Yunanistan, ekonomisindeki daralmaya rağmen son 11 yılın en yüksek savunma bütçesini açıkladı

ATİNA (AA) – Doğu Akdeniz ve Ege’deki gerilimin gölgesinde Atina yönetimi, yıllardır içinde olduğu mali zorluklar, kemer sıkma politikaları ve Avrupa Birliği’nin (AB) desteği sayesinde zorlukla ayakta durabilen ekonomik tablosuna rağmen 2021 için bütçeden silahlanmaya ayırdığı payı 5 kat artırma yoluna gitti.

Savunmaya 2021 için 5,49 milyar avro, savunma harcamalarındaki silahlanma kalemlerine ise 2,5 milyar avro pay ayırdığını açıklayan Atina’nın askeri harcama planı son 11 yılın en yüksek düzeyine ulaştı.

1996’daki Kardak krizinden sonra büyük bir silahlanma programı yürüten Yunanistan, 2010 yılında içine girdiği ekonomik krizden sonra askeri harcamalarını düşürmüştü.

Ülke, 2010’da 4,09 milyar avro, 2011’de 4,917 milyar, 2012’de 4,155 milyar, 2013’te 3,692 milyar, 2014 ve 2015’te ise 3,305 milyar avro savunma bütçesi belirledi.

2016’da 3,21 milyar, 2017’de 3,163 milyar, 2018’de 3,189 milyar avro olan Yunanistan’ın savunma bütçesi, 2019’da 3,388 milyar, 2020’de ise 3,39 milyar avro seviyesinde kaldı.

2020 için silahlanmaya 540 milyon 692 bin avro ayrılmıştı

Yunanistan, geçen yıl için belirlediği savunma bütçesinde silahlanmaya ayırdığı payı, 542 milyon 779 bin avro, bu yıl için ise 540 milyon 692 bin avro düzeyinde tuttu.

Askeri harcamaların ekonomik büyüklüğe oranı bakımından NATO üyesi ülkeler arasında üst sıralarda yer alan ülke, geçen yıl gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 2,28’ini savunmaya harcadı.

Yunanistan, bu yönüyle NATO’nun yüzde 2 hedefi ve AB ülkelerinin yüzde 1,2 ortalamasının üzerinde olmasıyla dikkati çekiyor.

Ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının son 10 yılda yaşanan mali kriz nedeniyle yaklaşık dörtte bir oranında daraldığı göz önüne alındığında askeri kalemlere harcanan tutarın büyüklüğü öne çıkıyor.

2017’den bu yana ekonomisinde toparlanma sinyalleri görülen Yunanistan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının da etkisiyle tekrar daralma eğilimine girdi.

2020 için yüzde 10,5 küçülme tahmini

Yunanistan’ın, 2021 devlet bütçesinde yer alan ekonomik büyüme projeksiyonuna göre bu yıl yüzde 10,5 küçüleceği tahmin edilirken, askeri harcamalarını artırma yoluna giden hükümet, başta ülkedeki muhalefet partileri olmak üzere geniş çevrelerce eleştiriliyor.

Başbakan Kiryakos Miçotakis, Türkiye ile Doğu Akdeniz’de yaşanan gerginliği bahane ederek ordu harcamalarını artırma kararını kamuoyuna “pazarlamak” üzere yoğun çaba sarf ederken, silahlanma planının yüksek maliyeti halkta endişelere neden oluyor.

Yunan basınında yer alan haberlere göre, Fransa’dan alınması planlanan 18 Rafale tipi savaş uçağının ülkeye maliyeti yaklaşık 2,5 milyar avro olacak. Fransa ile gelecek günlerde bu uçakların satın alımı için anlaşma imzalayacak Yunanistan’ın ilk teslimatı gelecek temmuzda alması öngörülüyor.

Gelecek 10 yılda 10 milyar avroluk silahlanma harcaması yapmayı planlayan Yunan yetkililer, ülke ordusuna da 15 bin yeni askeri personel takviyesi yapmayı tasarlıyor.

Yunanistan’ın, Amerikan Lockheed Martin tarafından yapılan F-16 jet filosunu güncelleme projesinin, yaklaşık 1,25 milyar avroluk maliyetle 2027’de tamamlaması bekleniyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Ülker Stadı’nda oynanacak mücadele saat 19.45’te başlayacak. Müsabaka, Exxen dijital platformundan canlı yayınlanacak.

Sarı-lacivertliler, müsabaka öncesi Süper Lig’de Hatay deplasmanından galip ayrılarak haftayı lider kapatmış ve moral depolamıştı.

Grubundaki ilk maçında deplasmanda Almanya’nın Eintracht Frankfurt takımıyla 1-1 berabere kalan ve oynadığı futbolla taraftarını sevindiren Fenerbahçe, Olympiakos’u da yenerek grubunda avantaj yakalamak istiyor.

Konuk Olympiakos ise ilk maçında Royal Antwerp’i 2-1 yenmeyi başarmıştı.

Fenerbahçe’de 8 eksik

Fenerbahçe, Olympiakos karşısında 8 futbolcusundan yararlanamayacak.

Sarı-lacivertlilerde sakatlıklarını atlatan ancak henüz takımla çalışamayan İrfan Can Kahveci, Nazım Sangare ve Jose Sosa’nın yanı sıra sakatlıkları bulunan Serdar Aziz ve Marcel Tisserand karşılaşmada forma giyemeyecek.

Bu isimlerin yanı sıra teknik direktör Vitor Pereira, UEFA listesinde yer almayan Miguel Crespo, Burak Kapacak ve Serdar Dursun’dan da yararlanamayacak.

Fenerbahçe, Avrupa’da 234. kez sahne alacak

Olympiakos’u konuk edecek Fenerbahçe, Avrupa kupalarında 234. kez sahne alacak.

Avrupa kupalarında 45. sezonunu geçiren sarı-lacivertli takım, oynadığı 233 karşılaşmada 86 galibiyet, 49 beraberlik ve 98 mağlubiyet yaşadı.

Bu maçlarda fileleri 291 kez havalandıran Fenerbahçe, kalesinde ise 341 gol gördü.

“Kupa 2″de 120. müsabaka

Fenerbahçe, “Kupa 2” olarak adlandırılan UEFA Kupası ile UEFA Avrupa Ligi’nde 120. maçını oynayacak.

Bu kulvarda 119 karşılaşmaya çıkan sarı-lacivertliler, 51 galibiyet, 28 beraberlik ve 40 yenilgi yaşadı.

Söz konusu müsabakalarda 161 kez ağları sarsan Fenerbahçe, kalesinde ise 153 gole engel olamadı.

Vitor Pereira yönetiminde Avrupa’da 20. maçına çıkacak

Fenerbahçe, Portekizli teknik direktör Vitor Pereira yönetiminde Avrupa arenasında 20. kez sahne alacak.

Sarı-lacivertli takım, Pereira yönetiminde Avrupa kupalarında oynadığı 19 karşılaşmada 9 galibiyet, 6 beraberlik ve 4 mağlubiyet yaşadı.

Bu maçlarda fileleri 26 kez havalandıran Fenerbahçe, kalesinde ise 21 gol gördü.

Muhabir: Süha Gür

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar ile 2. Ordu İleri Komuta Yeri’nde dün yaptığı inceleme ve denetlemeler kapsamında, harekat merkezini ziyaret etti, 6. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı Esas Komuta Yeri’nde görevli personelle bir araya geldi.

Bakan Akar, burada yaptığı açıklamada, Yunanistan’ın Fransa’dan aldığı 18 Rafale savaş uçağı ile Yunan yetkililerin son dönemdeki söylemlerine değindi.

Ege, Akdeniz ve Kıbrıs’ta hak, alaka ve menfaatlerin korunması için kendilerine düşen görevleri kararlılıkla yerine getirmeye devam ettiklerini dile getiren Akar, “Anlaşmalar çerçevesinde barış, huzur, diyalogla sorunlara siyasal çözümler bulunmasından yana olduğumuzu Yunan komşularımıza her zaman söylüyoruz. Yunan komşularımız ise provokatif açıklamalardan, saldırgan söylemlerden bir türlü vazgeçmedi, vazgeçmiyor.” diye konuştu.

Türkiye’nin hukuktan, diyalogdan ve iyi komşuluk ilişkilerinden yana olduğunu bir kez daha vurgulayan Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunu samimi olarak söylüyoruz. Bir tarafta Lozan diğer tarafta Paris antlaşmaları söz konusu. Yunan komşularımız bunları dahi yok saymak, göz ardı etmek gibi bir eğilime giriyor. Bunları kabul etmemiz mümkün değil. Anlaşmalarla gayri askeri statüde olan adalar var. Taraflar bu anlaşmayı yapmış ve ‘Şu adalar silahlandırılamaz, bunlar gayri askeri statüde olacak’ demiş, bunda mutabık kalmışız. Bunlar şimdi silahlandırılıyor. ‘Tehdit var’ diyorlar. Tehdit asla söz konusu değil. Türkiye’nin şu anda Yunanistan’a karşı herhangi bir saldırgan tutumu söz konusu değil. Biz ‘diyalog, uluslararası anlaşmalar, hukuk, teamüller’ diyoruz. Fakat her seferinde provokatif açıklamalarla bizim bu barışçıl yaklaşımımız ters yüz edilmektedir.”

Egemenliği Anlaşmalarla Yunanistan’a Devredilmemiş Ada, Adacık ve Kayalıklar’a (EGEAYDAAK) da değinen Akar, “Yunan komşularımız bunlara da sahip çıkmak gibi bir saldırgan tutum içinde.” dedi. Yunanistan’ın son dönemdeki silahlanma politikalarını da eleştiren Akar, şunları kaydetti:

“Bir silahlanma yarışı tutturmuş, gidiyorlar. Uçak, silah, araç gereç alıyorlar. Üç-beş kullanılmış uçakla güç dengelerinin değişmesi mümkün değil. Dolayısıyla Yunan komşularımızın saldırgan çözümler değil, barışçıl, siyasal çözümler için uğraşmalarını, buradaki sorunlara yönelik çözüm gayretimize katkı sağlamalarını bekliyoruz. Biz bir taraftan istişari görüşmeleri yaparken diğer taraftan NATO’da ayrıştırma usulleri görüşmelerini yapıyoruz. Ayrıca güven artırıcı önlemler çerçevesinde ikisi Atina’da biri Ankara’da olmak üzere üç toplantı yaptık. Dördüncü toplantının da Ankara’da yapılması için kendilerini samimi şekilde davet ediyoruz. Yunan komşularımızın barışçıl çözümleri desteklemelerini ve bu şekliyle Ege ve Akdeniz’in barış denizi olmasını, tarafların refahına katkı sağlamalarını bekliyoruz. Aksi halde bu kadar borcun içindeki Yunanistan’ın ilave birtakım harcamalarla halkının refahına darbe indirmesinin anlamı yok. Çünkü biz iki ülke halklarının iyi komşuluk ilişkileri içinde, refah, barış içinde yaşamalarından yanayız. Tüm çalışmalarımız da buna yöneliktir.”

“Herhangi bir oldubittiye izin vermeyeceğiz”

Yunanistan tarafından yayımlanan NAVTEX’lere yönelik ise Akar, “Turizm döneminde, iki tarafın milli günlerinde, bayramlarında herhangi bir şekilde tatbikat yapılmaması konusunda mutabık kalmamıza rağmen maalesef Yunan komşularımız bunu da göz ardı ederek bunu da ihlal ediyor.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin “barış, uluslararası hukuk, iyi komşuluk” söylemlerinin zafiyet olarak anlaşılmaması gerektiğini de belirten Akar, şöyle devam etti:

“Biz Ege’deki, Doğu Akdeniz’deki ve Kıbrıs’taki hem kendi hem de Kıbrıslı kardeşlerimizin haklarını ve menfaatlerini korumakta ve kollamakta kararlıyız. Bu konuda yapılması gereken ne varsa azimle, kararlılıkla bunları yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Bundan kimsenin tereddüdü olmasın. Herhangi bir oldubittiye izin vermeyeceğimizi de herkesin bilmesini istiyoruz. Bugüne kadar haklarımızı çiğnetmedik, bundan sonra da çiğnetmeyeceğiz. Biz barışçıl yolların esas olması gerektiğini, barış için karşılıklı iş birliğine hazır olduğumuzu tekrar tekrar muhataplarımıza söylemeye devam ediyoruz. Yunan komşularımızdan beklentimiz bu. Olumlu cevap vermelerinin zamanının geldiğine ve bu şekilde sorunlara siyasal çözümler bulunabileceğine inanıyoruz. Bunu sadece biz değil, Yunanistan’daki akademisyenlerin, emekli askerlerin, diplomatların da aynen söylediğini görüyoruz. Bunun, Yunan yöneticiler tarafından da görülmesini ve buna göre tavırlarını belirlemelerini bekliyoruz.”

“50 senedir denenmiş yollarla çözüm olmaz”

Bakan Akar, Kıbrıs konusuna ilişkin ise “50 seneden beri denenmiş yollarla çözüm olmadığı ortada. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Annan Planı’nı reddetmiş bir toplum. Geldiğimiz noktada aynı yerde tekrar zaman kaybetmenin manası yok. Bu konuda KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti kararını verdi. Egemen, bağımsız iki eşit devlet. Bunu herkesin sindirmesi, özümsemesi lazım.” diye konuştu.

Hidrokarbon başta olmak üzere tüm zenginliklerin eşitçe, hakça bölüşülmesinin önemine değinen Akar, “Siz Kıbrıs’taki Türkü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yok sayarak bir yere varamazsınız. Türkiye, anlaşmalarla garantör bir devlettir. Diğer garantörler ne yapar ne yapmaz onu kendileri bilir ama biz garantör olarak hak ve sorumluluklarımızı yerine getirmekte bugüne kadar olduğu gibi kararlıyız.” değerlendirmesinde bulundu.