Yeşilay, medyanın madde kullanımı üzerindeki etkisini BM'de anlattı

VİYANA (AA) – Yeşilay Kurumsal İletişim Direktörü Hülya Deniz, "Madde bağımlılığı içerikleriyle ilgili damgalama konusunda olumsuz görüntü ve dil, kişiyi olumsuz bir şekilde etkiliyor. Madde kullanan bir kişi sosyal statü olarak olumsuz bir şekilde gösterilmek yerine, sağlık sorunu olan biri olarak ele alınmalı, öyle yansıtılmalı." dedi.

BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) tarafından Viyana'da düzenlenen 63. Uyuşturucu Madde Komisyonu'nda (CND), Kanada hükümeti tarafından düzenlenen oturumda, medyada yer alan uyuşturucu madde haberleri ele alındı.

"Madde Kullanımı ile Mücadelede Önemli Bir Aktör Olarak Medya" başlıklı konuda sunum yapan Yeşilay Kurumsal İletişim Direktörü Hülya Deniz, Yeşilay'ın madde bağımlılığı konusunda insan haklarına saygılı bir kurum olarak, uyuşturucu madde kullanımı dahil tüm damgalamalara karşı olduğunu söyledi.

Kitle iletişim araçlarında yer alan madde kullanımını değerlendiren Deniz, şunları söyledi:

"Uyuşturucu madde kullanımının medyadaki görünümünü ve dilini incelediğimizde, özellikle online yayınlarda ürün yerleştirme olarak yer alan uyuşturucu maddeyi kolaylıkla tanıyabiliyoruz. Madde bağımlılığı içerikleriyle ilgili damgalama konusunda olumsuz görüntü ve dil, kişiyi olumsuz bir şekilde etkiliyor. Madde kullanan bir kişi sosyal statü olarak olumsuz bir şekilde gösterilmek yerine, sağlık sorunu olan biri olarak ele alınmalı, öyle yansıtılmalı. Kitle iletişim araçlarında yer alan bu tarz olumsuz görüntüler, sadece kişiyi etkilemiyor, ayrıca onun sosyal çevresini, ailesini, arkadaşlarını da etkiliyor. Yeşilay olarak medyanın özelliklerinin de dikkatli bir şekilde analiz edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ana akım medyanın yanı sıra sosyal medya dahil tüm online platformlarda bu izleme faaliyetleri sürdürülmeli."

Programa, Kanada Madde Kullanımı ve Bağımlılığı Merkezi, merkezi İsviçre'de olan uluslararası organizasyonlardan Dianova Derneği, Proyecto Hombre Derneği, Madde Kullanımına Karşı Organizasyon'dan temsilciler de katıldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisi nedeniyle daha çok evde vakit geçirilen bu süreçte can sıkıntısı, yapacak bir şey bulamama, problemleri nasıl çözeceğini bilememe, dürtüleri kontrol etmekte zorlanmak gibi durumların oyun, teknoloji, alışveriş ve benzeri birçok türü bulunan davranışsal bağımlılık riskini artırdığını ifade etti.

Kovid-19 pandemisinin bağımlılıklar üzerindeki etkilerine ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Mücahit Öztürk, stresin arttığı dönemlerde bağımlılık yapan maddelerin kullanım sıklığında, özellikle de sigara tüketiminde artış yaşansa da Kovid-19 pandemisinin sağlıklı yaşamın ve bağışıklık sistemini güçlendirmenin önemini ortaya koyduğunu, bunun da zararlı alışkanlıkları bırakmak için motivasyon oluşturduğunu söyledi.

Yeşilay’ın pandemi sürecinde “Sigarayı bırakmanın tam zamanı” ve “O nefes sana lazım olacak” başlıklı kampanyalar yürüttüğünden bahseden Öztürk, bu çalışmalarda tütün bağımlılığının bağışıklık sistemini zayıflatarak tedaviyi güçleştirdiğinin, sigara içenlerin daha çok Kovid-19 riski altında olduğunun, dumanın akciğerde öksürük refleksini bloke edip virüs ve bakterilerin solunum yolları ile akciğerde tutunmasını kolaylaştırdığının vurgulandığını anlattı.

Prof. Dr. Mücahit Öztürk ayrıca bu dönemde yaptıkları “Sigara Kullanım Alışkanlıkları ve Bırakma Eğilimi Araştırması”nın Kovid-19 salgınının sigarayı bırakma düşüncesini artırdığını, son 6 ayda sigarayı bırakan her 10 kişiden birinde salgının etkili olduğunu, her 4 kullanıcıdan 1’inin sigarayı azalttığını ortaya koyduğunu aktardı.

Kovid-19 tedbirleri kapsamında kısıtlamaların artırıldığı bu günlerde Yeşilay’ın bağımlılıklarla mücadele noktasında üzerine düşeni yapmaya devam edeceğini vurgulayan Öztürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tütün ürünlerinin kullanılmaması yönünde yaptığı çağrının da çok değerli olduğunu dile getirdi.

“Ailece etkinlikler yapmak kaygıyı azaltacaktır”

Prof. Dr. Öztürk, daha çok evde zaman geçirilen bu süreçte teknolojik aletlerin kullanım sürelerinin artmasıyla oyun, alışveriş gibi davranışsal bağımlılıkların da tehlike arz etmeye başladığını belirterek, şunları kaydetti:

“Uzun süre evden çıkamama sonucunda bireyler sıkılma, iş yapamama ya da bir şeyleri arkadaşlarıyla paylaşamama nedeniyle problemler yaşayabiliyorlar. Bu durumda da farklı maddelere ya da davranışlara yönelerek kaygılarını ve can sıkıntılarını bu şekilde çözme eğiliminde olabiliyorlar. Önerim; bu süreci bir fırsat görerek avantaja çevirmeleridir. Aile bireyleri ortak etkinlik yaparak belki uzun süredir özlemini çektikleri bir birliktelik de oluşturabilirler.”

Okulların tatil olmadığını, derslerin devam ettiğini, bu nedenle ailelerin çocuklarının derslerini takip etmeleri ve sorumluluklarını yerine getirip getirmediklerini gözlemlemeleri gerektiğini aktaran Öztürk, şöyle devam etti:

“Ebeveynler, işlerini evlerinden sürdürüyorlarsa kendi sorumluluklarını planlamalı, iş yaşam dengesine de özellikle dikkat etmeliler. Günün belli saatlerinde ailece etkinlikler yapmak, paylaşımlarda bulunmak hem kaygıyı azaltacak hem de daha keyifli vakit geçirmelerini sağlayacaktır. Sohbet etmek, birlikte oyun oynamak, film seyretmek, ortak bir kitap okumak, küçük yarışmalar yapmak, anılar anlatmak, var olan hobileri devam ettirmek ya da yeni hobiler oluşturmak bunun birkaç örneği. Çocukların mutfakta ve diğer ev işlerinde anne ve babaya yardımcı olmaları da bir etkinlik olarak keyifli hale getirilebilir. Kısacası günlük yaşam becerilerini kazanmalarını sağlayabilecek birçok faaliyet birlikte yapılabilir.”

“İnternet kullanımında anne babaların iyi örnek olması gerekiyor”

Prof. Dr. Öztürk, ailelerin sahip olduğu her tür bağımlı davranış örüntüsünün, çocuklar tarafından kopyalandığını, bu nedenle çocukların evde kaldığı bu dönemde ailelerin davranışlarına her zamankinden daha çok özen göstermesi gerektiğini anlattı.

Uzaktan eğitimin yaygınlaşmasıyla çocukların teknolojik cihazlarla geçirdikleri sürenin olağan dışı seviyede arttığından bahseden Öztürk, bu konuda ebeveynlere şu tavsiyelerde bulundu:

“Çocukların ekran başında geçirdikleri süre ve ilgilendikleri içeriklerin kontrol edilmesi büyük önem taşıyor. İnterneti yararlı şekilde kullanmaları sağlanmalı çünkü bu nesil görerek ve duyarak daha iyi öğreniyor, bu öğrenme de daha kalıcı oluyor. Erken yaşta sağlıklı yaşamı öğrettiğimizde bu kalıcılık yaşam boyu devam ediyor ve bir yaşam şekline dönüşüyor. Çocuklar internet kullanımını ilk olarak ailelerinden görüp öğrendikleri için annelerin ve babaların bu konuda da iyi birer örnek olmaları gerekiyor. Çocukların teknolojinin doğru kullanımı hakkında bilinçlendirilmesi önemli ancak ilgilerini çekecek sanat ve spor faaliyetleri de hayatlarına kazandırmalı, gençler diğer yeteneklerini geliştirmeleri konusunda teşvik edilmeli.”

Farklı ilgi alanlarına yönelerek ekrandan uzak kalmanın yolları aranmalı

Prof. Dr. Mücahit Öztürk oyun, teknoloji, alışveriş gibi birçok türü bulunan davranışsal bağımlılıklarda kişinin bir madde olmadan belirli bir davranışı gerçekleştirerek beynindeki ödül-haz mekanizmasını aktive ettiğini ve zaman içinde bağımlılığının geliştiğini anlattı.

“Pandemi nedeniyle daha çok evde vakit geçirilen bu süreçte can sıkıntısı, yapacak bir şey bulamama, problemleri nasıl çözeceğini bilememe, dürtüleri kontrol etmekte zorlanma gibi durumlar davranışsal bağımlılık riskini artırıyor” diyen Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Davranışsal bağımlılığın birçok belirtisi var. En çok bilinen belirtileri arasında ise davranışı sürekli yapma ihtiyacı, davranışa planlanandan daha uzun süre ve sık devam etmek, zamanın çoğunu davranışla meşgul olarak geçirmek, davranışı kontrol etme, bırakma ya da azaltma konusunda başarısız girişimler, iş, aile ve akademik başarıda olumsuz sonuçlar, aynı etkiyi alabilmek için davranışın sıklığını ve miktarını artırmak, davranış yapılmadığında gergin, huzursuz, sıkıntılı hissetmek yer alıyor. İnternet kullanımı, alışveriş ya da oyun oynama davranışı sosyal ve ekonomik alanlardaki işlevselliği bozmaya başladıysa kişinin mutlaka uzman desteği alması gerekiyor. Ayrıca bireylerin evde hareket etmeleri, farklı ilgi alanlarına yönelerek ekrandan uzak kalmanın yollarını aramaları ve kaygılarıyla başa çıkamadıklarında destek almaları, bağımlılıklardan korunmaları açısından önem taşıyor. Bu dönemde, teknolojik alet kullanımı sınırlanmalı, çeşitli hobiler edinilmeli. Telefonda geçirilen süreyi ölçmek için kullanılan uygulamalar da faydalı olacaktır.”

Prof. Dr. Öztürk, davranışsal bağımlılıklarda, hareketsiz yaşamı tercih eden, arkadaş edinme ve iletişim kurma becerileri az olan, aile üyeleriyle sağlıklı iletişimi olmayan, hayatında kaliteli vakit geçirebileceği aktiviteler bulunmayan, sosyal ilişkilerinde kendini ifade etmekte güçlük yaşayanların daha fazla risk altında olduğuna dikkati çekti.

Davranışsal bağımlılıklar için YEDAM, psikolojik ve sosyal destek sağlıyor

Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk, Yeşilay Danışmanlık Merkezinde (YEDAM), bağımlı ve yakınlarına ücretsiz psikolojik danışmanlık ve rehabilitasyon desteği sunduklarını aktardı.

Davranışsal bağımlılıklar için de çalışmalar yürüttüklerini, bu çalışmaların danışanlara sağlanan psikolojik ve sosyal destekle birlikte ilerlediğini anlatan Öztürk, gerekli görülen durumlarda, özellikle eşlik eden bir psikopatoloji varsa danışanın ilaç desteği için yönlendirildiğini, böylece üç ayaklı ve kapsamlı bir süreç yürütüldüğünü ifade etti.

Pandemi sürecinde de çalışmalarını sürdüren YEDAM’ın bugüne kadar 260 bini aşkın çağrı aldığını, bu aramaların 19 bininin tütün, 8 bininin alkol, 16 bininin madde, 3 bininin kumar ve 682’sinin teknoloji bağımlılıkları için yapıldığını aktaran Öztürk, sigarayı bırakmak maksadıyla gelen çağrılarda da 9 kat artış yaşandığını dile getirdi.

Prof. Dr. Mücahit Öztürk, bağımlılıklarından kurtulmak isteyen herkese yardımcı olmaya hazır olduklarının altını çizerek, destek almak isteyenlerin 444 79 75 numaralı YEDAM Danışma Hattına başvurabileceklerini sözlerine ekledi.

İSTANBUL (AA) – "Bağımlıklıklar Mücadelenin 100. yılında Sağlıklı Yaşamın Önemi" ana temasıya bu yıl dördüncüsü düzenlenen "Uluslararası Yeşilay Karikatür Yarışması"nda ödüller sahiplerini buldu.

Yeşilay tarafından alkol, uyuşturucu madde, tütün ve teknoloji bağımlılığına karşı uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmek ve bu konuda düşünmelerini sağlamak amacıyla düzenlene yarışmanın ödül töreni, yeni tip koronavirüs tedbirleri kapsamında online olarak gerçekleştirildi.

– Yarışmaya bu yıl 55 ülkeden 479 karikatürist başvuru yaptı

Yarışmaya bu yıl 55 ülkeden 479 karikatürist, 908 eser ile başvuru yaptı. Kazananların 24 Şubat'ta belirlendiği yarışmada birincilik ödülünü Türkiye'den Fethi Gürcan Mermertaş, ikincilik ödülünü Rusya'dan Vladimir Nenashev ve üçüncülük ödülünü Türkiye'den Faruk Düz aldı.

Yarışma kapsamında verilen başarı ödüllerine Endonezya'dan Jitet Kustana, Türkiye'den Kürşat Zaman ve İran'dan Hamid Ghalijari değer görüldü. Yarışmada ayrıca "Mazhar Osman Ödülü"ne Ahmet Öztürk Levent, "100. Yıl Özel Ödülü"ne ise Hakkı Uslu seçildi.

Ödül töreninde konuşma yapan Yeşilay Genel Başkanı Mücahit Öztürk, bağımlılık konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenledikleri karikatür yarışmasından bekledikleri sonuçları aldıklarını belirterek, şunları kaydetti:

"Karikatür bazen bir resimden ya da şekilden ibaret değildir. Bu resim ve şekil birçok anlam ifade eder. Bu nedenle özellikle gençlerin ve çocukların karikatüre olan ilgisi de bizim açımızdan çok değerlidir. Bu yarışmaya gelen her eser de bizim için çok kıymetlidir ve biz bunların doğru mesajlarını tü insanlığa ulaştırmaya çalışıyoruz."

– "Yarışmamıza her yıl artan oranlarla katılım sürmekte"

Yeşilay Bilim Kurulu Başkanı aynı zamanda yarışmanın jüri üyesi Prof. Dr. Peyami Çelikcan da yarışmanın ilk yıllarında bağımlılık gibi ciddi bir sorunu karikatürün mizahi diliyle buluşturma konusunda bazı endişelerinin olduğunu söyledi.

Çelikcan, yarışmanın çağrısını yaptıktan sonra onlarca ülkeden yüzlerce karikatüristin katıldığını aktararak, "Yarışmaya gösterilen ilgi kadar, karikatürlerin kalitesi de bizleri çok cesaretlendirdi. Yarışmaya katılan bütün karikatürleri, sergi yoluyla, kataloglar basarak, gazetelerde kullanarak, Yeşilçay'ın bütün çalışmalarında kaliteli bir şekilde değerlendirdik." diye konuştu.

Bugüne kadar yarışmaya katılan eserleri Türkiye'nin yanı sıra Avrupa ve ABD'de sergilediklerine işaret eden Çelikcan, "Karikatürleri bu şekilde etkin kullanmamızın bir yansıması olarak 4 yıldır yarışmamıza her yıl artan oranlarla katılım sürmekte." ifadesini kullandı.

Törende ayrıca Yeşilay Genel Müdürü Sultan Işık bir konuşma yaptı. Yarışma katılan eserler, aynı zamanda "www.yesilay.org.tr" adresinde yer alan sanal sergi ile görülebilecek.