Yunanistan'ın Ege'de gerginliği tırmandıran faaliyetleri devam ediyor

ANKARA (AA) – TCG Çeşme araştırma gemisi, kuzey Ege’nin uluslararası sularında hidrografik alandaki bilimsel ve teknik araştırmalarına başladı.

Çeşme gemisinin çalışmaları, Yunanistan’dan yapılan açıklamalarda “faaliyetin iki ülke arasındaki ilişkilerin iyileşmesini kolaylaştırmayan bir hareket” olarak nitelendirildi.

Bunun üzerine değerlendirmesi sorulan Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, TCG Çeşme araştırma gemisinin, yıllık planlı faaliyet programı kapsamında 2 Mart’a kadar kuzey Ege’de bilimsel ve teknik araştırmalar yapacağını belirterek, deniz tabanını kapsamayan çalışmaların, 1976 Bern Mutabakatı’na tamamen uygun olarak gerçekleştirildiğini vurguladı.

Bakanlık kaynakları, Kasım-Aralık 2020’de Midilli Adası kuzeyi ve batısında, Sakız ve Ahikerya adaları kuzeyinde uluslararası suları da kapsayan deniz alanlarında Yunan Deniz Kuvvetlerine bağlı HS Naftilos araştırma gemisinin de benzer çalışmalar yaptığını belirtti.

Türkiye ile Yunanistan arasındaki “istişari görüşmelerin” başladığı 25 Ocak’tan sonraki dönemde Yunanistan’ın AEGAEO araştırma gemisi tarafından Girit ile Mora Yarımadası arasındaki uluslararası suları da kapsayan deniz alanlarında su altı çalışmaları gerçekleştirildiğine dikkati çeken kaynaklar, “Halihazırda Yunanistan, 18 Şubat 2021 tarihli NAVTEX ilanıyla Girit kuzeyinde başlattığı ve ne zaman biteceği belli olmayan su altı çalışmalarına devam etmektedir.” açıklamasını yaptı.

TCG Çeşme’nin faaliyetlerinin, “uluslararası hukuka ve karşılıklı anlaşmalara tamamen uygun olarak icra edilen bilimsel ve teknik çalışmalar” olduğunu vurgulayan kaynaklar, şunları kaydetti:

“Yunanistan’ın, gerginliği tırmandıran eylemlerde bulunduğumuza yönelik açıklamaları gerçeği yansıtmamaktadır. Ülkelerimiz arasında istişari görüşmelerin sürdüğü bu dönemde, Yunanistan’ın uluslararası toplumun aleni bir şekilde yanıltılmak niyetiyle yaptığı aşikar bu açıklamalar, esefle ve hayretle izlenmektedir. Bu açıklamalar, Yunanistan’ın, sorunların görüşmeler ve diyalog yoluyla çözülmesini arzulamayan, gerginlikten yana ve uzlaşmaz tavrının açık bir göstergesidir.”

“Gerginliği tırmandırma gayretinde olan taraf…”

Yunanistan’ın istişari görüşmelerin başladığı 25 Ocak’tan bu yana İskiri Adası kuzeybatısındaki uluslararası suları da kapsayan alanda 20 gemi ve çok sayıda hava unsuru ile Şimşek-21 Tatbikatı’nı gerçekleştirdiğini aktaran Bakanlık kaynakları, 10-17 Şubat’taki denizaltı faaliyetlerine ilişkin yayımladığı denizaltı ilanlarında gayri askeri statüdeki Bozbaba, Semadirek, Limni, Taşoz, Midilli, Sakız, İpsara, Ahikerya ve Sisam adalarının kara sularını kapsayan sahaları ilan ettiğini de hatırlattı.

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, şunları söyledi:

“Benzer şekilde, Ege Denizi ve Akdeniz’de 17 Mart-27 Nisan 2021 tarihlerinde atışlı eğitim yapılacağına yönelik denizaltı ilanında, gayri askeri statüdeki Limni, Bozbaba, Midilli, Meis, İpsara, Sakız, Semadirek Adalarının kara sularını kapsayan sahalar ilan etmesi, gerginliği tırmandırma gayretinde olan tarafın Yunanistan olduğunu gözler önüne sermektedir.

Yunanistan’ın, istişari görüşmeler sürecinde bile devam eden provokatif eylemlerine karşı Türkiye, sorunların iyi komşuluk ilişkilerine dayalı, karşılıklı diyalog ve görüşmeler yoluyla, ciddi ve samimi bir yaklaşımla, hakkaniyetli ve adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşturulmasına yönelik sabırlı, kararlı ve soğukkanlı tutumunu korumaktadır. Başlangıçtan beri sürdürdüğümüz bu yapıcı tutumumuza karşı Yunanistan’dan beklentimiz, uzlaşmaz tutumundan ve gerginliği tırmandırıcı eylem ve söylemlerinden vazgeçerek samimi bir yaklaşımla sorunların diyalog ve görüşmeler yoluyla çözümüne gayret sarf etmesidir.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar ile 2. Ordu İleri Komuta Yeri’nde dün yaptığı inceleme ve denetlemeler kapsamında, harekat merkezini ziyaret etti, 6. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı Esas Komuta Yeri’nde görevli personelle bir araya geldi.

Bakan Akar, burada yaptığı açıklamada, Yunanistan’ın Fransa’dan aldığı 18 Rafale savaş uçağı ile Yunan yetkililerin son dönemdeki söylemlerine değindi.

Ege, Akdeniz ve Kıbrıs’ta hak, alaka ve menfaatlerin korunması için kendilerine düşen görevleri kararlılıkla yerine getirmeye devam ettiklerini dile getiren Akar, “Anlaşmalar çerçevesinde barış, huzur, diyalogla sorunlara siyasal çözümler bulunmasından yana olduğumuzu Yunan komşularımıza her zaman söylüyoruz. Yunan komşularımız ise provokatif açıklamalardan, saldırgan söylemlerden bir türlü vazgeçmedi, vazgeçmiyor.” diye konuştu.

Türkiye’nin hukuktan, diyalogdan ve iyi komşuluk ilişkilerinden yana olduğunu bir kez daha vurgulayan Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunu samimi olarak söylüyoruz. Bir tarafta Lozan diğer tarafta Paris antlaşmaları söz konusu. Yunan komşularımız bunları dahi yok saymak, göz ardı etmek gibi bir eğilime giriyor. Bunları kabul etmemiz mümkün değil. Anlaşmalarla gayri askeri statüde olan adalar var. Taraflar bu anlaşmayı yapmış ve ‘Şu adalar silahlandırılamaz, bunlar gayri askeri statüde olacak’ demiş, bunda mutabık kalmışız. Bunlar şimdi silahlandırılıyor. ‘Tehdit var’ diyorlar. Tehdit asla söz konusu değil. Türkiye’nin şu anda Yunanistan’a karşı herhangi bir saldırgan tutumu söz konusu değil. Biz ‘diyalog, uluslararası anlaşmalar, hukuk, teamüller’ diyoruz. Fakat her seferinde provokatif açıklamalarla bizim bu barışçıl yaklaşımımız ters yüz edilmektedir.”

Egemenliği Anlaşmalarla Yunanistan’a Devredilmemiş Ada, Adacık ve Kayalıklar’a (EGEAYDAAK) da değinen Akar, “Yunan komşularımız bunlara da sahip çıkmak gibi bir saldırgan tutum içinde.” dedi. Yunanistan’ın son dönemdeki silahlanma politikalarını da eleştiren Akar, şunları kaydetti:

“Bir silahlanma yarışı tutturmuş, gidiyorlar. Uçak, silah, araç gereç alıyorlar. Üç-beş kullanılmış uçakla güç dengelerinin değişmesi mümkün değil. Dolayısıyla Yunan komşularımızın saldırgan çözümler değil, barışçıl, siyasal çözümler için uğraşmalarını, buradaki sorunlara yönelik çözüm gayretimize katkı sağlamalarını bekliyoruz. Biz bir taraftan istişari görüşmeleri yaparken diğer taraftan NATO’da ayrıştırma usulleri görüşmelerini yapıyoruz. Ayrıca güven artırıcı önlemler çerçevesinde ikisi Atina’da biri Ankara’da olmak üzere üç toplantı yaptık. Dördüncü toplantının da Ankara’da yapılması için kendilerini samimi şekilde davet ediyoruz. Yunan komşularımızın barışçıl çözümleri desteklemelerini ve bu şekliyle Ege ve Akdeniz’in barış denizi olmasını, tarafların refahına katkı sağlamalarını bekliyoruz. Aksi halde bu kadar borcun içindeki Yunanistan’ın ilave birtakım harcamalarla halkının refahına darbe indirmesinin anlamı yok. Çünkü biz iki ülke halklarının iyi komşuluk ilişkileri içinde, refah, barış içinde yaşamalarından yanayız. Tüm çalışmalarımız da buna yöneliktir.”

“Herhangi bir oldubittiye izin vermeyeceğiz”

Yunanistan tarafından yayımlanan NAVTEX’lere yönelik ise Akar, “Turizm döneminde, iki tarafın milli günlerinde, bayramlarında herhangi bir şekilde tatbikat yapılmaması konusunda mutabık kalmamıza rağmen maalesef Yunan komşularımız bunu da göz ardı ederek bunu da ihlal ediyor.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin “barış, uluslararası hukuk, iyi komşuluk” söylemlerinin zafiyet olarak anlaşılmaması gerektiğini de belirten Akar, şöyle devam etti:

“Biz Ege’deki, Doğu Akdeniz’deki ve Kıbrıs’taki hem kendi hem de Kıbrıslı kardeşlerimizin haklarını ve menfaatlerini korumakta ve kollamakta kararlıyız. Bu konuda yapılması gereken ne varsa azimle, kararlılıkla bunları yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Bundan kimsenin tereddüdü olmasın. Herhangi bir oldubittiye izin vermeyeceğimizi de herkesin bilmesini istiyoruz. Bugüne kadar haklarımızı çiğnetmedik, bundan sonra da çiğnetmeyeceğiz. Biz barışçıl yolların esas olması gerektiğini, barış için karşılıklı iş birliğine hazır olduğumuzu tekrar tekrar muhataplarımıza söylemeye devam ediyoruz. Yunan komşularımızdan beklentimiz bu. Olumlu cevap vermelerinin zamanının geldiğine ve bu şekilde sorunlara siyasal çözümler bulunabileceğine inanıyoruz. Bunu sadece biz değil, Yunanistan’daki akademisyenlerin, emekli askerlerin, diplomatların da aynen söylediğini görüyoruz. Bunun, Yunan yöneticiler tarafından da görülmesini ve buna göre tavırlarını belirlemelerini bekliyoruz.”

“50 senedir denenmiş yollarla çözüm olmaz”

Bakan Akar, Kıbrıs konusuna ilişkin ise “50 seneden beri denenmiş yollarla çözüm olmadığı ortada. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Annan Planı’nı reddetmiş bir toplum. Geldiğimiz noktada aynı yerde tekrar zaman kaybetmenin manası yok. Bu konuda KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti kararını verdi. Egemen, bağımsız iki eşit devlet. Bunu herkesin sindirmesi, özümsemesi lazım.” diye konuştu.

Hidrokarbon başta olmak üzere tüm zenginliklerin eşitçe, hakça bölüşülmesinin önemine değinen Akar, “Siz Kıbrıs’taki Türkü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yok sayarak bir yere varamazsınız. Türkiye, anlaşmalarla garantör bir devlettir. Diğer garantörler ne yapar ne yapmaz onu kendileri bilir ama biz garantör olarak hak ve sorumluluklarımızı yerine getirmekte bugüne kadar olduğu gibi kararlıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

MUĞLA (AA) – Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, Kızılağaç açıklarında can salı içerisinde bir grup düzensiz göçmen olduğu bilgisi üzerine bölgeye hareket etti.

Ekipler, Yunan unsurlarınca Türk kara sularına itildiği belirlenen can salındaki 26 düzensiz göçmen ile yasa dışı yollardan yurt dışına çıkmaya çalışan 2 Türk’ü bota alarak karaya çıkardı.

Düzensiz göçmenler, işlemlerinin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.

Can salındaki 2 Türk hakkında ise işlem başlatıldığı öğrenildi.