Yaylada doğal yaşam süren emekli esnaf hobisini kazanca dönüştürdü

DÜZCE(AA) – Bolu’nun Mudurnu ilçesinde uzun yıllar bakkal işleten 75 yaşındaki Şerafettin Durhan, doğa sevgisi dolayısıyla, emekli olduktan sonra eşiyle Gölyaka’daki 1650 metre rakımlı Pürenli Yaylası’na yerleşti.

Boş vaktini değerlendirmek için burada hobi amaçlı ahşap oymacılığı ile uğraşan Durhan, ıhlamur, kayın ve köknar ağaçlarından kaşık, kepçe, kesme tahtası ve baston gibi birçok ürün üretti

Evine yapmasına rağmen yaylaya gelen ziyaretçilerin talebiyle ürünlerin satışına başlayan Durhan, hem kazanç sağlıyor hem de yemyeşil doğada sağlıklı yaşam sürüyor.

Şerafettin Durhan’ın evinin yanından geçerken ürünleri görenler ile çevresindeki kişilerden Durhan’ın ahşap oymacılıkla uğraştığını duyanlar, sipariş veriyor.

“Ne istiyorlarsa yapıyorum”

Şerafettin Durhan, AA muhabirine, emekli olduktan sonra çocuklarına mirası paylaştırdığını, yaylaya çıktığını söyledi.

Can sıkıntısı olduğu için ağaçlardan eşyalar yapmaya başladığını aktaran Durhan, “Buraya gezmeye gelen çok olur. Onlar benden bu yaptıklarımı satmamı istedi, daha sonra sipariş vermeye başladılar.” dedi.

Durhan, bu işten ufak tefek paralar kazandığını dile getirerek, “Ama bunu ticaret olarak yapmıyorum, tamamen hobi ve can sıkıntısı. Doğada olmak için buradayım. Hanımla beraber komşularımıza yoldaşlık ediyorum. Merak olarak eve yapmıştım, sonra küçük de olsa kazanca dönüştü.” diye konuştu.

Ihlamur, kayın ve köknar gibi ağaçlardan her türlü gereç yaptığını aktaran Durhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Baston, mutfakta kullanılan doğrama tahtası, kepçe, kaşık her türlü gereci yapıyorum. Vaktimi değerlendirmiş oluyorum. Beni duyanlar veya daha önce benden yaptığım şeyleri satın alanlar sipariş veriyorlar, ben de ne istiyorlarsa yapıyorum. Burada yaşamak, benim için keyif. Sağlığım için de çok iyi.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

DÜZCE(AA) – Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını tedbirleri dolayısıyla yaklaşık 8 ay boyunca doğaseverlerden uzak kalan yaylalar, yeniden eski günlerine dönmeye başladı.

Doğal güzelliği ve temiz havasıyla öne çıkan, rakımları 800 ile 1900 metre arasında değişen Kardüz, Kızık, Derebalık, Pürenli, Hera, Balıklı, Sinekli, Odayeri, Kocayayla, Torkul, Topuk, Yörükler, Sırık, Sakarca, Çiçekli, Oflu, Eğrelti ve Kütüklü yaylaları, kalabalık ortamlardan uzaklaşmak isteyen doğaseverlerin gözde mekanları arasında yer alıyor.

İstanbul ile Ankara gibi iki metropol kente yakınlığıyla doğa tutkunlarının tercihi olan yaylalarda kamp ve doğa yürüyüşleri yapılıyor.

Jandarma ve Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri, yaylalarda vatandaşların güvenliği için devriye görevi yürütüyor.

MUŞ (AA) – Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde hayvancılıkla geçimlerini sağlayan göçerler, kavurucu sıcakların etkili olduğu yaz dönemini Hakkari ve Muş’un verimli ve serin yaylalarında geçirmeyi tercih ediyor.

Güvenlik güçlerinin başarılı operasyonları sonucu huzur ve güven ortamının sağlandığı bölgede, yaylalar da hayvan sürüleriyle şenlendi.

Küçükbaş hayvancılığın yaygın yapıldığı Hakkari ve Muş’un yüksek rakımlı yaylaları, yazın sıcak geçtiği illerden gelen göçerleri ve hayvan sürülerini ağırlamaya başladı.

Hayvanlarını serin ve verimli alanlarda otlatmak için Diyarbakır, Mardin, Şırnak, Siirt ve Batman’dan günlerce süren yolculuğun ardından bölgeye ulaşan göçerler, Hakkari’deki 3 bin 300 rakımlı Berçelan Yaylası ile Muş’taki Kozma Dağı’nın eteklerindeki yaylalarda konakladı.

Mayıs-haziran aylarında gelerek belirledikleri alanlara çadırlarını kuran göçerler, yaklaşık 5 ay yaylada kalarak temiz havanın tadını çıkarıyor, teknolojiden uzakta doğayla iç içe bir yaşam sürdürüyor.

Hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan, et ve süt ürünleri üretip ekonomiye katkı sunan göçerlerin yaşamı, zorlu olduğu kadar renkli görüntülere de sahne oluyor.

“Tüm yaylalarda huzur ve güven ortamı hakim oldu”

Batman’dan Muş’un Kozma Yaylası’na gelen göçerlerden Yavuz Çelik, AA muhabirine, havalar soğuyuncaya kadar Muş’un verimli yaylalarında kalacaklarını söyledi.

Yaylaya çıkmaktan, doğayla iç içe yaşamaktan memnun olduklarını belirten Çelik, şöyle konuştu:

“Güvenlik güçlerinin başarılı operasyonları sonucu tüm yaylalarda huzur ve güven ortamı hakim oldu. Yaylalar, hayvan sürüleri ve göçerlerle renklendi. Geçimimizi hayvancılıkla sağlıyoruz. Zorlu geçen kış mevsiminin ardından yaylaya çıkmaya başladık. Kozma Yaylası’nda çadırlarımızı kuruyoruz. Havalar soğuyunca Batman, Diyarbakır ve Şanlıurfa gibi sıcak bölgelere gidiyoruz. Yayla hala serin ve birçok yerde kar var. Gece çok soğuk olduğu için çadırda soba yakıyoruz. Birkaç gün sonra hayvanlarımızı sağmaya başlayacağız. Elde edeceğimiz sütü, peyniri ve tereyağını satıyoruz. Geçimimizi bu şekilde sağlamaya çalışıyoruz.”

Besicilerden İsmail Özcan da kentin verimli yaylasına çıktıklarını ifade ederek, “Çadırlarımızı kuruyoruz. Burada 4 ay kaldıktan sonra Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki sıcak illere göç edeceğiz. Artık rahatlıkla yaylalara çıkıyoruz. Her yer güvenli. Besicilik yapmak çok zor. Geçim kaynağımız hayvancılık ve bu iş emek istiyor. Alıştığımız için bize zor gelmiyor.” dedi.

3 bin 300 rakımlı yayla 200’den fazla sürüye ev sahipliği yapıyor

Şırnak’tan gelerek Hakkari’nin 3 bin 300 rakımlı Berçelan Yaylası’nda konaklayan göçer Mehmet Akman da 4 yıldır kente gelerek hayvanlarını otlattıklarını söyledi.

Berçelan Yaylası’nın doğal güzellikleri ve verimli otlaklarıyla bilindiğini anlatan Akman, şöyle devam etti:

“Suyu, serin havasıyla çok güzel bir yer. Mayıs, haziran gibi geliyoruz, ekime kadar kalıyoruz. Havalar soğuyunca tekrar memleketimize gidiyoruz. Biz bu hayata alışmışız. Ne kadar zorluğu varsa o kadar da nimeti var. Siirt, Batman, İdil, Silopi’den göçerler geliyor. Bunlarla 200’e yakın sürü bölgede otlatılıyor. Bizim bölge çok sıcak olduğu için hayvan verimsiz oluyor. Yaylada hayvan kilo alır, sütü bollaşır. Bizler de hayvanların sütünü satarak geçimimizi sağlarız.”