Yelken: 8. Bodrum Uluslararası Optimist Yarışları

MUĞLA (AA) – Muğla'nın Bodrum ilçesinde düzenlenen 8. Bodrum Uluslararası Optimist Yarışları (BIOR) sona erdi.

Gençlik ve Spor Bakanlığının katkılarıyla Bodrum Belediyesi Bodrumspor Kulübü Yelken Şubesinin ev sahipliğinde düzenlenen yarışlar, İçmeler mevkisi açıklarında yapıldı.

3 Mart'ta başlayan organizasyona, 14 ülkeden 388 sporcu katıldı. Sporcular, "senior" ve "junior" olmak üzere iki ana kategoride yarıştı.

Optimist senior genel sıralamada Ukrayna'dan Sviatoslav Madonich birinci, Tayland'dan Weka Bhanubandh ikinci, Ekin Su Gökkurt ise üçüncü oldu.

Optimist junior genel sıralamada Tayfun Türk birinciliğe ulaşırken, Ata Türkoğlu ikinciliği, Han Eroğlu üçüncülüğü elde etti. Bu kategoride ilk 10'da yurt dışından gelen ekiplerden Bulgar sporcular Tsveta Kircheva 4'üncü, Simeon Hristov da 10'uncu sırada yer aldı.

Optimist senior kızlarda Ekin Su Gökkurt birinciliği, Irmak Süvari ikinciliği, Bilge Nur Yazıcı da üçüncülüğü elde etti.

Bulgaristan'dan Tsveta Kircheva'nın birinci olduğu optimist junior kızlarda ise Derin Bartan ikinciliğe, Zeynep Alpartun da üçüncülüğe ulaştı.

Organizasyonda ülke kupası, Tayfun Türk ve Ekin Su Gökkurt ile Türkiye'nin oldu. Bulgaristan ikinci ve Ukrayna da üçüncü sırada yer aldı.

Ödül töreninde dereceye girenlere kupaları, Bodrum Belediyesi Başkan Yardımcısı Emel Çakaloğlu, Türkiye Yelken Federasyonu (TYF) Başkanı Özlem Akdurak, TYF Başkan Vekili Ceyhun Üstüner ve organizasyon yetkililerince verildi. Ayrıca yapılan çekilişle sporculara yelken sporunda kullanabilecekleri çeşitli hediyeler de takdim edildi.

TYF Başkanı Özlem Akdurak, yelken sporunu destekleyenlere teşekkür etti.

Akdurak, "Türk yelkenciliği, hep beraber ele ele verdiğimiz sürece daha birçok organizasyona ve uluslararası başarıya imza atacak. Gençlerimiz bayrağımızı dalgalandırmaya devam edecek ve biz yelkenciliğimizi hep beraber daha üst seviyeye çıkaracağız. Bunun tek koşulu var o da her zaman birbirimizi desteklemek." ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

MUĞLA (AA) – Muğla’nın Bodrum ilçesinde yaklaşık 13 milyon metreküp su tutma kapasitesi bulunan Mumcular Barajı’ndaki su seviyesi düştü.

Bunun sonucunda, 1955’te yapıldığı ve o yıllarda Ege Bölgesi’nin kiremit ihtiyacını karşıladığı belirtilen fabrikanın kalıntıları ile eski kara yolu gün yüzüne çıktı.

Kalıntılar, bölgeye gelen bazı tatilciler ve yöre halkının da ilgisini çekti. Ziyaretçiler, alanı fotoğraflamayı ihmal etmedi.

Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdür Yardımcısı Ali Tekkaya, büyük bölümü kuruyan baraj alanında gazetecilere yaptığı açıklamada, iklim değişikliğini en acı şekilde yaşadıklarını söyledi.

Barajdaki su seviyesinin yüzde 10’un altına indiğini belirten Tekkaya, eski kara yolunun da yeniden gün yüzüne çıktığını anlattı.

Sıkıntının sadece Bodrum’da değil Türkiye genelinde yaşandığına dikkati çeken Tekkaya, “Bodrum genelinde 36 kuyumuz su kesmiş durumda. Şu anda yaklaşık 150 bin kişinin su kaynağını ne yazık ki kaybetmiş durumdayız.” dedi.

Alternatif su kaynakları için yoğun çalışma yürüttüklerini aktaran Tekkaya, şöyle konuştu:

“Muğla’da toplamda 168 kuyunun tamamen su kestiğini görmüş durumdayız. Bundan sonraki dönemde artık iklim değişikliğinin hayatımızın bir parçası olduğunu kabul etmemiz, bütün disiplinlerimizi, hayatımızı buna göre geliştirmemiz ve değiştirmemiz gerekiyor. Türkiye genelinde toplam 54 milyar metreküp su tüketiliyor. Bu suyun sadece 7 milyar metreküplük kısmı içme suyunda kullanılıyor. Geri kalan 40 milyar metreküpü tarımsal sulama, 7 milyarı ise endüstride kullanılıyor. 54 milyar metreküp suyun etkin ve verimli şekilde kullanılması adına herkesin hayatındaki bazı şeyleri değiştirmesi gerekiyor.”

Tekkaya, Bodrum’a şu anda Mumcular’dan su alamadıklarını, ihtiyacın Milas’taki Geyik Barajı’ndan sağlandığını dile getirdi.

Rum Ortodoks kilisesinin özgün haline dönüştürülerek gelecek kuşaklara aktarılması için kamulaştırma çalışmaları tamamlandı.

Kilise kalıntılarını inceleyen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, yapının geçmişte kardeşçe yaşadıkları hemşehrilerinden kendilerine hatıra olduğunu söyledi.

Azize Meryem Kilisesi’nin 18. yüzyıl sonunda Muğla’da yapıldığını tahmin ettiklerini belirten Gürün, “Kilisenin zaman içerisinde çok çeşitli yapı taşları nakledilmiş, alınmış. Şu an kazılardan sonra ortaya çıkan pek tahmin etmediğimiz yapı özeliklerine sahip bir kilise. Bu da bizi yeniden araştırmaya, incelemeye itiyor.” dedi.

Ellerindeki verilere göre Yatağan ilçesindeki kilise kalıntısının önemli ipuçları verdiğine işaret eden Gürün, şunları kaydetti:

“Orayla karşılaştırarak bu yapının durumunu tespit etmeye çalışıyoruz. Rum Ortodoks kilisesi ile temaslarımız var. Maalesef yeterince bilgi aktarımında bulunamasak da onların elinde Anadolu’daki kiliselerle ilgili arşiv olduğunu düşünüyoruz. Buraya da gelip kazıları yerinde inceleyebilir, yardımcı olabilirler. Biz dikkatli ve hassas bir şekilde kazılarımıza devam ediyoruz. Bu kazı hem öğrenme hem keşfetme hem de restorasyonu kapsıyor. Bir süre daha bu çalışmalar devam edecek. Orijinaline yakın bir kiliseyi ziyarete açık hale getirerek bir değerimizi daha şehrimize kazandırmak istiyoruz.”