Yılanın ısırdığı çocuk hastanede tedavi altına alındı

ERZURUM (AA) – Erzurum'da, bahçe işleriyle uğraştığı sırada yılanın parmağından ısırdığı 15 yaşındaki Taha Kaya hastanede tedaviye alındı.

Oltu ilçesinin Çamlıbel Mahallesi'nde ailesiyle bahçe ekim işleri yapan Kaya'nın parmağını yılan soktu.

Ailesinin yardımıyla Oltu Devlet Hastanesine kaldırılan çocuk tedavi altına alındı.

Taha Kaya, AA muhabirine, "Fasulyelere sırık dikmek için tarladaydık. Babam sırıkları dikerken ben de geçen yıldan kalan sırıkları taşıyordum. Sırıkları yerden kaldırmak için elimi altına soktuğumda sert bir acı hissettim. Elimi çektiğimde sol elimin yüzük parmağında yılan asılı duruyordu, sallayıp attım. Babam, yılanın parmağımı ısırdığı yerin üstünden bir iple sıkıca bağlayıp hastaneye getirdi" dedi.

Kaya, 72 saat gözetim altında tutulduktan sonra Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilecek.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

MUĞLA (AA) – Muğla'nın Fethiye ilçesinde bir apartmanın merdiven boşluğuna giren yaklaşık 2 metre uzunluğundaki yılan, itfaiye ekiplerince yakalanarak doğaya salındı.

Büyükşehir Belediyesi Fethiye İtfaiye Grup Amirliği ekipleri, Çamköy Mahallesi Yungucular Cadddesi'ndeki bir apartmanın merdiven boşluğunda yılan görüldüğü ihbarı üzerine bölgeye gitti.

Ekiplerce zarar verilmeden yakalanan yılan daha sonra doğal yaşam alanına bırakıldı.

TRABZON (AA) – Kütükçü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, havaların iyice ısındığı bu ayların, sürüngenlerin çiftleşme dönemi olduğunu belirterek, bu nedenle etrafta daha fazla görülmelerinin normal olduğunu aktardı.

Yılanların, soğukkanlı oldukları için günün sıcak saatlerinde serin yer ararken evlerin alt katlarına ve araç altlarına girebildiklerini ifade eden Kütükçü, kemirgen ve yuvalardaki kuş yavruları ile beslenmeye çalıştıklarını dile getirdi.

Kütükçü, yerleşim yerlerine yakın yerlerde görülen yılanların, çoğunun zehirsiz ve kemirgenlerle beslenen türler olduğuna işaret ederek, kalabalık şekilde görülenlerin ise su yılanları olduğunu vurguladı.

Yılanların da her tür gibi doğa sisteminde görevleri bulunduğunun altını çizen Kütükçü, şu değerlendirmede bulundu:

“Kenelerin neden olduğu Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı, Doğu Karadeniz’de ve İç Anadolu’da çok görülüyor. Bu hastalığa yol açan kenelerin ara konağı da fare ve sıçan gibi küçük kemirgenler. Bunların nüfusunu kontrol eden de büyük oranda kemirgenle beslenen yılanlar. Yılanların popülasyonu azaldığı zaman kemirgenler artıyor. Keneler çiftlik hayvanlarına, onlardan da insana geçiyor. Haziran, temmuz aylarında erişkin kenelerin çoğalması, kemirgen nüfusunun yoğunluğu ile alakalı. Her gördüğümüz yılanı korkumuzdan öldürmeye çalışırsak bu örnekte de olduğu gibi zoonoz hastalıkların önünü açmış oluruz.”

“Gündüz aktif olan yılanların çoğu zehirsiz”

Kütükçü, özellikle gündüz aktif olan yılanların çoğunun zehirsiz olduğuna ve çok zorlamadıkça da insanı ısırmayacağına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Bizler daha dikkatli olmalıyız. Taşı kaldırırken, otları biçerken yılan olabileceğini düşünüp panik olmamamız gerekiyor. Depo, ardiye gibi özellikle evlerin alt katlarındaki bölümlerde olmalarını istemiyorsak buralarda kemirgen kontrolüne gidilebilir. Kapı ve pencerelere sineklik takılabilir. Eğer yılan gören kişi, nasıl davranması ya da türüne ilişkin bilgi almak istiyorsa, WWF-Türkiye Yaban Hayatı İlk Yardım Hattı’na ulaşmak için 0850 2030993 numarayı arayabilirler. Biz kendilerine yardımcı olmaya çalışırız. Eğer yılan eve, kapalı alana girmişse de kendileri müdahale etmeden Doğa Koruma ve Milli Parklar ile itfaiyeyi arayarak yardım isteyebilirler.”

Yılanları, mutlaka öldürülmesi gereken canlılar olarak görmenin yanlış olduğunu vurgulayan Kütükçü, şunları kaydetti:

“Yılanlar hem hastalık taşıma riski hem de tarımsal üretime zarar veren kemirgenleri ortadan kaldırma noktasında önemli canlılardır. Hayvanların dönemsel hareketlerini vatandaşlarımız çoğalma olarak algılayabiliyor ya da ilk görme anındaki panikle boyutlarının büyüklüğünden bahsedebiliyorlar. Yılan sokma vakası yaşandığında da yankısı büyük olabiliyor, halbuki her yıl sığır saldırısı sonucu yüzlerce insan ölüyor ya da arı sokması sonucu da insanlar ölebiliyor. Burada bilinmesi gereken en önemli şey, arazide çalışan kişilerin, yanlarında böcek, arı ya da yılan sokmalarına karşı antialerjik ilaç bulundurmaları gerektiğidir. Eğer yoksa da böyle bir durum yaşandığı takdirde hastanelerde panzehir bulunuyor, hemen bir sağlık kuruluşuna müracaat etmeliler.”

Kütükçü, vatandaşların 114 nolu Ulusal Zehir Danışma Merkezini arayarak zehirlenmelerle ilgili bilgi alabileceklerini de sözlerine ekledi.