'Yeni normal' dönemde evden çalışmaya sıkça başvurulacak

İSTANBUL(AA) – İbn Haldun Üniversitesi’nin (İHÜ) 29-30 Mayıs tarihlerinde Youtube ve Zoom platformlarından online düzenleyeceği “Koronavirüs Döneminde Güncel Hukuki Meseleler Sempozyumu”na ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yeliz Gümrükçüoğlu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisinin önemli ölçüde etki yarattığı alanlardan birinin de hukuk olduğunu söyledi.

Sempozyumla pandeminin hukukun tüm alanlarında yarattığı etkinin kapsamlı bir akademik çalışma ile ele alınmasını amaçladıklarını dile getiren Gümrükçüoğlu, 29 akademisyenin bilim kurulunda yer alarak inceledikleri 41 bildirinin sunulacağı sempozyumun, hem mevcut yasal düzenlemelerin değerlendirilmesi hem de hukuk politikasına yön verilmesinde önemli katkı sağlayacağını belirtti.

Hukukun tüm alanlarında görülen bu etkinin sonuçlarının belki de en çok tartışılan ve medyaya en çok yansıyan alanlarının başında iş hukukunun geldiğine dikkati çeken Gümrükçüoğlu, şöyle devam etti:

“Bunun temel sebebi ise iş hukukunda görülen etkinin milyonlarca çalışan ve işveren ile bu kimselerin ailelerini ve ekonomik koşullarını etkilemesidir. Ülkemizde bu dönemde en çok tartışılan iş hukuku problemleri, kısa çalışma, ücretsiz izin ve fesih yasağı etrafında toplanıyor. Sempozyumda sunacağım bildiri konusunu ‘Kovid-19 Pandemi Döneminde Home-Office Uygulaması” olarak belirleme sebebim, pandemi öncesinde de dijital çağın imkanlarından yararlanarak kısmen veya tamamen uzaktan çalışma yöntemleri kullanılsa da gerek işçi gerekse işverenlerin büyük bir bölümü bu imkan ve çalışma yöntemi ile ilk defa bu dönemde tanışmış olması ve geçmişte hiç olmadığı kadar yaygınlaşmış olmasıdır.”

Gümrükçüoğlu, gerek virüsün yayılımını azaltmak için uyulması gereken sosyal mesafe kurallarına riayet edebilmek gerekse de sokağa çıkma sınırlamaları ve çalışan ebeveynler bakımından okul ve anaokullarının kapalı olması sebebiyle ortaya çıkan bakım yükümlülüklerinin, işverenlerin evden çalışmaya sıcak bakmasını sağladığını ifade etti.

“Yöntem işverene yeni sorumluluklar yükledi”

Kural olarak işveren tarafından çalışanın herhangi bir sözleşmeye bağlı kararlaştırma olmaksızın işçiyi iradesi dışında evde yahut bir kafede çalışmaya göndermesinin mümkün olmadığını aktaran Gümrükçüoğlu, benzer şekilde işçinin de kendiliğinden iş görme edimini home-office yerine getirme hakkı bulunmadığını belirtti.

Gümrükçüoğlu, pandeminin yarattığı mücbir sebep nedeniyle işçinin de işverence bu yönteme geçiş talebini kabul etmesi gerektiğini düşündüklerini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ancak bu durum işverenin tüm sorumluluklarını ortadan kaldırmamakta ve hatta yeni sorumluluklara yol açmaktadır. Kural olarak iş sözleşmesinde işin ifasında kullanılacak araç-gereçlerin sağlanması işverence yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüktür. Home-office çalışma bakımından da aynı esas geçerli olmakla birlikte, gerek bu kapsamda sağlanacak araç gerecin belirlenmesi gerekse de işçinin kendisine ait araç ve gereçleri işin görülmesi amacıyla kullanması veya ek masraflar yapması durumunda işverenden ayrıca bir talepte bulunup bulunamayacağı problem teşkil etmektedir. İşverenin iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin yükümlülükleri bu dönemde de devam edeceğinden, bu çerçevede alınması gereken tedbirlerin de ayrıca belirlenmesi gerekecektir. Kaldı ki bu halde olası risklerin değerlendirilebilmesi adına işverenin çalışanın evine erişim hakkı sahibi olup olamayacağı ve denetim sağlayıp sağlayamayacağı da çalışmamızda ele alınacak bir başka sorundur.”

“Mevzuat gözden geçirilmeli”

Çalışanın home-office çalıştırılması durumunda, işverenin alması gereken bir diğer tedbirin de kişisel verilerin güvenliğinin sağlanması olduğuna işaret eden Gümrükçüoğlu, “Çalışanların iş yeri dışından erişim sağladıkları veri tabanlarında diğer çalışanların yahut müşteri veya üçüncü kişilerin kişisel verileri yer alabilmektedir. Bunların güvenliğinin temininden işveren sorumludur. Çalışanların da evde bulundukları sırada yaptıkları iş görüşmelerini evdeki diğer aile fertleri veya üçüncü kişilerle paylaşmama, iş yeri sırlarını gizli tutma yükümlülükleri söz konusudur. İşletme sırrı niteliği taşıyan bir kağıt parçasının ev çöpüne atılıp atılamayacağı dahi dikkat edilmesi gereken hususlardandır.” değerlendirmesini yaptı.

Doç. Dr. Gümrükçüoğlu, “Pandemi süreci sonrası yeni normalde de daha sonrasında da home-office çalışmaya kanaatimizce sıkça başvurulacak olup, konuya ilişkin mevzuatın gözden geçirilmesini gerektiren durumların ve yargı alanını uzun yıllar meşgul edeceğini düşündüğümüz problemlerin değerlendirilmesi lazım.” dedi.

“Hukuk fakülteleri arasında Kovid-19’a ilişkin bildiri çağrılı ilk sempozyum”

Sempozyumda pandemi döneminin ekonomik, sosyal ve teknolojik alanlarda ortaya çıkardığı değişimlerin ulusal ve uluslararası hukuk üzerindeki etkilerinin değerlendirileceğini aktaran Gümrükçüoğlu, İbn Haldun Üniversitesinin yanı sıra 13 üniversiteden akademisyenlerin koronavirüs döneminde güncel hukuki meseleleri ele alacaklarını kaydetti.

Gümrükçüoğlu, Kovid-19 salgınının ulusal ve uluslararası hukukta ne gibi değişimlere yol açabileceğine ilişkin tartışmalar başlığı altında konuşulacak konulara ilişkin de şu bilgileri verdi:

“Salgın hastalıkların maaş ve ücretlerin haczine etkisi. Koronavirüs salgını nedeniyle sokağa çıkma yasaklarının ücret ödeme borcuna ve telafi çalışmasına etkileri. Türkiye’de pandemi sürecinde iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına ilişkin meseleler. Kovid-19 salgının iş kazası ve meslek hastalığı bakımından değerlendirilmesi. İş yeri kira sözleşmelerinde Kovid-19 salgınının kira bedeli ödeme borcuna etkisi. Dünya Ticaret Örgütü kuralları ışığında Kovid-19 ihracat yasakları ve gümrük tarifelerinin değerlendirilmesi gibi konularla ilgili güncel araştırmalarını paylaşacaklar.”

Doç. Dr. Gümrükçüoğlu, sosyal mesafe döneminde akademisyenlerin online olarak bir araya gelme, tartışma ve fikir üretme imkanına sahip olacağı sempozyumun, Türkiye’deki hukuk fakülteleri arasında koronavirüse ilişkin bildiri çağrılı olarak düzenlenen ilk ve tek sempozyum olduğunu sözlerine ekledi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Vodafone, işe yeni başlayanlar da dahil tüm çalışanlarına Ergonomi Hediye Çeki hakkı verecek.

Vodafone, evden çalışma uygulaması kapsamında çalışanlarına yeni bir yan hak sunuyor.

İşe yeni başlayanlar da dahil tüm Vodafone çalışanları, kendilerine dijital ortamda iletilecek Ergonomi Hediye Çeki’ni kullanarak, ihtiyaç duydukları ofis malzemelerini IKEA ya da Trendyol’dan temin edebilecek.

Vodafone'dan yapılan açıklamaya göre şirket, Mart 2020'den bu yana evden çalışmakta olan personeli için yeni bir yan hak sunmaya başladı.

Evdeki çalışma ortamını daha ergonomik hale getirmek isteyen Vodafone çalışanları, şirketin sunduğu Ergonomi Hediye Çeki'ni kullanarak, ihtiyaç duydukları ofis malzemelerini IKEA ya da Trendyol'dan temin edebilecek.

İşe yeni başlayanlar da dahil tüm Vodafone çalışanları bu haktan yararlanabilecek.

– "Evden çalışmayı destekleyen teknolojilerimiz sayesinde faaliyetlerimize kesintisiz devam ediyoruz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Bayram, salgın döneminde birinci önceliklerinin, çalışma arkadaşlarının, ailelerinin ve sevdiklerinin sağlığını ve güvenliğini korumak olduğunu aktardı.

Bayram, virüsün Türkiye'de görülmesiyle birlikte hazırlıkları tamamlayarak mümkün olan tüm birimlerimizi evden çalışmaya yönlendirdiklerini aktararak, şu bilgileri verdi:

"Evden çalışmayı destekleyen teknolojilerimiz sayesinde faaliyetlerimize kesintisiz devam ediyoruz. Bu dönemde, uzaktan çalışmayı destekleyen araçlar sunmayı ve evden çalışırken sağlığımızı korumayı en önemli odak alanları olarak belirledik ve bu odağımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda, işe yeni başlayanlar da dahil tüm çalışanlarımızın evdeki çalışma ortamını iyileştirmek amacıyla Ergonomi Hediye Çeki adı altında bir yan hak geliştirdik.

Çalışanlarımız bu çeki kullanarak ofis malzemesi ihtiyaçlarını IKEA ya da Trendyol'dan temin edebilecek. Buna ek olarak, uzman, mimar ve iş sağlığı güvenliği ekiplerimiz çalışanlarımıza evlerinde ergonomik ve sağlıklı bir ortam oluşturma konusunda destek olacak. Vodafone Türkiye olarak, çalışanlarımızın evden çalışma sürecini en sağlıklı biçimde sürdürebilmelerine yönelik uygulamalarımıza devam edeceğiz."

– Tek markada ve tek seferde kullanılacak

Açıklamada verilen bilgiye göre, Vodafone çalışanları, Ergonomi Hediye Çeki'ni IKEA ya da Trendyol markalarından yalnızca birinde ve tek seferde kullanabilecek. Dijital formatta gönderilecek olan çek, seçilen markanın web sitesinden ya da mobil uygulamasından alışveriş yapılarak kullanılabilecek.

Çekler, Mart 2021'e kadar geçerli olacak.​​​​​​​ Vodafone çalışanları, IKEA web sitesinde tüm kategorilerden, Trendyol'da ise ergonomi desteği ürün ve mobilyalarının yer aldığı Future Ready butiğinden alışveriş yapabilecek.

İSTANBUL(AA) – E-Güven Genel Müdürü Can Orhun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şirket ve bireylerin zaman, iş gücü ve maliyet kayıplarından dolayı imzalarını dijitale taşımayı tercih ettiklerini belirterek, evden çalışmanın e-imzaya olan talebi artırdığını ifade etti.

Evden çalışma yöntemini tercih eden şirketlerin, onay ve imza gerektiren süreçlerinin aksamaması için çözüm arayışına girdiğine dikkati çeken Orhun, “İmza süreçlerini zamandan ve mekandan bağımsız hale getiren e-imza, kağıt tabanlı imzalama süreçlerinin yavaş ve yapısı gereği pahalı oluşu gibi dezavantajlarını ortadan kaldırıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“E-imza kullanılmadığında onay süreçlerinde gecikmeler yaşanıyor”

Orhun, elektronik sertifika ve mobil imza hizmet sağlayıcısı E-Güven tarafından geliştirilen Letsign’ın, karşılıklı imza veya onay gerektiren dokümanların tek bir platform üzerinden paylaşılmasını, dağıtılmasını ve hedef sistemlere aktarımını sağladığını belirterek, şunları kaydetti:

“LetSign ile kullanıcılar, elektronik veya mobil imza ile imza atabiliyor, dokümanlar üzerinde karşılıklı yorum yapabiliyor. İmzalama işlemi saniyeler içinde gerçekleşebiliyor. Ayrıca imzası talep edilen kişinin LetSign paketi kullanması zorunlu değil. İmza atabilmek için dokümanın bilgisayara indirilmesi ve başka bir imzalama aracına sahip olması da gerekmiyor. Hem bireysel hem de kurumsal kullanıma uygun olan LetSign, internet bağlantısı bulunan her cihazdan kolaylıkla sisteme giriş yapılarak kullanılabiliyor. LetSign yıllık maliyette yüzde 75 tasarruf olanağı sağlıyor.”

E-imza kullanım alışkanlıklarını araştıran Ipsos tarafından E-Güven için gerçekleştirilen “Elektronik İmza Kullanım Alışkanlıkları” araştırmasının sonuçlarına göre, yetkili kişiye ulaşılamaması nedeni ile onay süreçlerinde ortalama 3,5 günlük gecikmeler yaşanıyor. Katılımcıların yüzde 73’ü e-imza sonrasında imza süreçlerinin bir saatten daha az sürdüğünü belirtiyor.

“10 yılda 42 bin ağacın kesilmesi önlendi”

Öte yandan, blockchain ve e-imzayı bir arada kullanan E-Güven’in yatırımı “Plum.”ın, dijital dünyada birey ve kurumlar arasında yasal bir bağ kurulmasını sağladığını anlatan Orhun, “Dijital kişilerin gerçek olup olmadığının anlaşılmasını sağlayan ‘Plum.’ ile kimlik bilgileri doğru olsa bile, bunları gerçek kimlik sahibinin gönderip göndermediği anlaşılıyor.” diye konuştu.

Orhun, 2005 yılında e-imza kanununun yürürlüğe girmesiyle başlayan e-dönüşüm süreci sayesinde ıslak imzanın neden olduğu zaman kaybının da büyük ölçüde azaldığını belirterek, “Kağıt kullanımı nedeniyle çevreye verilen zarar büyük bir kayıp olarak görülüyordu. Bu anlamda çok değer verdiğimiz bir adım atarak ‘Yeşil Ofis’ programı şartlarını sağladık ve ‘Yeşil Ofis’ diploması aldık.” dedi.

Son 10 yılda 42 bin ağacın kesilmesini önleyerek 82 bin insanın oksijen ihtiyacını karşıladıklarına işaret eden Orhun, “Geliştirdiğimiz her çözümün, teknolojik alt yapılar kullanarak süreç yönetimlerinin kolaylaştırması kadar çevreye fayda sağlamasını da gözetiyoruz.” ifadelerini kullandı.

E-imza kullanımına yönelik çeşitli uygulamalar

E-Güven Genel Müdürü Orhun, E-Güven’in mobil çözümlerle e-imzanın kullanım alanlarını artırdığını belirterek, “Mobil cihazlar üzerinde çekilen fotoğraflara konum bilgisi ve zaman damgası ekleyerek hukuki delil niteliği oluşturulmasını sağlayan Pikzum uygulaması, hak ihlallerinin önüne geçilmesinde etkili bir çözüm olarak öne çıkıyor.” dedi.

Kanıtları cepte taşımaya olanak sağlayan uygulamanın günlük hayatta karşılaşılan olaylarda kanıt sunabilmeye yardımcı olduğuna dikkati çeken Orhun, şunları kaydetti:

“Ücretsiz bir mobil uygulama olan Pikzum ile çekilen fotoğraflar; trafik ihlalleri, kazalar, hırsızlık veya benzer olaylarda kanıt olarak kullanılabiliyor. E-Güven’in bir diğer çözümü olan Zumizum KVK uygulaması, saha operasyonlarında, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında müşterilerin kişisel bilgilerini içeren belgelerin, gizlilik şartları gözetilerek hedef sisteme aktarılması gereken bütün süreçlerde kullanılabiliyor. Ayrıca görsel veri ile bildirim sağlanması gereken süreçlerde, gizli müşteri çalışmalarında, satış ziyaretlerinin yanı sıra görsel belgeleme gerçekleştiren kurumların saha çalışmalarında uygulamadan faydalanılabiliyor.

Bilgisayar ortamındaki verilerin elektronik olarak damgalandığı zamanı ve o tarihten itibaren üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadığını güvence altına alan Tasdix ise dijital çağdaki yaratıcı çalışmaların başka kişiler tarafından çalınmasını, kopyalanmasını veya izinsiz kullanılmasını engelliyor. 15 bini aşkın kullanıcısı bulunan Taxdix ile bugüne kadar 50 bine yakın eser koruma altına alındı.”