyuşturucu suçlarıyla mücadele, savcılık mesleğinin icrasında Kovid-19 salgınının etkisi konularının değerlendirildiğini ifade etti.

Son olarak da Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Karadağ, Moldova ve Romanya’dan katılımcılarla Antalya’da bir araya geldiklerini kaydeden Şahin, tarihi ve kültürel bağları olan ülkelerin arasındaki cezai konulardaki hukuki iş birliğinin daha da güçlenmesini temenni ettiklerini söyledi.

Etkili mücadele için güçlü ve hızlı iş birliği

Türkiye ve Güneydoğu Avrupa ülkelerinin Asya ile Avrupa arasında köprü konumunda bulunmaları nedeniyle sınır aşan örgütlü suçlardan en çok etkilenen ülkelerden olduğunu vurgulayan Şahin, şunları kaydetti:

“Sınır aşan suç örgütleri, teknoloji ve iletişimdeki baş döndürücü gelişmelerden ve ülkelerin mevzuatlarındaki boşluklardan istifade etmek suretiyle toplumun ve ülkelerin huzur ve güvenliğini bozmakta, ayrıca ekonomik yönden de ülkelere ve bireylere ciddi zararlar vermektedir. Bu örgütlerin karmaşık yapıları nedeniyle sınır aşan örgütlü suçlarla mücadelede güçlükler yaşanmaktadır. Sınır aşan örgütlü suçlarla etkili mücadele ancak ülkelerin ve soruşturma makamlarının güçlü ve hızlı bir iş birliği içerisine girmeleri halinde mümkündür.”

Şahin, Türkiye’nin dönem başkanlığı sloganının “Komşular Birlikte Görür” ifadesi olduğunu, bunun aynı coğrafyada bir arada yaşayan Balkan halklarının ortak geleceğine de atıfta bulunduğunu dile getirdi.

Soruşturma makamları olan savcıların koordineli hareket etmesini ve karşılıklı iş birliği içinde bulunmasının büyük önem taşıdığına dikkati çeken Şahin, şöyle konuştu:

“Suç örgütleriyle mücadelede başarılı olmak için onlardan bir adım önde olunması, uluslararası bilgi paylaşımının ve iş birliğinin en seri şekilde sağlanması gerekmektedir. Ülkelerin ulaştıkları bilgiyi diğer ülkelerle en hızlı şekilde paylaşması ve bu konuda cimri davranmamaları suçla mücadelede başarıyı getirecektir. Ayrıca suç ve soruşturmayla ilgili kavram birliğinin oluşturulması, suç örgütlerinin hedefindeki ülkelerin mevzuatlarındaki boşluklardan faydalanma imkanlarını da güçleştirecektir.”

“Göçmenler Türkiye topraklarını kullanıyor”

Irak ve Suriye halklarının dışında Asya ve Afrika ülkelerinden hatta Uzak Doğu ülkelerinden Avrupa’ya gitmeye çalışan insanların birçoğunun coğrafi konumu nedeniyle Türkiye topraklarını kullandığını anlatan Şahin, bu durumun sınır aşan örgütlü suçlardan insan ticareti ve göçmen kaçakçılığı gibi suçlara da zemin oluşturduğunu söyledi.

Şahin, Türkiye olarak sınır aşan örgütlü suçlarla etkin mücadele yürüttüklerini vurguladı.

Toplantıda da katılımcıların sınır aşan örgütlü suçlarla mücadelede ülkelerindeki düzenlemeleri, uygulamaları ve tecrübelerini paylaşacaklarını belirten Şahin, “Sınır aşan örgütlü suçlarla mücadelede daha başarılı sonuçlara ulaşabilme yolunda, özellikle daha etkili bir bölgesel iş birliğinin geliştirilmesi için ufuk açıcı değerlendirmeler yapılacağına inanıyorum.” dedi.

Muhabir: Hatice Özdemir Tosun