Yol emniyeti uzmanından sel anında yolda kalan sürücülere hayati tavsiyeler

İSTANBUL(AA) – Uluslararası Yol Emniyeti Uzmanı Mert İntepe, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iklimsel değişikler nedeniyle artık ani yağışlarla karşılaşıldığını, aniden oluşan selin özellikle trafikte büyük tehlikelere yol açtığını söyledi.

İntepe, bu tür doğal afetlere karşı toplumun bilinçlendirilmesinin zararları en aza indirebileceğini belirterek, “Yaşadığımız afetler bazen de bize eksiklerimizi gösteriyor. Son yaşadığımız sel felaketinde de aslında toplum olarak özellikle sürücülerin, bu tür olaylarda nasıl davranacağını yeterli düzeyde bilmediğini gözlemledim. Oysa, sele yakalanan sürücüler ne kadar bilinçli olursa o kadar hayatta kalma şansları artar.” diye konuştu.

Türkiye’de her yıl, sele araçlarında yakalanan 30 kişinin hayatını kaybettiğine dikkati çeken İntepe, bu tür afetlerden korunmanın yollarını anlattı.

En güvenli yöntem, sel beklenirken trafiğe çıkmamak

Trafikte en önemli kuralın can güvenliği olduğunu anımsatan İntepe, sürücülerin, yola çıkmadan önce mutlaka hava tahmin raporlarını değerlendirmeleri gerektiğini kaydetti.

İntepe, sel beklentisi olduğu gün trafiğe çıkmamanın en güvenli yol olduğunu ifade ederek, “Ancak, beklenmedik bir durumda da öncelikli kural, panik yapmamaktır. Baktınız sel var ya da alt geçitte su birikmiş, aracınızla geçmeye çalışmayın. Önceliğiniz artık eve ya da işe gitmek olmamalıdır. Güzergahınızı değiştirin.” değerlendirmesini yaptı.

Özellikle yüksek tabanlı araçlara sahip sürücülerin buna güvenerek selden geçmeye çalıştığını, bunun büyük bir tehlike olduğunu kaydeden İntepe, şöyle devam etti:

“Derinliği bilinmeyen ve kestirilemeyen sulara araçla girmek her durumda büyük tehlikedir. Çünkü, aracınız ne kadar güçlü olursa olsun, egzozuna su girdiğinde aracınız stop edecektir. Böylece suyun ortasında kalmış olacaksınız. Bu su, bir sel ise suyun daha da yükselebileceği manasına gelir ki bu da büyük bir tehlikenin ortasında kaldığınızı gösterir. Su, lastik boyunun yarısına gelmesiyle, aracınız sürüklenmeye başlayacaktır. Bu durumla karşılaştığınızda, eğer aracınız denize ya da büyük bir akarsuya doğru sürüklenmiyorsa, araçta kalmak en güvenli yoldur. Sürüklenen araba nasıl olsa bir yere çarparak duracaktır. Kimi sürücü panikle aracından inerek kurtulmaya çalışıyor. Bu çok yanlış. Seller debisi yüksek sulardır. Bu sulara direnmek çok zordur. Bu nedenle araçla sürüklenmek daha iyidir. Emniyet kemeriniz bağlı şekilde beklemeye devam edin.”

İntepe, sel sırasında lastikler yere temas ettiğinde araç içerisine su girmeyeceğini, taşıtların hareket etmediği ve suların yükseldiğini durumlarda araç kapısından içeri su girmeye başlayacağını söyledi.

Bu durumda sürücünün, araçtakilere panik yapmamaları için telkinde bulunması gerektiğinin altını çizen İntepe, “Eğer artık su araçta boğulma seviyesine vardıysa, sadece ve sadece camdan çıkılabilir. Bu durumda aracınızın elektrik aksamı halen çalışıyorken camlarınızı indirin. Çünkü su yükseldiğinde aracınızın kapısını açmak da artık mümkün olmayacaktır. Bu şekilde kurtarılmayı bekleyin. Çünkü çok iyi bir yüzücü olsanız dahi selde yüzmek çok zordur. Araç içerisinde olmanız sizi, sel sularının getirdiği ve ciddi şekilde yaralanmanıza ya da hayatınızı kaybetmenize neden olacak nesnelerden koruyacaktır. Araç bir yere çarparak durduktan sonra, kurtarılmanız ya da kurtulmaya çalışmanız daha kolay olacaktır.” ifadelerini kullandı.

İntepe, sürücülere acil durumlarda nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda eğitim verilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KASTAMONU(AA) – İzmir’de yaşayan 25 yaşındaki Efecan Çiçek, televizyondan Bozkurt’ta sel felaketi yaşandığını izledi.

Daha sonra yola çıkmaya karar veren Çiçek, otobüsle uzun bir yolculuk yaparak Bozkurt ilçesine ulaştı. İlçede tanıdığı bulunmayan Çiçek, otobüsten iner inmez vatandaşların yardımına koştu.

Burada ekiplere yardım etmeye başlayan Çiçek, Türkiye Diyanet Vakfı ekipleriyle ilçede yaraların sarılması için çalışmaya devam ediyor.

Efecan Çiçek, AA muhabirine, bir süre İstanbul’da çalıştıktan sonra İzmir’e döndüğünü, İzmir depremine tanık olduğunu ve bu durumun kendisini çok etkilediğini söyledi.

Afetlerde insanların nasıl yardıma ihtiyaçları olduğunu gördüğünü ifade eden Çiçek, Bozkurt’taki felaket görüntülerinden sonra elinden ne geliyorsa yardım etmek için ilçeye gelme kararı aldığını anlattı.

Çiçek, “İnsanlara yardım edebileceğimi düşündüm. Daha sonra otobüse bindim. Otobüsle ilk önce Kastamonu’ya, daha sonra Bozkurt’a geldim. Gönüllü olarak hizmetlerde bulunmaya başladım.” dedi.

“Bunları yaparken mutluluk duyuyorum”

Bozkurt’ta Türkiye Diyanet Vakfı ekipleriyle tanıştığını belirten Çiçek, şunları kaydetti:

“Şu anda yemek ve eşya dağıtıyorum, eşya ve su taşıyorum, köylere yardım götürüyoruz. İnsanlara elimizden geldiği kadar faydalı olmaya çalışıyoruz. Bunları yaparken mutluluk duyuyorum. Birbirimizle yardımlaşmamız gerekir. İyi ki gelmişim. Buraya gelirken hiç plan program yapmadım. Televizyonda gördüğüm bir haber sayesinde otobüse binip geldim. Burada işler bitene kadar rutin hayata dönülünceye kadar hizmette bulunmayı düşünüyorum.”

Türkiye Diyanet Vakfı görevlisi Gökhan Dinçel ise Efecan Çiçek’in gönüllülük usulüyle çalışmalara destek verdiğini söyledi.

Efecan’ın Bozkurt’ta bir süre camide yattığını belirten Dinçel, “Kardeşimizle tanıştığımızda, sırf insanlara yardım için buraya gelip, camide yatmasından çok etkilendik. Tamamen kendi imkanlarıyla buraya gelerek buradaki Bozkurt halkına yardım etmiş. Bundan çok mutlu olduk. Kendisi Türkiye Diyanet Vakfı’nın gönüllüsü oldu. Buradaki kardeşlerimize yardım etmeye devam ediyor. Biz de bu durumdan çok memnunuz.” diye konuştu.

Sel felaketinin yaşandığı Kastamonu’nun Bozkurt ilçesindeki okullarda yüz yüze eğitimin başlaması için hazırlıklar sürüyor.

Şiddetli yağışın ardından 11 Ağustos’ta ilçedeki Ezine Çayı’nın taşması, can kayıplarının yanı sıra iş yerleri ile çok sayıda evin su ve balçık altında kalmasına neden oldu. Selde okulların büyük bölümü de zarar gördü.

İl Hıfzıssıhha Kurulu tarafından ilçede yüz yüze eğitimin 20 Eylül’de başlamasına karar verildi.

Okulların yeni eğitim öğretim dönemine hazırlanması için çalışmalar hızlandı. Okul binalarının inşat işleri sürüyor.

Yeni eğitim öğretim döneminde, binası yıkılan Bozkurt Ortaokulu Fatih İlkokulu’nda eğitim verecek. İlkokulun ek binasında da anaokulu öğrencileri eğitim alacak.

Binası zarar gören İmam Hatip Ortaokulu ve Lisesi de Bozkurt Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde eğitim verecek.

Öğrenci ve öğretmenlere tablet dağıtılıyor

Okulların açılacağı tarihe kadar öğrenciler uzaktan eğitim alacak. Öğrenci ve öğretmenlerin problem yaşamaması için 1066 tabletin dağıtımına Bozkurt Kaymakamlığı tarafından başlandı. İlk tabletlerin dağıtımını Kaymakam Murat Atıcı yaptı.

Fatih İlkokulu 4. sınıf öğrencisi Dilek Çetinkaya, AA muhabirine, okullarının selde zarar gördüğünü, okulunu çok özlediğini söyledi.

Çetinkaya, “Okulların bir an önce açılmasını istiyorum. Çok heyecanlıyım. İnşallah arkadaşlarımla mutlu oluruz.” dedi.

Üçüncü sınıf öğrencisi Ecenur Çetinkaya ise “Arkadaşlarımı da okulumu da çok özledim. Okulların açılmasını bekliyorum.” diye konuştu.