'Yılın kadın sporcusu' Sümeyye Boyacı Türkiye'ye ilki yaşatmak istiyor

ESKİŞEHİR(AA) – 2019 Dünya Paralimpik Yüzme Şampiyonası’nda ikinci olan Sümeyye Boyacı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 4 Kasım’da Gillette-Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri’nde hem yılın paralimpik hem de yılın kadın sporcusu seçilmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Türkiye’nin prestijli ödüllerinden ikisine sahip olduğunu anlatan Boyacı, şöyle konuştu:

“Bu yıl sadece bir değil iki ödül aldım. Hem yılın paralimpik hem de yılın kadın sporcusu seçildim. Henüz 17 yaşında bu iki ödülü birden almak beni çok mutlu etti. Sporcular olarak madalya ve ödüller alıyoruz. Bunlarla birlikte insanlara verdiğimiz ilham vermek ve onlara örnek olmak daha önemli. Yüzme branşında Türkiye’ye ilk uluslararası madalyayı getirmiş olmak ve ülkeme yaşattığı gurur çok başka. Bu yolda aynı azim ve motivasyonla çalışmaya devam ediyorum. Önümüzde Tokyo Olimpiyatları var. Pandemi nedeniyle 2021’e ertelenen olimpiyatlar için daha fazla ve uzun süre çalışma fırsatı yakaladık. Olimpiyatlarda yüzme branşında ülkemiz hiç madalya alamamış. Ben ilki gerçekleştirmeyi çok istiyorum. İnşallah elimden gelen her şeyi yaparak olimpiyatlarda aynı başarıyı gerçekleştirmek istiyorum.”

Kovid-19 sürecinde spora yoğunlaştı

Boyacı, olimpiyatlara katılmanın her sporcunun hayali olduğuna değinerek, bu hayal için hazırlanmanın büyük bir keyif olduğunu kaydetti.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde spora yoğunlaştığını ifade eden Boyacı, “Kara antrenmanları yaptım. Onun dışında zihinsel antrenmanlara ağırlık verdim. Evde çalışmalar yaptım. Yüzme branşı ve sporcu sağlığı üzerine araştırmalar yaptım.” diye konuştu.

Paralimpik Yüzme Milli Takımı’nın 2021 yılına ertelenen Tokyo Paralimpik Oyunları’nın hazırlıkları kapsamında İstanbul’da yaptığı kampa değinen Boyacı, şöyle devam etti:

“Milli takımın İstanbul’daki kampı güzel geçti. Derecelerimizi aldık. Kovid-19 sürecini nasıl değerlendirdiğimizi görme fırsatı yakaladık. Eksiklerimizi gördük. İyi bir süreç geçirdiysek de üzerine nasıl eklemeler yapacağımızı anladık. Ekip olarak Kovid-19 sürecini iyi değerlendirdiğimizi gördük. Bundan sonra Erzurum’da yüksek irtifa kampımız olacak. Emin adımlarla olimpiyatlara hazırlanıyoruz. Sizden de dualarınızı eksik etmemenizi diliyoruz.”

Boyacı’nın antrenörü Bayrak: “Gelişen ve genç bir sporcu”

Paralimpik Yüzme Milli Takım ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü Antrenörü Mehmet Bayrak ise 6 yıldır birlikte çalıştığı Sümeyye Boyacı’nın başarılı bir sporcu olduğunu söyledi.

Sümeyye’nin hiçbir şekilde yılmadan çalıştığının altını çizen Bayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“En son katıldığı Dünya Şampiyonası’nda vazgeçmeyen yapısını göstererek madalya kazandı. Böyle bir sporcuyla çalışmaktan mutluyum ve gurur duyuyorum. Sümeyye gelişen ve genç bir sporcu. Gençlik ve Spor Bakanlığının bize sağladığı olanaklarla 25 Mayıs’tan beri havuzda çalışmaya devam ediyoruz. İstanbul kampını başarılı şekilde tamamladık. Önümüzdeki ay Erzurum’da yüksek irtifa kampına gideceğiz. Bu kampı ilk kez deneyimleyeceğiz.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KONYA (AA) – Koyuncu Tuz İşletmeleri, Tuz Gölü’nün 16 kilometrekarelik alanından, yıllık 1 milyon 300 bin ton ham madde ve 400 bin ton mamul madde üreterek 70’ten fazla ülkeye ihracat yapıyor. İhracat yapılan ülkelerin başında ise ABD geliyor.

Mamul olarak 25 sektörün ihtiyacına cevap veren firma, ABD’nin Florida eyaletine özel havuz temizleme tuzu da üretiyor. Floridalılar, eyaletteki yapı marketlerde bulunabilen ve “pool salt” denilen bu ürünle yüzme havuzlarının hijyenini sağlıyor.

“Kaliteli mamul üretimiyle dünya rekabetinde öne çıkıyoruz”

Koyuncu Tuz İşletmeleri Genel Müdürü Ömer Çetiner, AA muhabirine, ham maddeyi mamul haline getirerek dünya pazarındaki birçok rakibi geride bıraktıklarını ve tuzun katma değerini 2-3 katına çıkardıklarını söyledi.

Çetiner, “Biz yaklaşık 25 farklı sektöre, bizzat sektörün ihtiyacına göre farklı mamul yapabilme kabiliyetine sahibiz. İhracat yaptığımız ülke sayısının artması tamamen bu etkendendir.” diye konuştu.

Tuzun, dünya üzerindeki birçok sanayi kolunda doğrudan ya da dolaylı kullanıldığını belirten Çetiner, şunları kaydetti:

“Tuz kullanımı, tüm dünyada çok yaygın. İlginç olan şu; Birleşmiş Milletlere üye olup tuz üretmeyen, ithalat ve ihracat yapmayan hiçbir ülke yok. Tuz tüm dünyada bu kadar yaygın bulunan bir ürünken, bunun ihracatını yapabilmek, gerçekten o ürüne bir katma değer sağlayıp, hizmetinizde bir farklılık yaratıp rekabetçi piyasada ayakta kalabilmenize bağlı. Eğer ürününüzü yeteri kadar kaliteli yapamazsanız dünyanın dört bir tarafına gidemezseniz, bu ürünü satamazsınız.”

“Florida’daki on binlerce yapı markette bizim tuzumuz var”

Çetiner, üretim kalemleri arasında havuz temizleme tuzu da bulunduğuna ve bu ürünün en önemli pazarlarından birinin ABD’nin Florida eyaleti olduğuna dikkati çekti.

Florida’da havuz tuzu pazarının lideri olduklarını dile getiren Çetiner, şöyle devam etti:

“Amerika Birleşik Devletleri’nin tatil beldesi, Kuzey Amerika’nın güneyindeki Florida eyaletidir. En meşhur şehri de Miami’dir. Florida’da çok sayıda müstakil ev bulunuyor ve her evin önünde bir havuz var. İnsanların havuzlarında güvenli şekilde yüzebilmesi için havuzun ve suyun mutlaka iyi dezenfekte edilip, iyi klorlanması gerekiyor ve bu, çok özel tuzlarla yapılabiliyor. Biz Florida’nın ihtiyacı olan özelliklerde, ambalajda, büyüklükte üretim yapıyoruz ve en çok bizim tuzumuz tercih ediliyor. Bu tuzların üretimdeki yıkama ve kurutma aşamaları daha farklı. Ayrıca diğerlerine göre saflık oranı daha yüksek. Tuz Gölü’nden çıkardığımız tuzlar diğer ülkelerde üretilen tuzlardan daha kaliteli. İşleme aşamasında da kaliteden ödün vermiyoruz. Bu nedenle tuzlarımız birçok ülkede ilgi görüyor. Son 5 yılda çok ciddi bir pazar payına ulaştık. Florida’ya yıllık 20 bin ton tuz satışımız var. Eyaletteki birçok yapı markette bizim ambalajlarımızla bizim tuzumuz bulunuyor.”

Çetiner, havuz tuzlarının kullanımının da havuzun ebatına göre değiştiğini belirterek, “Bu tuzlar bazı havuzlarda serpme olarak kullanılıyor, bazılarında hazneye konularak kullanılıyor.” dedi.

İZMİR(AA) – Henüz 2,5 yaşındayken otizm tanısı konulan Artun Özdemir’in ailesi, başta büyük üzüntü yaşasa da çocuklarının sosyal hayattan kopmaması adına yeteneğini de keşfederek onu yüzmeye yönlendirdi.

9 yaşından beri sürekli kulaç atan ve katıldığı yarışlarda 38 madalya kazanan Dokuz Eylül Üniversitesi Spor Kulübü lisanslı sporcusu Artun’u, antrenörü Deniz Bora Alkan ve babası Feridun Özdemir çalıştırıyor.

Çalışmalarını olimpik havuzun yanı sıra evlerinin bahçesindeki yarı olimpik havuzda sürdüren ve günde yaklaşık 8 kilometrelik mesafe kateden Özdemir, suyun içinde bambaşka bir hale bürünüyor.

Bu yıl gerçekleşen spor lisesi sınavlarında başarılı olamayan ancak yüzmedeki başarısı, istikrarlı ve azimli çalışması dikkate alınarak Buca Atatürk Spor Lisesi’ne kabul edilen Artun, Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Yüzme Milli Takımı formasını giyip paralimpik oyunlarında ülkesini temsil etmek istiyor.

Bu doğrultuda çalışan ve konuşma güçlüğü çeken Özdemir, paralimpik oyunlarına katılmak istediğini belirtiyor.

Oğluyla yakından ilgilenen anne Işın Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Artun’a otizm tanısının 2,5 yaşındayken konulduğunu ve bunu öğrendiğinde yaklaşık 1 hafta kendine gelemediğini söyledi.

Sonrasında kendilerini toparlayıp bundan kaçışın olmadığını ve evlatları için ne gerekiyorsa yapmaları gerektiğine karar verdiklerini anlatan Özdemir, “Otizmin bir farklılık olduğunu kavradıktan sonra eşimle Artun’un farklılıkları ile birlikte güzel bir yaşam sürmek ve bunun için elimizden ne gelirse en iyisini yapmaya karar verdik. Doktorumuz 2 saat bizimle görüştü ve bize Artun’un ileride çok başarılı bir bilim adamı, sanatçı hatta çok iyi bir sporcu olabileceğini söyledi. Bu sözler kulağımdan hiç gitmez. Çok üzgün olarak girdiğimiz muayene odasından tebessümle çıktık.” dedi.

Işın Özdemir, Artun’un küçük yaşlarda yüzmeye ve suya ilgisinin olduğunu anladıklarını ve bunun üzerine böyle bir yola girdiklerini ifade etti.

Daha sonra oğluna yüzme antrenörü bulduklarını anlatan Özdemir, “Baktık ki çok hızlı öğreniyor. Karada olduğundan çok daha farklı bir hale bürünüyor ve çok mutlu oluyor bizim için en önemlisi bu aslında. Mutlu olduğu için de başarısı çok hızlı ilerliyor. Böylelikle yüzme sporuna adım atmış oldu. 9 yaşında teknik eğitimlere başladı. Çok hızlı öğrendi. 10 yaşında federasyonun yarışlarına katıldı ve derece aldı. İlk aldığı dereceyle yüzmeye daha çok yöneldik. Artun yaşı itibarıyla kendini yeni göstermeye başlayacaktı. Ancak pandemi sürecinde bu imkan olamadı. Bundan sonraki yarışları bekliyoruz.” diye konuştu.

“En önemli hedefimiz paralimpik olimpiyatlar”

Oğlunun liseye kayıt yaptırdığını dile getiren Özdemir, şöyle devam etti:

“Artun yüzmede çok başarılı ama okulumuzun giriş testlerinde maalesef yüzmeyle ilgili bir test programı yoktu. Artun, karada çok başarılı olamadığı için sonuca ulaşamadı. Bunun üzerine Buca Atatürk Spor Lisesi yetkilileri bize yardımcı oldular ve Bakanlığa dilekçe yazdık. Eski bakanımız Sayın Ziya Selçuk, sağ olsun bizi görmezden gelmedi. Artun’un başarılarını da dikkate alarak okula kabul edilmesini sağladı. Artun milli olmak ve uluslararası şampiyonlara katılmak istiyor. En önemli hedefimiz paralimpik oyunları, bunlar için çalışıyor. Çok azimli ve bunu istiyor. Yazın daha çok kendi sitemizin havuzunda çalışmayı tercih ediyor. Haftanın beş günü burada iki günü de üniversiteye gidiyoruz. Orada hocamız programını oluşturuyor. Burada babasıyla birlikte çalışıyorlar. Çok seviyor yüzmeyi bu yüzden yorulmuyor.”

Işın Özdemir, otizm tanısı alan çocuklarda hiperaktivite tanısının da eklenebildiğini, bu durumdaki ailelerin çocuklarını spora yönlendirmelerini tavsiye etti.

Baba Feridun Özdemir ise oğlunun yüzmedeki başarısının kendilerini mutlu ettiğini belirterek, bu doğrultuda çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini anlattı.

Eşiyle çocukları için mücadele ettiklerini vurgulayan Özdemir, “Artun haftanın 6 günü aralıksız antrenman yapıyor. Pandemi döneminde daha çok kondisyona önem veriyoruz. Sabahları 1,5 saat öğleden sonra da 1,5 saat antrenman yapıyor. Gün içerisinde toplamda 8 kilometreye yakın yüzüyor. Şu anda yarış takvimi açıklanmadı amacımız önümüzdeki müsabakalara kondisyonunun sağlamak. Yarışlar açıklandıktan sonra teknik yüzmelere döneceğiz. Ben antrenmanlarda sürekli yanındayım.” diye konuştu.