Yunanistan sınırında ailesini kaybeden 12 yaşındaki Afgan Menice babasıyla buluştu

EDİRNE (AA) – Avrupa'ya geçmek için ailesiyle geldiği Edirne'de, Yunanistan sınırını geçtiği esnada ailesinden ayrılıp kaybolan ve başka bir sığınmacı grupla tekrar Türkiye'ye dönen 12 yaşındaki Afgan uyruklu Menice Arapzade, babası Seyit Arapzade'ye kavuştu.

Avrupa'ya gitmek üzere Edirne'ye gelen 5 kişilik Afgan uyruklu Arapzade ailesi, Yunanistan'a geçtiği esnada Yunan polisinin müdahalesinin ardından kızları 12 yaşındaki Menice'den ayrılmak zorunda kaldı.

Yunan güvenlik güçleri tarafından farklı araçlara bindirildikten sonra başka bir sığınmacı grupla Edirne'ye geri gönderilen Menice, Edirne Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün çabalarıyla, babası Seyit Arapzade'ye kavuştu.

Pazarkule Sınır Kapısı'na giden İl Müdürlüğü ekipleri, Menice'yi alarak babasıyla buluşturdu.

Ailesine kavuştuğu için çok mutlu olduğunu belirten Menice Arapzade, herkese çok teşekkür etti.

Türkiye'de kendisine çok yardım edildiğini ve yüzünün güldüğünü belirten Arapzade, "Geceler babam olmadan benim için çok zor geçti. Her çocuk anne ve babasının yanında olmalı. Çünkü böyle mutlu olurlar. Kimse anne ve babasını kaybetmesin. Her çocuğun anne ve babasının yanında mutlu olacağına eminim." dedi.

Baba Seyit Arapzade ise günlerdir kızını aradığını, Türkiye'nin kendilerine her türlü desteği ve yardımı verdiğini ifade ederek, "Devlete çok teşekkürler. Allah onlardan razı olsun." diye konuştu.

Edirne Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Bilgin Özbaş da kayıp olan Menice'yi babasına kavuşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını, tüm ekiplerin seferber olup Arapzade ailesinin yüzünü güldürdüğünü dile getirdi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

EDİRNE(AA) – Edirne’de Karaağaç Mahallesi’nde kurulan ve “kolombodrumu” (ortak çatı) olarak da bilinen Güvercin Oteli’nde, Türkiye’nin çeşitli illerinden ve Bulgaristan’dan getirilen yaklaşık 1200 güvercin kalıyor.

Kümes tasarımı, zemini ve yapısıyla ön plana çıkan Güvercin Oteli, posta güvercinleri için bünyesinde bir hastane barındırıyor.

Yarışlar esnasında sakatlanan veya rahatsızlanan kuşlara, güvercin hastanesinde görevli veterinerler tarafından müdahale ediliyor.

“Konforlu otelimizde onları en iyi şekilde yarışlara hazırlıyoruz”

Güvercin Oteli’nin işletmecisi Cesur Pakarda, AA muhabirine, güvercin sevgisinin çocuk yaşlarda başladığını, o zamandan bu yana güvercinlerden kopamadığını söyledi.

Yaklaşık 20 yıldır posta güvercini beslediğini anlatan Pakarda, 12 bölümden oluşan Güvercin Oteli ile güvercin meraklılarını bir araya getirdiklerini ifade etti.

Posta güvercini tutkunlarının, yarışlar öncesi kuşlarını bu tesise getirip, otel konforunda barınmaya, sağlık hizmetlerine, yarış eğitimlerinden beslenmelerine kadar tüm hizmetleri alabildiğini vurgulayan Pakarda, “Üniversite sınavına hazırlanan öğrenci gibi düşünün… Ortak kümeste kalan güvercinler burada eğitim alıyor ve yarışmalara hazırlanıyor. Aralarında çeşitli yarışlar oluyor, finale kalan güvercinler de büyük yarışlara katılıyor. Türkiye’nin her ilinden buraya güvercin getiriyorlar. Bizler de konforlu otelimizde onları en iyi şekilde yarışlara hazırlıyoruz.” dedi.

“Türkiye’nin en hızlı güvercini de otelimizde kalıyor”

Pakarda, en son Türkiye genelinde düzenlenen “Golden Cup Ortak Kümes Final Yarışması”na Şanlıurfa’dan katılan Hadi Yağmurlu’nun sahibi olduğu, 477 kilometrelik yolu, 6 saat 33 dakikada tamamlayarak altın kemer ve 60 bin lira ödülün sahibi olan güvercinin de otelde kaldığını anlattı.

Otelde Türkiye’nin en hızlı güvercini dışında çok değerli kuşların da bulunduğun belirten Pakarda, “Buraya gelen her kuşun kendine ait ırkı var. Kısa mesafede iyi olanlar, uzun mesafede iyi olanlar var. Hepsi bilezikli, Türkiye Güvercin Federasyonu’na üye kuşlar. Osmanlı döneminde posta güvercini, posta kuşu olarak bilinen özel güvercinler bunlar. Bu kuşlar yol bulmada yol tayin etmede uzmanlar.” diye konuştu.

EDİRNE(AA) – Nisan ayında ekimi yapılan biber fideleri, 3 aylık gelişim sürecinin ardından toplanarak iplere dizildi.

Dizilen biberler, yetiştiricilerin evlerinin bahçesinde hazırladıkları üstü kapalı alanlarda kurutuluyor.

Güneş görmeden kurutulmasına özen gösterilen biberler, kentteki ciğerciler tarafından satın alınarak tava ciğerinin yanında garnitür olarak servis ediliyor. Kurutulmuş biberin kilosu bu yıl 150 liradan alıcı buluyor.

Karaağaç biberi üreticisi Tunahan Ule, AA muhabirine Yunanistan sınırındaki tarlalarında özenle yetiştirdikleri biberlerini hasat ederek kurutmak için ipe dizdirdiklerini söyledi.

“Kara acı” olarak da bilinen Karaağaç biberinin patentli ve tescilli bir ürün olduğunu belirten Ule, “Bizim biberimizin en büyük özelliği gölgede kuruması. Bir ton yaş biberden 70-75 kilo kuru biber elde ediyoruz. Kuruması 60 gün sürüyor. Biberimiz kururken güneş ve yağmura maruz kalmaması gerekiyor. Biberimizi kuruma işlemi tamamlandıktan sonra ciğercilere satıyoruz. Tava ciğerin yol arkadaşı olarak ciğerciler garnitür olarak veriyorlar.” diye konuştu.

Ule, kuruyan biberlerin yerini hasat ettikleri yeni yaş biberlerin alacağını, bu yıl 40 ton yaş biber kurutacaklarını ifade etti.