Yeşil deniz kaplumbağası Patara Plajı'na 9 yıl sonra yuva yaptı

ANTALYA (AA) – Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün desteğiyle “Patara Deniz Kaplumbağaları Koruma Projesi” kapsamında 3 yıldır Antalya’nın Kaş ilçesinde caretta carettaların korunması için çalışma yürüten Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyüp Başkale, AA muhabirine, her yıl mayıstan ekime kadar bölgede “yaşam nöbeti” tuttuklarını söyledi.

Geceleri 10 kişilik ekiple özellikle Patara kumsalında ergin bireylerin yumurta bırakmalarını ve ağustosla yavru çıkışlarını takip ettiklerini aktaran Başkale, bölgede genelde caretta carettaların yuva yaptığını dile getirdi.

Başkale, Türkiye’de yuva yapan kaplumbağalardan birinin de ender görülen yeşil deniz kaplumbağaları olduğunu söyledi.

Bu kaplumbağaların genelde Türkiye’nin doğu sahilleri ile Kıbrıs’ta yuva yaptığına işaret eden Başkale, şöyle devam etti:

“Batı sahillerine ise nadiren çıkış yapıyor. Nesilleri caretta carettalardan daha fazla tehlike altında. Arazi çalışmaları esnasında doktora öğrencimiz uzman biyolog Ayfer Şirin, yuva yapan bir yeşil deniz kaplumbağasını Patara Plajı’nda tespit etti. En son 2012 yılında bu plajda görülmüştü. Bu durum bizi çok heyecanlandırdı, mutlu etti. Kaş’ın koylarındaki deniz çayırlarında beslendiklerini biliyorduk. Orada kış aylarını geçiriyorlardı ancak kumsala hiç çıkmıyorlardı. Buraya yuva yapmaları koruma projemizin başarısını gösteriyor.”

“Bu yıl yüzde 10 daha fazla yuva olacağını tahmin ediyoruz”

Bölgede 2019’da 330 yuvayla rekor kırdıklarına değinen Başkale, “Bu yuva sayısı son 28 yılın en yüksek rakamıydı. Geçen yıl 434 yuvayla rekoru yeniledik. Bu yıl yuvalamanın başında olmamıza rağmen 250’nin üzerinde yuva tespit ettik. Bu yıl yüzde 10 daha fazla yuva olacağını tahmin ediyoruz.” dedi.

Kovid-19 salgını nedeniyle insanların sahillerde yoğunluk oluşturmadığına dikkati çeken Başkale, kaplumbağaların rahatlıkla sahile çıkıp, yuvalarını yaptığını kaydetti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANTALYA(AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2020’yi Patara yılı ilan etmesinin ardından taş yığını şeklindeki 2 bin yıllık deniz fenerinin ışığının yüzyıllar sonra yeniden yanması için çalışma başlatıldı.

Roma İmparatoru Neron’un prestij eseri olarak yaptırılan 26 metre uzunluğundaki deniz fenerini ayağa kaldırmak için alanda “taş hastanesi’ kuruldu.

İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde yapılan veri değerlendirmesi çalışmaları kapsamında 2 bin 595 taş, tek tek modelle ve deprem simülasyonuna yönelik 3D optik tarama, statik ve güçlendirme malzemesi için ultrason taramasından geçirildi.

Antik fenerin taşları temizlendikten sonra güçlendiriliyor

Vinçler yardımıyla kaldırılan taşlar, taş hastanesine alınarak saf su ile yıkandıktan sonra çatlakları da enjeksiyon ile güçlendiriliyor, kırıkları ise özel bir karışımla yapıştırılıyor.

Cerrah titizliği ile elden geçirilen taşlar orijinal yerlerine yerleştirilmek üzere taş hastanesinden çıkarılıyor.

Bu taşların hastaneden çıkarılmasıyla kule, 6 metrelik podyumun üzerine yükselmeye başladı.

Anadolu Ajansı ekibi 26 kişinin görev yaptığı taş hastanesinde hassasiyetle yürütülen çalışmaları görüntüledi.

“Fener, Antalya ve Türkiye için önemli bir simge olacak”

Patara Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Havva İşkan Işık, AA muhabirine, taşların deyim yerindeyse tedavilerini yaptıklarını söyledi.

Fenerin yığma taş usulü ile inşa edilmiş bir yapı olduğuna işaret eden Işık, ağırlığı 2 bin tonun üzerinde olduğu için taşların ciddi bir yüke dayanmak zorunda kaldığını ve bu nedenle taş hastanesinde yapılan çalışmaların çok önemli olduğunu ifade etti.

Yapacakları bir milimetrelik bir hatanın bile kule yükseldikçe daha büyük sıkıntılara yol açabileceğini anlatan Işık, “Taş hastanesinde milim milim çalışıyoruz. Hata yapmadan ilerliyoruz. Fener, Antalya ve Türkiye için önemli bir simge olacak. Bu nedenle aşırı dikkatli davranıyoruz.” dedi.

Kuleyi yükseltmeye başladıklarına dikkati çeken Işık şöyle konuştu:

“Fenerin ışığı yüzyıllar sonra yeniden yandığı zaman simgesel olarak ülkemizin kültürel ve arkeolojik mirasına çok pozitif bir ışık düşmüş olacak. Fener ayağa kalktığında uluslararası deniz fenerleri sistemi içerisinde anılmaya başlayacağını umuyorum. Dünyada deniz fenerleri tüm ülkelerde özel bir ilgi alanıdır. Roma İmparatorluğu’nun en bilinen imparatorlarından Neron’un yaptığı deniz fenerinin ışığını görmek bütün dünyayı heyecanlandıracaktır. Tanıtım açısından çok önemli.”

Patara Deniz feneri

Patara Deniz Feneri, MS 54 yılında Roma’nın en tanınan imparatorlarından Neron tarafından inşa ettirildi. Fenerin üzerinde altın harflerin yer aldığı yazıtta, “İmparator Neron’un, fenerin yapım tarihi ve hangi vali tarafından inşa ettirildiğini anlatan ifadelerinin yanı sıra “Ben İmparator Neron. Bu feneri denizcilerin selameti için yaptım.” yazıyor. 6 metrelik podyum üzerinde 26 metre yüksekliğindeki fenerin 1481 yılındaki Rodos depreminde sarsıntının etkisi ve oluşan tsunami ile yıkıldığı tahmin ediliyor.

ANTALYA (AA) – Patara Antik Kenti’nde bulunan 26 metre uzunluğundaki deniz fenerinin kulesinin 2021’de tamamlanması planlanıyor.

Patara Antik Kenti’nde Roma İmparatoru Neron’un prestij eseri olarak yaptırılan deniz fenerini orijinal taş malzemeleriyle yükseltmek için çalışmalar devam ediyor.

Taş yığını şeklindeki yapının çevresinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda eserin orijinal malzemeleri gün yüzüne çıkarıldı. Burada bulunan taşlar, bölgede kurulan “taş hastanesi”ne getiriliyor. İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde yapılan veri değerlendirmesi çalışmaları kapsamında taşlar, tek tek modelle ve deprem simülasyonuna yönelik 3D optik tarama, statik ve güçlendirme malzemesi için ultrason taramasından geçiriliyor.

Veri değerlendirilmesinin bitmesiyle 26 metre uzunluğundaki fener kulesinin bir ay sonra yükselmeye başlaması ve 2021’de tamamlanması planlanıyor.

“Çok aşırı dikkatli ilerliyoruz, çok önemli bir eser”

Patara Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Havva İşkan Işık, AA muhabirine, deniz fenerinin çok detaylı bir restorasyon sürecinin bulunduğunu söyledi.

Ultrason ve optik taramalarla altyapı çalışmaları yaptıklarını aktaran Işık, bu işlemin ardından taşları orijinal yerlerine yerleştirmeye başlayacaklarını dile getirdi.

Işık, çalışmaların ardından yeniden işlevine döndürülecek olan fenerin ışığının yanmaya başladığını belirterek, şöyle konuştu:

“Çok aşırı dikkatli ilerliyoruz. Çünkü çok önemli bir eser. Deniz feneri sadece Patara için değil, Türkiye arkeolojisi için büyük öneme sahip bir yapıdır. Patara’daki fenerin birebir modeli olabilecek bir örneği sadece sikke üzerindeki bir benzeriyle tanımlayabiliyoruz. O da bir sikke üzerindeki Messina Deniz Feneri’dir. İmparator Neron eserinin yanına üstü altın kaplanmış bronz büyük harflerle, bu deniz fenerini denizcilerin selameti için yaptırdığını deklare etmiştir. Neron’un Patara’nın iç limanına da bir deniz feneri yaptırdığını tespit ettik. İkinci fenere bataklığın içinde olduğu ve suların olması nedeniyle ulaşmak ve kazı yapabilmek mümkün değil.”

“Antalya ve Türkiye önemli bir simge kazanacak”

Antik dönemden günümüze ulaşabilen çok az sayıda deniz fenerinin olduğuna işaret eden Işık, dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen İskenderiye Deniz Feneri’nin sadece alt dokusunun ayakta olduğunu ifade etti.

Geri kalan kısmının denizin içinde olduğunu vurgulayan Işık, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bir de ayakta duran en önemlilerinden kabul edebileceğimiz İspanya’daki La Coruna Deniz Feneri. O da geçirmiş olduğu restorasyon faaliyetleri nedeniyle dış görünüşünde kendi öz dokusunu kaybetmiştir. Bu nedenle Patara Deniz Feneri’ne baktığımızda çok büyük oranda kendi orijinal malzemesiyle ayağa kaldırılabilecek bir fenerdir.

Bu fenerin restorasyonuyla sadece Patara değil, mecazi anlamda bir fenerin ışığının altında Antalya ve Türkiye önemli bir simge kazanacak. Önemli bir marka değerine sahip olacak bir fenerdir. Patara denizinin önünden geçen her denizci de bir zamanlar onların selametli yolculuğu için yapılmış olan ve şimdi Türkiye topraklarında olan bu fenerin ışığını selamlar.”