'Yeşil cami' baharda açan çiçekleri ve sarmaşıklarıyla botanik bahçesini andırıyor

Merkez Yüreğir ilçesi Köprülü Mahallesi’nde, Bosnalı Salih Efendi öncülüğünde yapımına başlanan ve 91 yıl önce ibadete açılan Köprüköy Camisi, botanik bahçesini andırıyor.

Bahçesine uzun yıllar önce dikilen sarmaşıkların cami duvarlarını ve minareyi kaplaması dolayısıyla halk arasında “Yeşil Cami” olarak bilinen Köprüköy Camisi, baharda yeşile bürünüyor ve bu özelliğini yaz aylarında da koruyor.

Minaresi çam ağacını andıran ve kentin simge mekanlarından biri olan cami, bahçesindeki birbirinden renkli çiçeklerle de dikkati çekiyor.

Cemaat, daha önce bahçesinde zaman geçirdiği “Yeşil Cami”yi, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle sadece ibadet için kullanabiliyor.

Camide, Hazreti Muhammed’in Sakal-ı Şerif’i de bulunuyor.

“Halkımız botanik bahçesi olarak adlandırıyor”

Cami imamı Fahri Onur, AA muhabirine, 6 yıldır “Yeşil Cami” olarak bilinen Köprüköy Camisinde görev yaptığını söyledi.

Caminin sarmaşık ve çiçekleriyle dikkati çektiğini belirten Onur, “Camimizde 280 civarında bitki çeşidimiz bulunuyor. Halkımız botanik bahçesi olarak adlandırıyor. Görselliği ve Peygamberimizin Sakal-ı Şerif’i dolayısıyla ziyaretçilerimizin ilgisini çekiyor.” dedi.

Onur, Türkiye’nin her bölgesinden ziyaretçileri olduğuna işaret ederek, “Hatta pandemiden önce Avrupa’dan da ziyaretçilerimiz geldi. Protestanlıktan Müslümanlığa geçen bir turist, Eyüp Sultan Camisi’ndeki maneviyatı burada bulduğunu söyledi.” diye konuştu.

Kovid-19 nedeniyle camiye ziyaretin olmadığını aktaran Onur, şunları kaydetti:

“Vatandaşlarımız sosyal mesafe, temizlik ve maske kurallarına uyarak burada ibadetini yaparak evlerine gidiyor. Camimize gelen ziyaretçilerimiz hayran kalıyor çünkü bu Cenab-ı Allah’ın takdiri. 1983 yılında bu sarmaşıklar minarenin çevresine dikilmiş. O günden sonra bu hale gelmiş. Tabii insanlarımızın, Türkiye’de bir ilk olması sebebiyle ilgisini çekiyor. Diğer camilerin de böyle olmasını istiyorlar.”

Cami cemaatinden Mehmet Ayhan da camilerinin botanik bahçesi gibi olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

“Kışın yaprağını döker, bir tane yaprağı kalmaz. Yazın baharla birlikte yeşillenir. Çiçekleri ve bahçesi çok güzel. Biz de yardımcı oluyoruz. Bahçede çok sayıda çiçeğimiz var. İsmi Köprüköy Camisi ama ‘Yeşil Cami’ olarak biliniyor. Camimizden memnunuz. Eskiden ramazan aylarında buraya masa kurarlardı. Herkes evinden bir şey getirir, burada iftarımızı açardık. Ezan okunurdu, camiye girerdik. Cemaatimiz fazlaydı, kalabalıktık.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

TEKİRDAĞ(AA) – Osmanlı mimarisinde görülen ters “T” planlı, zaviyeli camilerden olan ve kesme taştan yapılan Mirliva Hüseyin Paşa Cami’nin önünde üzeri kasnaklı kubbelerle örtülü beş bölümlü bir son cemaat yeri bulunuyor.

Döneminin mimari özelliklerini taşıyan, iç mekanındaki mihrabı yuvarlak niş şeklinde olan cami, taş kaideli, yuvarlak gövdeli ve tek şerefeli minareye sahip.

İnecik Mahallesi’nde bulunan tarihi cami restorasyon çalışmaları kapsamında 2 yılda aslına uygun olarak yenilendi.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu, AA muhabirine, caminin temellerinin 1498 yılında atıldığını söyledi.

İnecik’in tarih boyunca önemli ticaret yolları üzerinde bulunan bir yer olduğunu dile getiren Hacıoğlu, şu bilgileri verdi:

“O yüzden buranın hem korunması hem de güvenliğinin sağlanması açısından Osmanlı zamanında burada mirliva düzeyinde komutan görevlendirildi. Bunlardan birisi de Mirliva Hüseyin Paşa’dır. Bu cami 523 yıl önce yapılmış ve uzun yıllar halkımıza hizmet etmiş. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restorasyonuna karar verilmiş ve restorasyonun yüzde 98’i bitmiş. Sadece cami bahçesinde bazı yerler peyzaj çalışması yapılacak. Kısa bir süre sonra cami ibadete açılacak.”

Hacıoğlu, tarihi ve kültürel eserlerin korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasının önemli olduğunu belirtti.

Caminin açılmasıyla İnecik’in tarihi yapılarıyla daha fazla ilgi çekeceğini düşündüğünü aktaran Hacıoğlu, şöyle devam etti:

“Tarihi yapıların yanı sıra İnecik’in sucuğu ve eti de meşhur. Burası Çanakkale, Selanik yolu üzerinde olduğu için önemli bir geçiş güzergahında. O yüzden İnecik’in gastronomisi, tarihi, kültürel yapısıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekeceğini düşünüyorum.

Mirliva Hüseyin Paşa Cami mimari özellikleri bakımından da önemli bir cami. 1498 Osmanlı’nın ilk dönemi sayılabilir. Bu cami T planlı mimari özelliklerini taşıyan bir cami. Gelen misafirin barınma ve yemek yiyebileceği özelliklerini barındıran bir camidir. Bu eserin restore edilip gelecek kuşaklara aktarılacak olmasında emeği olan Vakıflar Genel Müdürlüğümüze ve Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz.”

ADANA (AA) – Aybaba, yaptığı yazılı açıklamada, mavi-lacivertli takımla yollarını ayırdığını anımsatarak, “Bu güzel serüvene hangi koşularda başladığımızı, bizden önce neler yaşandığını ve kulüp olarak bugün geldiğimiz noktayı değerlendirmiyor, futbol kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Sadece bu zaman dilimi içerisine sığdırılan mucize hikayeye, hakkaniyetli bakmanızı temenni ediyorum. 46 yıllık futbol yaşantımın hiçbir döneminde, yaptığım fedakarlıkların, ülke futboluna kazandırdığım oyuncuların ya da elde ettiğim başarıların fark edilmesini, takdir görmesini ya da teşekkür edilmesini beklemedim. Konu güzel memleketim olduğundan, yine böyle bir beklentide değilim. Çok şey konuşabilir, anlatabilirim. Ancak futbol yaşantım boyunca yapmadığım bir şeyi, şimdi yapmanın çok anlamlı olmayacağını düşünüyorum. Elimizden gelenin en iyisini yaptık. Bunu bilmeniz yeterli.” ifadelerine yer verdi.

Kamuoyunda tartışılan bazı konularda adının geçtiğini aktaran Aybaba, açıklamasında şunları kaydetti:

“Süper Lig’e çıkışımız itibarıyla kulübün içerisinde gelişen bir takım olayların, futbol doğrularım ile örtüşmediğinin bilinmesini istiyorum. En mutlu olmamız gereken dönemlerin bir çoğunu maalesef üzgün ve mutsuz geçirdik. Sonuç olarak paylaşmaktan hicap duyacağım bazı hadiseler sebebiyle karşılıklı olarak ayrılık kararı verdik. Bu kararın iki taraf içinde hayırlı olmasını diliyorum. Tüm Adana Demirspor taraftarlarına, şehrin önde gelenlerine, bana hissettirdikleri karşılıksız sevgi ve gösterdikleri itibar için teşekkür ediyorum. Bu değerlerin, satın alınamayacak şeyler olduğunu, bir hemşehriniz olarak çok iyi biliyorum.”

Muhabir: Eren Bozkurt