Yemen'de 10 milyon insan açlıkla burun buruna

Dünyanın en fakir ülkeleri arasında yer alan Yemen’deki insani kriz, hükümet güçleri ile İran destekli Husiler arasında 5 yıldan uzun süredir devam eden savaş ve diğer iç çatışmalar nedeniyle korkunç boyutlara ulaşmış durumda.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Yemen Temsilcisi Nestor Owomuhangi,, Yemen’deki insani durumu ve savaşın etkilerini AA muhabirine değerlendirdi.

Owomuhangi, yıllardır süren iç savaşla birlikte Yemenlilerin dünya genelinde en düşük seviyede bağışıklık sistemine sahip olduğunu ve 24 milyonluk nüfusun yüzde 80’inin hayatta kalmak için insani yardıma muhtaç olduğunu ifade etti.

Ülkede 10 milyon insanın kıtlıkla burun buruna olduğunu aktaran Owomuhangi, “Yemen’de nüfusun dörtte biri yetersiz beslenme sorunuyla karşı karşıya ve bunların da büyük bir kısmı ‘şiddetli yetersiz beslenme’ sorununa maruz kalıyor.” ifadelerini kullandı.

Koronavirüsün tehlikeleri

Yemen’de sağlık sektörü de savaş nedeniyle çökmenin eşiğinde. Bu durum dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ülkede yayılmasını daha da tehlikeli bir boyuta getirdi.

Hükümete bağlı Yemen Koronavirüsle Mücadele Ulusal Komitesi bugüne kadar Kovid-19 nedeniyle 523 kişinin hayatını kaybettiğini ve 1831 vaka tespit edildiğini açıkladı. Husilerin kontrolündeki bölgelerde ise ne kadar vaka ve can kaybı olduğu bilinmiyor.

BM yetkilisi Owomuhangi, Kovid-19’la mücadelenin temeli “ellerin sıklıkla yıkanması” tedbirinin bile Yemenliler için bir seçenek olmadığına dikkati çekti.

Owomuhangi, 17 milyondan fazla Yemenlinin temel insani ihtiyaçlardan temiz suya erişim ve kanalizasyon hizmeti alma konularında sorun yaşadığını söyledi.

Ülkedeki sağlık merkezlerinin sadece yarısının ya da çok az bir kısmının çalışır durumda olduğunu kaydeden Owomuhangi, “Bu veriler ışığında Yemen’de enfekte vaka sayısı muhtemeldir ki dünyanın herhangi bir yerindeki vaka sayılarının daha yükseğine ulaşacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Yemen’de virüsle mücadelenin zor olacağını söyleyen Owomuhangi, bu konuya en yüksek seviyede öncelik verilmesi gerektiğini vurguladı.

Anneler ve hamilelerin karşılaştığı sorunlar

UNFPA Yemen Temsilcisi, hamilelerin Kovid-19’a daha hızlı yakalanma riskleri olduğuna dair bilimsel kanıt olmasa da gebelik döneminde enfeksiyonlara daha duyarlı hale gelindiğinin herkes tarafından bilindiğini dile getirdi.

Yemen gibi ülkelerde hamile kadınların yetersiz beslenme, sara ve kolera üçlüsüne maruz kaldığını aktaran Owomuhangi, şimdi bunlara bir de Kovid-19’un eklendiğini belirtti.

Ülkedeki durumun gebeleri hastalıklara yakalanma konusunda açık hedef haline getirdiğini kaydeden Owomuhangi, şunları söyledi:

“Yemen’deki sağlık siteminin yalnızca yüzde 20’si kadınlar ve çocuklar için hizmet sunabililiyor. Bir milyondan fazla hamile ve emzirme dönemindeki anne yetersiz beslenme sorunuyla karşı karşıya. 9,1 milyon kadın ise temiz suya erişim ve kanalizasyon hizmeti gibi temel ihtiyaçlardan yoksun.”

Finansman eksikliği

Owomuhangi, finansman açığı ve bunun UNFPA faaliyetleri üzerindeki etkilerine de değinerek, “Yemen’de Kovid-19 görüldüğünde, üreme sağlığı hizmetlerine finansman kurudu. Fon, yıl başından bu yana desteklenen 180 sağlık kuruluşundan 140’ında üreme sağlığı hizmetlerini askıya almak zorunda kaldı.” dedi.

BM yetkilisi, bu yılın başında Yemen’de 4,1 milyon kadın ve kız çocuğuna ulaşmak için kapsamlı bir plan uygulamaya koyduklarını ancak şimdiye kadar bu plan için talep edilen yaklaşık 100 milyon doların ancak yüzde 52’sine ulaştıklarını belirtti.

Owomuhangi, “Yıl sonuna kadar en savunmasız kadınlara ve genç kızlara ulaşmaya devam etmek için UNFPA’nın 43 milyon dolara ihtiyaç var. Ayrıca sağlık sistemini allak bullak eden Kovid-19’la mücadele konusunda da 20 milyon dolar gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Vahim sonuçlar kapıda

Yemen’deki çatışmada kadınların ve genç kızların en savunmasız gruplar olduğuna işaret eden Owomuhangi, “Bu finansman eksikliğinin bir sonucu olarak, çocuk doğurma çağındaki 2 milyon kadının hayatı tehlikede olacak. Çünkü hayat kurtaran üreme sağlığı hizmetlerine ulaşamayacaklar.” dedi.

Ülkede 48 bin kadının hamilelik ve doğum komplikasyonlarından ölmesinin muhtemel olduğunu kaydeden Owomuhangi, finansman eksikliğinin aynı zamanda üreme sağlığı birimlerindeki ve doğum servislerinde çalışanların Kovid-19 gibi bulaşıcı hastalıklara karşı kişisel koruyucu ekipmanlara sahip olmayacağı anlamına geldiğini söyledi.

BM Temsilcisi Owomuhangi, UNFPA’nın 2019’da 235 sağlık kuruluşunu ve üreme sağlığı bölümlerinde çalışan 3 bin 800 çalışanı desteklediğini, böylelikle üreme sağlığı hizmetlerinin 1,5 milyondan fazla kadına ulaştığını aktardı.

“Yemen’deki Kovid-19 krizine ilk müdahale eden UNFPA oldu.” diyen Owomuhangi, ülkede sağlık sistemi çöküşün eşiğindeyken, anneleri ve bebekleri kurtarmak için çabalayan sağlık çalışanlarına acilen tıbbi ve koruyucu ekipman sağladıklarını ifade etti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Aden Elektrik Kurumu sözcüsü Muhammed el-Mesbehi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, elektrik üretiminde kullanılan yakıtın tükenmesi nedeniyle Birleşik Arap Emirlikleri tarafından desteklenen ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi’nin kontrolündeki kentin karanlığa gömüldüğünü ifade etti.

Suudi Arabistan’ın, elektrik sıkıntısını gidermek amacıyla Yemen’e 75 bin ton dizel yardımında bulunduğuna işaret eden Mesbehi, Sanmar Sangeet isimli petrol tankeriyle taşınan söz konusu yakıtın Aden’in batısındaki El-Bureyka Limanı’na indirilmesi için gerekli işlemlerin yapıldığını kaydetti.

Rutin kontrollerin yapılmasının ardından gemideki yakıtın elektrik istasyonlarına dağıtılmak üzere petrol şirketinin depolarına aktarılacağını dile getiren Mesbehi, bu işlemlerin ardından kente elektrik verilebileceğini sözlerine ekledi.

Aden ile civarındaki Lahic ve Ebyen’de, yakıt sıkıntısı nedeniyle sık sık elektrik kesintileri yaşanıyor.

SANA (AA) – Yemen’de akut yetersiz beslenme sorunuyla karşı karşıya olan yüzbinlerce çocuk, 6 yılı aşkın süredir devam eden savaşın faturasını en ağır şekilde ödüyor.

Savaş nedeniyle işsizliğin ve iç göçün arttığı, çalışanların ise maaşlarını almakta sıkıntı yaşadığı ülkede babalar, bir deri bir kemik kalmış çocuklarını hayata bağlamak için mücadele veriyor.

Akut yetersiz beslenme ve beyin atrofisi sorunu yaşayan 10 yaşındaki Şadi’nin babası İbrahim, bu mücadeleyi verenlerden sadece biri.

Başkent Sana’daki Es-Sebin Hastanesi Çocuk Yetersiz Beslenme Bölümü, yetersiz beslenme nedeniyle fiziksel ve zihinsel gelişimlerini tamamlayamamış onlarca çocuğu ağırlıyor.

Tedavi olması için oğlunu bu alandaki ilk ihtisas hastanesi olan Sebin’e getiren İbrahim AA muhabirine yaptığı açıklamada, savaş çıkmadan önce bir işi olduğunu ancak sonra işini kaybettiğini ve göç etmek zorunda kaldığını söyledi.

Baba İbrahim, “Şartlar çok zor. İlaç alacak param yok ve 150 bin riyalden (250 dolar) fazla borcum var.” dedi.

BM’nin rakamları korkutuyor

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Dünya Gıda Programı (WFP) ve Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) son raporları, Yemen’de 2020 yılında çocuklarda akut ve şiddetli akut yetersiz beslenme sorununun yüzde 22 oranında arttığını gösteriyor.

Bu rakamlar, savaşın başladığı 2015 yılından bu yana en yüksek şiddetli akut yetersiz beslenme oranı olarak kabul ediliyor.

BM’ye bağlı söz konusu örgütler geçen ay, Yemen’de 5 yaş altı 2,3 milyon çocuğun 2021’de akut yetersiz beslenme sorunu yaşamasının beklendiğini açıkladı ve şiddetli akut yetersiz beslenme sorunu yaşayan 100 bin çocuğun da acilen tedavi olmamaları durumunda vefat edebilecekleri uyarısı yaptı.

Yemen’de 2015 yılından bu yana devam eden savaş nedeniyle 30 milyonluk ülke nüfusunun yüzde 80’i insani yardıma muhtaç bulunuyor.