Yurt içi piyasalar, Merkez Bankası'na odaklandı

İSTANBUL (AA) – ABD Hazine Bakanı Janet Yellen’ın önceki günkü açıklamaları ile dalgalı bir seyir izleyen piyasalar, dün de karışık bir görünüm sergiledi.

Dün ABD’de açıklanan verilere göre özel sektör istihdam artışı 742 bin ile 7 ayın zirvesine çıkarken, Tedarik Yönetim Enstitüsü (ISM) imalat dışı endeksi ise nisanda piyasa beklentilerinin aksine gerileyerek bir önceki aya göre 1 puan azalışla 62,7’ye indi.

Bu gelişmeler ve teknoloji hisselerindeki satıcılı seyrin devam etmesiyle New York borsasında karışık bir seyir izlendi. Dow Jones endeksi yüzde 0,29 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,09 artarken, Nasdaq endeksi yüzde 0,37 değer kaybetti.

Avrupa borsalarında ise madencilik şirketlerinin hisseleri öncülüğünde yükselişler görüldü. Artan emtia fiyatlarının desteğiyle BHP ve Rio Tinto gibi ham madde sağlayıcı şirketlerin hisseleri yüzde 5’e yakın değer kazandı.

İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,68, Almanya’da DAX 30 endeksi yüzde 2,12, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,4 ve İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 2,03 yükseliş kaydetti.

Avro/dolar paritesi ise analistlerin destek olarak nitelendirdikleri 1,20’nin altını test etmesinin ardından bu seviyenin hemen üzerinde dengelendi.

Bugün Asya’da uzun tatil arası sonrası işleme açılan borsalardan; Çin’de Şanghay bileşik endeksi sınırlı oranda düşüş kaydederken, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,8 yükseldi.

Japonya Merkez Bankası (BoJ) tarafından yayımlanan toplantı tutanaklarında, ekonomi üzerindeki yeni tip koronavirüs salgınının neden olduğu baskı devam ettiği sürece faiz oranlarını istikrarlı bir şekilde düşük tutulmaya devam edileceği vurgulandı.

BoJ’un toplantı tutanaklarının ardından dolar/yen paritesi yüzde 0,15 artışla 109,3 seviyesinde işlem görüyor.

Yurt içinde, dün sınırlı da olsa alıcılı bir seyir izlenen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, yüzde 0,27 değer kazanarak günü 1.420,00 puandan tamamladı. Bankacılık hisselerinin yükseliş eğilimine katılamayarak yüzde 0,10 değer kaybetmesi ise dikkati çekti.

Dün yüzde 0,14 azalışla 8,3167’den kapanış yapan dolar/TL, bugün bankalararası piyasanın açılışında 8,3250 seviyesinde işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde TCMB’nin Para Politikası Kurulu toplantısından çıkacak faiz kararı, yurt dışında ise BoE’nin faiz kararı ile ABD’de haftalık işsizlik başvuruları başta olmak üzere veri gündeminin izleneceğini bildirdi.

ABD ve Avrupa merkez bankalarının yetkililerinin açıklamalarının da takip edileceğini ifade eden analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.440 puanın direnç, 1.390 ve 1.340 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

TCMB’nin Para Politikası Kurulu toplantısına ilişkin AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistlerin tamamı bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının (politika faizi) sabit bırakılacağını tahmin ediyor. Nisan ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizi yüzde 19’da sabit bırakılmıştı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Dünya genelinde para politikalarının geleceğine ilişkin belirsizlikler varlık fiyatlamalarını etkilemeye devam ediyor.

Hafta içinde ABD’de açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık bazda yüzde 5 artarak beklentileri geride bırakırken, alt kalemler enflasyonun geçici olduğu söylemlerini destekledi.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) politika faizinde değişikliğe gitmezken, varlık alımlarının hızının piyasaların ihtiyacına uygun şekilde yılın ilk aylarına göre önemli şekilde artabileceği bildirildi.

Analistler, bu gelişmelere karşın enflasyona ilişkin devam eden endişelerin pay piyasalarında karışık bir seyre neden olduğunu ifade ederek, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) atacağı adımların yatırımcıların odağına yerleştiğini kaydetti.

Hafta içinde Dünya Bankası’nın küresel büyüme tahminini yüzde 4,1’den yüzde 5,6’ya çıkarması ise küresel pay piyasalarını destekleyen unsurlardan oldu.

Öte yandan, 11-16 Haziran tarihlerinde Avrupa’da yapılacak 4 önemli zirve varlık fiyatlarını etkileyebilir.

Analistler, G7, NATO, ABD ve Avrupa Birliği zirvesi ile birlikte ABD Başkanı Joe Biden’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapacağı görüşmelerden çıkacak sonuçların yatırımcıların odağında bulunduğunu bildirdi.

Devam eden belirsizliklerle ABD’nin 10 yıllık tahviline talebin arttığı gözlemlenirken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi bu gelişmelerle yüzde 1,43 ile 3 Mart’tan bu yana en düşük seviyeye gerilemesinin ardından yüzde 1,46’ya yükselse de haftayı 9 baz puan düşüşle tamamladı.

Dolar endeksi bu gelişmelerle yükseliş eğilimini üst üste üçüncü haftaya taşıyarak yüzde 0,5 artışla 90,6 seviyesine çıktı.

Altının ons fiyatı ise artan tahvil talebi ve yükselen dolar endeksine paralel değer kaybederek haftayı yüzde 0,8 düşüşle 1.877 dolardan tamamladı.

Emtia fiyatları bu hafta dalgalı bir seyir izlemesine karşın haftayı değer kazancıyla tamamlamayı başardı. Bakırın libresi hafta içinde 4,41 dolarla 26 Nisan’dan bu yana en düşük seviyesini görmesinin ardından yükselişe geçti ve haftalık bazda yüzde 0,5 değer kazanarak 4,53 dolara çıktı.

Brent petrolün varil fiyatı yükseliş eğilimini üst üste üçüncü haftaya taşırken, hafta içinde ABD’nin İranlı bir yetkiliye uyguladığı yaptırımı kaldırdığını duyurması Brent petrolün varil fiyatında dalgalanmalara sebep oldu. Söz konusu haberle 70,6 dolara kadar gerileyen Brent petrolün varil fiyatı bu seviyeden gelen tepki alımlarıyla yükseldi ve haftayı yüzde 1,5 artışla 72,55 dolardan kapattı.

Kripto para piyasalarında da dalgalı bir seyrin izlendiği haftada, Bitcoin 31 bin dolara kadar gerilemesine karşın bu seviyeden gelen tepki alımlarıyla 38 bin 500 dolara kadar yükselmesinin ardından 37 bin dolar seviyesinde dengelendi.

New York borsası karışık seyretti

Bu hafta ABD gündeminin odağında TÜFE verileri bulunurken, gelecek hafta Fed’in FOMC toplantısından çıkacak faiz kararı, toplantının karar metni, Fed Başkanı Jerome Powell’ın toplantı sonrası yapacağı açıklamalar ve ABD Başkanı Biden’ın Avrupa’daki görüşmelerinden gelecek haber akışı yatırımcıların odağında bulunuyor.

Fed’in politika faizini yüzde 0,00 ile 0,25 arasında sabit tutması ve varlık alımında değişikliğe gitmesi beklenmezken, toplantı sonrası Fed Başkanı Powell’ın yapacağı açıklamalarda ipuçları aranacak.

Analistler, beklentileri geride bırakan enflasyon verisinin piyasalardaki belirsizlikleri artırdığını kaydederek, Fed’in para politikasının geleceğine ilişkin yönlendirmelerinin öneminin oldukça arttığını ifade etti.

Karar metninde Fed’in varlık alımlarına ilişkin yönlendirmesine dair ipuçlarının aranacağını bildiren analistler, varlık alımlarının azaltılması yönündeki vurgulamaların oynaklığın artabileceğini bildirdi.

ABD’de hafta içinde dış ticaret açığı 68,9 milyar dolara gerilerken, Michigan Üniversitesi Tüketici Güveni 86,4’e yükseldi.

Söz konusu gelişmelerle karışık bir seyir izleyen New York borsasında, haftalık bazda Nasdaq endeksi yüzde 1,85 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,41 değer kazanırken, Dow Jones endeksi de yüzde 0,80 değer kaybetti.

14 Haziran ile başlayan haftanın veri takviminde, salı perakende satışlar, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), New York Fed sanayi endeksi, sanayi üretimi ve kapasite kullanımı, çarşamba FOMC faiz kararı toplantısı ve devamında Fed Başkanı Powell’ın açıklamaları ile konut başlangıçları ve inşaat izinleri, perşembe Philadelphia Fed imalat endeksi verileri takip edilecek.

Avrupa’da endeksler rekor kırmaya devam etti

Avrupa’da bu hafta gözler ECB’nin faiz kararındaydı. ECB, hafta içindeki toplantısında beklentiler doğrultusunda faiz oranları ve varlık alım programında değişikliğe gitmedi.

ECB Başkanı Christine Lagarde, enflasyonun yılın ikinci yarısında daha da artmasını beklediklerini ancak geçici faktörlerin ortadan kalkması ile düşüşün başlayacağını belirterek, ekonomik aktivitenin hızlanmasını beklediklerini kaydetti.

Pandemi Acil Varlık Alım Programı’nın (PEPP) büyüklüğü ve hızı ile ilgili tartışmak için erken olduğunu dile getiren Lagarde, mali ve para politikalarında destekleyici duruşun devam etmesi gerektiğini vurguladı.

ECB’nin karar metninde varlık alımlarının hızının piyasaların ihtiyacına uygun şekilde yılın ilk aylarına göre önemli şekilde artabileceği de ifade edildi.

Enflasyona ilişkin endişelerin azalması ve varlık alımlarında bir süre daha kısıtlamaya gidilmeyeceğinin açıklanmasıyla Fransa, İtalya ve İspanya 10 yıllık tahvil faizleri düşüş eğilimlerini üst üste dördüncü haftaya taşırken, Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizleri yüzde eksi 0,27’ye indi.

Avro Bölgesi ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 1,3 daralırken, Almanya’da ZEW beklentiler endeksi de 79,8’e geriledi.

Avro/dolar paritesi bu gelişmelerle düşüş eğilimini üst üste ikinci haftaya taşıyarak, haftalık bazda yüzde 0,5 azalarak 1,2100’e indi.

Fransa ve Almanya borsalarında rekorların kırıldığı haftada, İngiltere’de FTSE 100 endeksi 24 Şubat 2020 haftasından bu yana en yüksek kapanışı gerçekleştirdi.

Haftalık bazda Almanya’da DAX endeksi 15.732 puanla tarihi yüksek seviyesini görmesinin ardından kazançlarını koruyamadı ve haftayı yatay seyirle 15.693 puandan tamamladı. Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,3 artışla haftalık kapanış rekoru kırarken, İtalya’da MIB 30 endeksi 1,3 ve İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,9 yükseldi.

Gelecek hafta; pazartesi Avro Bölgesi’nde sanayi üretimi, salı Almanya’da TÜFE, Avro Bölgesi’nde dış ticaret dengesi ve İngiltere’de işsizlik, İngiltere’de TÜFE, Avro Bölgesi’nde TÜFE ve cuma günü ÜFE verileri takip edilecek.

Asya piyasaları karışık seyretti

Asya borsalarında bu hafta para politikasına ilişkin belirsizliklerle karışık bir seyir izlenirken, gelecek hafta Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz kararı yatırımcıların odağında bulunuyor.

BoJ’un politika faizinde değişikliğe gitmesi beklenmezken, varlık alımlarına ilişkin olası ipuçlarının varlık fiyatlarının üzerinde etkili olması bekleniyor.

Öte yandan, enflasyon endişeleri özellikle Çin pay piyasalarını olumsuz etkilemeye devam ederken, Asya’da söz konusu durumu destekleyen veri akışı bu hafta da devam etti.

Analistler, Japonya’da yüzde 4,9 artarak 2008’den bu yana en yüksek seviyesine çıkan ÜFE’nin enflasyon endişelerini beslemeyi sürdürdüğünü aktararak, haftaya cuma günü Japonya’da açıklanacak TÜFE verisinin öneminin daha da arttığını ifade etti.

Bu hafta Japonya’da açıklanan Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH) ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 3,9 daralarak beklentilerden iyi gerçekleşirken, ödemeler dengesi fazlası beklentilerin gerisinde kaldı.

Bu gelişmelerle, bu hafta Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,02 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 1,6 değer kazanırken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,06 değer kaybetti.

14 Haziran ile başlayan haftanın veri takviminde, pazartesi günü Japonya’da sanayi üretimi ve kapasite kullanımı, çarşamba Çin’de perakende satışlar ve sanayi üretimi, cuma günü ise Japonya’da TÜFE ve BoJ’un para politikası toplantısı takip edilecek. Pazartesi günü Çin’de tatil nedeniyle piyasalar kapalı olacak.

Yurt içi piyasalar pozitif seyretti

Yurt içi piyasaların odağında bu hafta sanayi üretimi verileri bulunurken, yurt içi piyasalarda gözler haftaya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararı, ödemeler dengesi verileri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Biden ile yapacağı görüşmeye çevrildi.

AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistler politika faizinin yüzde 19’da sabit bırakılmasını tahmin ederken, nisanda cari işlemler hesabının 2,43 milyar dolar açık vereceğini öngörüyor.

Arındırılmış sanayi üretimi nisanda yüzde 66 artışla AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistlerin yüzde 63,5’lik tahminlerini geride bırakırken, aylık bazda yüzde 0,9 geriledi.

Bununla birlikte, Dünya Bankası hafta içinde açıkladığı ekonomik görünüm raporunda Türkiye büyüme tahminini 2021 için yüzde 5’te, 2022 için yüzde 4,5’te sabit tuttu.

Bu gelişmelerle BIST 100 endeksi alıcılı bir seyir izleyerek haftayı yüzde 1,95 artışla 1.460,86 puandan tamamladı. Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.470 puanın önemli direnç, 1.390 seviyesinin destek konumunda olduğunu söyledi.

Dolar kuru ise Türk lirası karşısında hafta boyunca düşüş eğiliminde hareket ederek 8,28 seviyelerine gerilerken, bu seviyeden gelen tepki alımlarıyla kayıplarını kısmen telafi etti ve haftayı yüzde 3 azalışla 8,3955’ten tamamladı.

14 Haziran haftasında yurt içinde pazartesi ödemeler dengesi, salı konut satışları ve bütçe dengesi, çarşamba konut fiyat endeksi, perşembe TCMB’nin faiz kararı takip edilecek.

İSTANBUL (AA) – ABD’de dün açıklanan mayıs ayı enflasyon verisinin, yıllık yüzde 5 ile 2008’den bu yana en yüksek seviyeye işaret etmesinin ardından piyasalarda artışın geçici olduğu ve para politikalarının destekleyici kalmaya devam edeceği iyimserliğinin sürdüğü görülüyor.

Beklentileri aşan ABD enflasyonunda alt kalemlerin, artışın geçici olduğu yönündeki söylemleri desteklemesi ve dün Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın parasal ve mali desteklerin devam etmesi yönündeki vurgusu pay piyasalarında satışları sınırladı.

Analistler, enflasyondaki yükselişin pay piyasalarına etkisi sınırlı olsa da ABD’nin 10 yıllık tahvillerine ilginin artarak devam etmesinin dikkati çektiğini bildirdi. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yatırımcıların artan talepleriyle yüzde 1,4290’a kadar geriledi ve böylece 3 Mart’tan bu yana en düşük seviyesini gördü.

New York borsasında ise alıcılı bir seyir izlendi. Dow Jones endeksi yüzde 0,06, S&P 500 endeksi yüzde 0,47 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,78 değer kazandı.

Avrupa tarafında, dün gündemin odağında ECB’nin toplantısı ve ECB Başkanı Lagarde’ın açıklamaları vardı. ECB, dünkü toplantısında beklentiler doğrultusunda faiz oranları ve varlık alım programında değişikliğe gitmedi.

Lagarde, enflasyonun yılın ikinci yarısında daha da artmasını beklediklerini ancak geçici faktörlerin ortadan kalkması ile düşüşün başlayacağını belirterek, ekonomik aktivitenin hızlanmasını beklediklerini kaydetti. Pandemi Acil Varlık Alım Programı’nın (PEPP) büyüklüğü ve hızı ile ilgili tartışmak için erken olduğunu dile getiren Lagarde, mali ve para politikalarında destekleyici duruşun devam etmesi gerektiğini vurguladı.

Bu gelişmelerle Avrupa borsaları karışık bir seyir izledi. Almanya’da DAX 30 endeksi yüzde 0,06 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,26 değer kaybederken, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,10 yükseldi.

Avrupa borsalarındaki karışık görünüm, Asya pay piyasaları ile haftanın son işlem gününe de taşındı. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,7 yükseliş kaydederken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 değer kaybetti.

Dün ABD’de açıklanan enflasyon verisinin ardında yüzde 0,5 artışla günü 1.898 dolardan tamamlayan altının ons fiyatı ise, bugün Asya piyasalarında analistlerin direnç olarak nitelendirdikleri 1.900 dolar seviyesini test ediyor.

Yurt içinde, dün pozitif seyreden Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, yüzde 0,52 değer kazanarak günü 1.456,68 puandan tamamladı. Düşüş eğilimi hızlanan ve yüzde 1,9 azalışla 8,4269’a gerileyen dolar/TL ise bugün bankalararası piyasanın açılışında 8,4320 seviyesinde işlem görüyor.

Analistler, ABD Başkanı Joe Biden’ın, Avrupa turundan gelecek haber akışının gündemin odağında bulunduğunu bildirdi.

Bugünün veri takviminde, yurt içinde sanayi üretimi endeksi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Piyasa Katılımcıları Anketi, yurt dışında ise ABD’de açıklanacak tüketici güven endeksinin öne çıktığını belirten analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.390 puanın destek, 1.470 seviyesinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.

AA Finans’ın gerçekleştirdiği ankete katılan ekonomistler, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin nisanda bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 63,5 artmasını bekliyor. Arındırılmış sanayi üretimi endeksi martta yıllık yüzde 16,6 ve aylık yüzde 0,7 artış göstermişti. Arındırılmamış sanayi üretim endeksi de yıllık yüzde 19,9 yükselmişti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, nisan ayı sanayi üretimi ve perakende satış endeksi

14.30 Türkiye, TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi

17.00 ABD, Michigan Üniversitesi haziran ayı tüketici güven endeksi