Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye Konferansı

TRABZON (AA) – Kamu Görevlileri Etik Kurulu Başkanı Köksal Toptan, "Suriye parçalandı. Rusya'nın 100 yıllık, belki daha da ötesi 200 yıllık hayali olan sıcak denizlere inme hayali, imkanı altın tepside Rusya'ya sunuldu. Amerika'nın buna bir itirazı yok. Niçin olsun ki? Amerika da öbür tarafını, petrolün olduğu tarafını aldı. Daha önemlisi orada kurmayı düşündüğü bir devletle İsrail'i güvenceye aldı." dedi.

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi de olan Köksal, Avrasya Üniversitesi Diploması Kulübü tarafından Ömer Yıldız Yerleşkesi Konferans Salonu'nda düzenlenen "Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye" konulu konferansta yaptığı konuşmada, şehitleri rahmetle andı. Osmanlı İmparatorluğu döneminde eğitime çok büyük önem verildiğini aktaran Toptan, "Selçuklu'yu, Osmanlı İmparatorluğu'nu yaşadığımıza, yaşattığımıza göre bizim fıtratımızda ileriyi görme, kalkınma ve eğitim önemli yer tutuyor." dedi.

Dünyada 1,5 milyar insanın açlık ve susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya olduğunun altını çizen Toptan, "Üzülerek ifade ediyorum 500 milyon çocuk her yıl yetersiz beslenmeden ölüyor. Orta Doğu oldum olası savaşların ölümlerin kargaşanın, yolsuzlukların yoksullukların kol gezdiği bir coğrafya. Bu coğrafya bir tek 400 yıl huzur gördü. O da Osmanlı İmparatorluğu döneminde. Osmanlı İmparatorluğu olsaydı bugünkü Suriye de olmazdı, Irak da böyle olmazdı." diye konuştu.

Toptan, "Silah satarak zenginleşen, fakirlere ait petrolü alıp istediği gibi kullanan büyük güçlerin aklı başına gelecek. Yoksa dünyada terör önlenmez. Bizdeki yapay terör. Türkiye'yi yıkmayı belki beceremezler ama sallamaya çalışanların gayretleri sonuç vermiyorsa bu onların isteklerinden hedeflerinden vazgeçtikleri anlamına gelmez." ifadesini kullandı.

– "Sıcak denizlere inme hayali, imkanı altın tepside Rusya'ya sunuldu"

Türkiye'nin soğuk savaş döneminin sonunda zaman zaman sıkıntılar çektiğini ve ekonomide zor günler yaşadığını hatırlatan Toptan, şunları söyledi:

"Türkiye'yi sıkıştırma yolunda herkes zannediyorum bizim gücümüzü anlayan noktaya gelmiştir. Bundan sonraki varacağımız hedefler bakımından bunu önemsiyorum. Yavaş yavaş dünya soğuk savaş döneminin alışkanlıklarına doğru gitmeye gayret ediyor. Körfez Savaşı'nda, Irak Savaşı'nda Rusya'nın tepkisini gördünüz mü? Şimdi, Suriye semalarında vızır vızır uçuyor. Oralarda Rus uçağı gördünüz mü? Yok. Türkiye iyi niyetle Suriye'de demokrasinin yerleşmesi, pekişmesi, oradaki insan hakları ihlallerinin azaltılması niyetiyle o girişime destek oldu ama geldiğimiz noktada bakar mısınız? Suriye parçalandı. Rusya'nın 100 yıllık hayali, belki daha da ötesi 200 yıllık hayali olan sıcak denizlere inme hayali, imkanı altın tepside Rusya'ya sunuldu. Amerika'nın buna bir itirazı yok. Niçin olsun ki? Amerika da öbür tarafını, petrolün olduğu tarafını aldı. Daha önemlisi orada kurmayı düşündüğü bir devletle İsrail'i güvenceye aldı."

Kuzey Afrika'da başta Libya olmak üzere istikrarsızlıklar yaratıldığına işaret eden Toptan, şöyle konuştu:

"Türkiye belki de 200 yıllık önemli bir karar vererek Libya'da hakkının olduğunu ilan etti. Belki önümüzdeki süreçte Amerika Türkiye'den istediğini bulamayacak ama Suriye'de kurduracağı bir devletle Irak'ta desteklediği başka bir devletle Türkiye'yi güneyden kuzeye doğru sıkıştırmaya çalışacaklar. Hedef mutlaka Türkiye'nin bölünmesi. Türkiye şimdiye kadar buna fırsat vermedi. Bundan sonra da vermez ama gücünü, konumunu iyi kullanmalı. Temel olarak takip ettiği politika böyle bir oyunu engellemede başarılı bir noktaya gelmiştir ama burada sorun biter mi? Bitmez. Amerika bir taratan Orta Doğu'daki, Kuzey Afrika'daki petrollerle ilgilenirken öbür taraftan petrol ve doğalgaz dağıtımının da kendi kontrolünde olmasını istiyor."

Toptan, dünyada petrol ve doğal gazın öneminin giderek azaldığını vurgulayarak şunları kaydetti:

"İki önemli madde önümüze çıkacak, birisi su: Türkiye su zengini bir ülke değil ama bir alanda rakipsizdir. O da bor. Bor madeni dünyada en çok Türkiye'de çıkmaktadır. Petrolün doğal gazın yerine borun geçeceği günler bana göre çok uzak değildir. Türkiye istese de istemese de bu zenginliği yakalayacaktır. Bunun için içeride birliği, beraberliği, sükuneti temin etmemiz lazım."

Programda, Toptan’a Avrasya Üniversitesi Senatosu kararı ile onursal doktora unvanı verildi. Toptan'a doktora belgesi Avrasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan İnan ve Avrasya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Ömer Yıldız tarafından taktim edildi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (AA) – 21 Eylül’de başlayacak üst düzeyli BM 76. Genel Kurul Görüşmelerine katılmak üzere New York’a gelen Çavuşoğlu, BM Genel Sekreteri Guterres ile bir araya geldi.

Görüşmenin ardından Çavuşoğlu, Twitter hesabından ”Dünyamızın gündemindeki küresel sınamaları BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’le ele aldık. Kıbrıs, Afganistan, Libya, Suriye ve iklim değişikliği konularındaki görüşlerimizi paylaştık.” paylaşımında bulundu.

Çavuşoğlu, ayrıca BM 76. Genel Kurul Başkanı Abdulla Shahid ile görüştü ve göreve yeni başlayan Shahid’i tebrik etti.

Sri Lanka Dışişleri Bakanı Gamini Lakshman Peiris ile de bir araya gelen Çavuşoğlu, Twitter hesabından, “Coğrafi uzaklığa rağmen ilişkilerimizi geliştirme irademiz tam.” mesajı verdi.

Muhabir: Betül Yürük

CENEVRE (AA) – Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Bağımsız Suriye Araştırma Komisyonunun 1Temmuz 2020- 30 Temmuz 2021 döneminde Suriye’deki insan hakları durumuna ilişkin hazırladığı 46 sayfalık rapor açıklandı.

Raporda, ülkenin kuzeyinde ve güneyinde çatışmaların ve şiddetin arttığına dikkat çekildi.

Uluslararası Bağımsız Suriye Araştırma Komisyonu Başkanı Brezilyalı Paulo Pinheiro, rapora ilişkin yaptığı açıklamada, Suriye’de 10 yıldır devam eden iç savaşta tarafların savaş suçu ve insanlığa karşı suçlar işlemeye devam ettiğini belirtti.

Komisyon, daha önceki yıllarda yayımladığı raporlarda, Suriye’de ABD öncülüğündeki koalisyon, Rusya, rejimin ve terör örgütü YPG/PKK’nın eylemlerinin savaş suçları kapsamına girebileceğini bildirmişti.

Pinheiro, “Suriyeli sivillere yönelik savaş devam ediyor ve savaşın harap ettiği bu ülkede sivillerin güvenli bir yer ya da sığınak bulmaları zor.” ifadesini kullandı.

Esed rejimine sert tepki

Beşşar Esed rejiminin sivillere yönelik eylemlerine dikkati çeken Pinheiro, Suriyelilerin temel insan haklarının ihlaline devam edildiğini vurguladı.

Raporda, Esed’in yönetimde dördüncü dönemine girerken ülke topraklarının yaklaşık yüzde 70’ini, savaş öncesi nüfusun da yüzde 40’ını kontrol ettiği belirtilerek, Esed’in ülkeyi birleştirme veya bir uzlaşı sağlanması için girişimde bulunmadığının altı çizildi.

Esed rejiminin keyfi gözaltı uygulamalarının hız kesmeden devam ettiği aktarılan raporda, “Komisyon, sadece gözaltı süreçlerindeki işkence ve cinsel şiddeti değil, aynı zamanda gözaltındaki ölümleri ve zorla kaybetmeleri de belgelemeye devam etti.” ifadesi yer aldı.

“Ekonomi dibe vurdu”

Komisyon raporunda, mültecilerin “güvenli” ve “onurlu” dönüşü için Suriye’de uygun bir ortam olmadığına vurgu yapıldı.

“Suriye’deki genel durum giderek daha kasvetli görünüyor. Yoğunlaşan şiddete ek olarak, ekonomi dibe vuruyor.” ifadesini kullanan Komisyon üyesi Karen Koning Abuzayd ise ülkeden geçen nehirlerin yıllardır en kurak dönemini geçirdiğini, savaşın harap ettiği sağlık sisteminin de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadeleyi zorlaştırdığını kaydetti.

Abuzayd, “Kimsenin Suriye’nin mültecilerinin geri dönmesi için uygun bir ülke olduğunu düşünmesinin zamanı değil.” değerlendirmesinde bulundu.

Raporda, Suriye’de SDG ismini kullanan terör örgütü YPG/PKK’nın işgali altındaki bölgelerde durumun her geçen gün daha da kötüleştiği uyarısında bulunuldu.

Komisyon raporunda, İdlib’de sivil unsurlara yönelik saldırılar da geniş şekilde yer aldı.