Yurt içi piyasalar sanayi üretimi verisine odaklandı

İSTANBUL (AA) – ABD’de dün açıklanan mayıs ayı enflasyon verisinin, yıllık yüzde 5 ile 2008’den bu yana en yüksek seviyeye işaret etmesinin ardından piyasalarda artışın geçici olduğu ve para politikalarının destekleyici kalmaya devam edeceği iyimserliğinin sürdüğü görülüyor.

Beklentileri aşan ABD enflasyonunda alt kalemlerin, artışın geçici olduğu yönündeki söylemleri desteklemesi ve dün Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın parasal ve mali desteklerin devam etmesi yönündeki vurgusu pay piyasalarında satışları sınırladı.

Analistler, enflasyondaki yükselişin pay piyasalarına etkisi sınırlı olsa da ABD’nin 10 yıllık tahvillerine ilginin artarak devam etmesinin dikkati çektiğini bildirdi. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yatırımcıların artan talepleriyle yüzde 1,4290’a kadar geriledi ve böylece 3 Mart’tan bu yana en düşük seviyesini gördü.

New York borsasında ise alıcılı bir seyir izlendi. Dow Jones endeksi yüzde 0,06, S&P 500 endeksi yüzde 0,47 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,78 değer kazandı.

Avrupa tarafında, dün gündemin odağında ECB’nin toplantısı ve ECB Başkanı Lagarde’ın açıklamaları vardı. ECB, dünkü toplantısında beklentiler doğrultusunda faiz oranları ve varlık alım programında değişikliğe gitmedi.

Lagarde, enflasyonun yılın ikinci yarısında daha da artmasını beklediklerini ancak geçici faktörlerin ortadan kalkması ile düşüşün başlayacağını belirterek, ekonomik aktivitenin hızlanmasını beklediklerini kaydetti. Pandemi Acil Varlık Alım Programı’nın (PEPP) büyüklüğü ve hızı ile ilgili tartışmak için erken olduğunu dile getiren Lagarde, mali ve para politikalarında destekleyici duruşun devam etmesi gerektiğini vurguladı.

Bu gelişmelerle Avrupa borsaları karışık bir seyir izledi. Almanya’da DAX 30 endeksi yüzde 0,06 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,26 değer kaybederken, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,10 yükseldi.

Avrupa borsalarındaki karışık görünüm, Asya pay piyasaları ile haftanın son işlem gününe de taşındı. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,7 yükseliş kaydederken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 değer kaybetti.

Dün ABD’de açıklanan enflasyon verisinin ardında yüzde 0,5 artışla günü 1.898 dolardan tamamlayan altının ons fiyatı ise, bugün Asya piyasalarında analistlerin direnç olarak nitelendirdikleri 1.900 dolar seviyesini test ediyor.

Yurt içinde, dün pozitif seyreden Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, yüzde 0,52 değer kazanarak günü 1.456,68 puandan tamamladı. Düşüş eğilimi hızlanan ve yüzde 1,9 azalışla 8,4269’a gerileyen dolar/TL ise bugün bankalararası piyasanın açılışında 8,4320 seviyesinde işlem görüyor.

Analistler, ABD Başkanı Joe Biden’ın, Avrupa turundan gelecek haber akışının gündemin odağında bulunduğunu bildirdi.

Bugünün veri takviminde, yurt içinde sanayi üretimi endeksi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Piyasa Katılımcıları Anketi, yurt dışında ise ABD’de açıklanacak tüketici güven endeksinin öne çıktığını belirten analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.390 puanın destek, 1.470 seviyesinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.

AA Finans’ın gerçekleştirdiği ankete katılan ekonomistler, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin nisanda bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 63,5 artmasını bekliyor. Arındırılmış sanayi üretimi endeksi martta yıllık yüzde 16,6 ve aylık yüzde 0,7 artış göstermişti. Arındırılmamış sanayi üretim endeksi de yıllık yüzde 19,9 yükselmişti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, nisan ayı sanayi üretimi ve perakende satış endeksi

14.30 Türkiye, TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi

17.00 ABD, Michigan Üniversitesi haziran ayı tüketici güven endeksi

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – ABD Merkez Bankasının (Fed) geçen hafta “şahin” algılanan haziran ayı toplantısının ardından yeni haftaya da düşüşle başlayan pay piyasalarının, daha sonra yükselişe geçtiği ve genel olarak pozitif kapanış gerçekleştirdiği görüldü.

Veri gündeminin nispeten zayıf kaldığı piyasalarda, enflasyon endişeleri ile büyüme beklentileri arasında gidip gelen fiyatlamaların oldukça volatil bir seyir izlemesi dikkati çekti.

Yatırımcı beklentilerinin şekillenmesindeki belirsizliğin etkileri, tahvil piyasasında da izlendi. Uzun vadeli tahvil piyasasına talebin arttığı, kısa vadeli tahvillerde ise tam tersi bir seyrin izlendiği günün ilk yarısında, ABD borsalarının açılışı ile fiyatlamaların değiştiği görüldü.

Beklentilerin enflasyon odağından büyüme tarafına geçmesinde Fed yetkililerinin açıklamaları da etkili oldu. Fed Dallas Başkanı Robert Kaplan, bankanın son toplantısında varlık alımlarının azaltılması konusundaki çerçevenin nasıl yürütüleceğine dair tartışma gerçekleştirildiğini belirterek, “Varlık alımlarında er ya da geç ayarlama yapmak çok daha sağlıklı olur.” dedi.

Fed St Louis Başkanı James Bullard da Fed’in her iki yönde tepki vermeye hazır olması ve çevik kalması vurgulayarak, “Enflasyonun bu yıl hedefin üzerinde olacağı konusunda fazla şüphe yok gibi görünüyor. Şu anda ortam volatil ve enflasyonda yukarı yönlü risk var. Komite varlık alımlarının azaltılması hakkında konuşmaya henüz başlıyor ve uygulama biraz zaman alacak.” ifadelerini kullandı.

Bu gelişmelerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi dün yüzde 1,3510 ile 4 ayın en düşük seviyesine gerilemesinin ardından yeniden yükselişe geçerek yüzde 1,50 seviyelerinde dengelenirken, bugün yüzde 1,49 civarında bulunuyor. Dün yüzde 0,28 seviyelerini test eden 2 yıllık tahvil faizleri kapanışta yüzde 0,25’in altını görürken, bugün yüzde 26 sınırında hareket ediyor.

Dolar endeksi dün 92,4 seviyesini test etmesinin ardından günü 91,9 seviyelerinden tamamlarken, endeksteki kısmi gevşeme ve güvenli varlıklara yönelim emtia fiyatlarında yükselişi beraberinde getirdi. Altının onsu dün yüzde 1,1’lik değer kazanımıyla 1.783 dolar seviyesinden kapanırken, bugün 1.783 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor. Brent petrolün varili de yüzde 2,1 artışla 74,2 dolardan günü tamamlamasının ardından bugün 74,3 dolar civarında bulunuyor.

Pay piyasaları tarafına bakıldığında ise New York borsasında geçen hafta sert düşen endekslerin, büyüme odaklı beklentilerin fiyatlanmasıyla dün günü yükselişle tamamladığı görüldü. Dow Jones endeksi yüzde 1,76, S&P 500 endeksi yüzde 1,40 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,79 değer kazandı. Endeks vadelilerine bakıldığında, yeni günde de fiyatlamaların pozitif tarafta olduğu görülüyor.

Avrupa tarafında da dün güne düşüşle başlayan endeksler, kapanışta yönünü pozitif tarafa çevirdi. Yatırımcıların odak noktasında ise Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın Avrupa Parlamentosu Ekonomik ve Mali İşler Komitesi’nde yaptığı konuşma bulunuyordu. Lagarde, salgında durumun iyileşmesi, aşılamalardaki ilerleme ve güven artışı ile ekonomik görünümün daha “parlak” bir hal aldığını, ekonomik aktivitenin bu çeyrekten itibaren hızlanmasını beklediklerini belirterek, “Manşet enflasyonun sonbahara doğru daha da artabileceğini, geçici faktörlerin ortadan kalkmasıyla birlikte gelecek yılın başında düşmesini bekliyoruz.” dedi.

Bu gelişmelerle dün İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,64, Almanya’da DAX endeksi yüzde 1 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,51 yükseldi. Geçen hafta yüzde 2’nin üzerinde değer kaybeden avro/dolar paritesi, yaklaşık 2,5 ayın en düşük seviyesinden toparlandı ve yüzde 0,5’lik artışla 1,19’un üzerinde dengelendi. Avrupa’da bugün endeks vadelileri tarafında yükselişle başladığı görülüyor.

Asya tarafında da dün oldukça volatil bir seyir izleyen pay piyasalarının bugün pozitif seyretmesi dikkati çekerken, kapanışa yakın Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,8 ve Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 3 yükseldi.

Yurt içinde, dün güne düşüşle başlayan Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, dalgalı bir seyir izlemesinin ardından yükselişe geçti ve günü yüzde 0,54 artışla 1.398,52 puandan tamamladı. Dolar/TL, dün yüzde 0,3’lük artışla 8,7695’ten günü tamamlamasının ardından, bugün bankalararası piyasanın açılışında 8,7979 ile tarihi zirvesini gördü.

Analistler, yatırımcı beklentilerinin şekillenmesi sürecinde pay piyasalarında yaşanan oynaklığın bir müddet daha gündemde kalabileceğini belirterek, bugün makroekonomik veri tarafında yurt içinde ve Avro Bölgesi’nde Tüketici Güven Endeksi, ABD’de ikinci el konut satışları ile Richmond Fed İmalat Endeksi’nin izleneceğini söyledi.

Pay piyasalarının yönü açısından Fed Başkanı Powell’ın bugünkü sunumunun belirleyici olabileceğini aktaran analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksi için 1.390 puanın altındaki kapanışlarda 1.370 puanın destek, olası yükselişlerde ise 1.470 puanın direnç konumunda bulunduğunu bildirdi.

İSTANBUL (AA) – Fed, beklentiler doğrultusunda hafta içinde politika faizi ve varlık alım programında değişikliğe gitmezken, enflasyon ve faiz beklentilerindeki yukarı yönlü revizyonlar ile varlık alımlarının azaltılmasına yönelik çalışmaların yakında tartışılmaya başlayabileceği yönlendirmesi piyasalarda satış ağırlıklı bir seyir izlenmesine neden oldu.

Powell, basın toplantısında enflasyondaki yükselişin geçici olduğuna inanmalarıyla birlikte tersi duruma da hazırlıklı olmaları gerektiğine dikkati çekerken, “Komite için yakın dönemin en önemli konusu varlık alımları. Varlık alımlarını azaltmadan önce piyasa gerekli şekilde bilgilendirilecek.” dedi.

Bu hafta Japonya Merkez Bankası (BoJ) da para politikasında değişikliğe gitmezken, ultra gevşek para politikasının devam edeceği yönlendirmesinde bulundu.

Hafta içinde NATO zirvesinden gelen haber akışı küresel pay piyasalarında alımları sınırlayan etkenlerden biri oldu. Zirvenin ardından yayımlanan bildiride, özellikle Çin ile ilgili kullanılan ifadeler, Donald Trump’ın ABD başkanlığı döneminde piyasalarda sıkça endişeye neden olan yaptırım uygulamalarının tekrar gündeme gelebileceği tartışmalarını alevlendirdi.

Analistler, söz konusu gelişmelerle hafta boyunca küresel pay piyasalarında yukarı yönlü hareketlerin satış baskısıyla karşılaştığını, gelecek hafta Fed Başkanı Jerome Powell ve Fed üyelerinin hafta boyunca yapacakları konuşmalarda para politikasına ilişkin ipuçlarının aranmaya devam edeceğini bildirdi.

Öte yandan, Fed’in toplantı kararları küresel bazda bir çok varlıkta oynaklığı artırırken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi hafta içinde yüzde 1,60 sınırına kadar çıkmasının ardından artan talep ile yüzde 1,44’e kadar geriledi.

ABD’nin 2 yıllık tahvil faizi ise St. Louis Fed Başkanı James Bullard’ın “şahin” açıklamaları sonrası yüzde 0,2860 ile son 14 ayın en yükseğine çıkmasının ardından kazançlarını kısmen geri vererek haftayı yaklaşık 11 baz puan artışla yüzde 0,2620’den kapattı.

Dolar endeksi yükseliş eğilimini üst üste dördüncü haftaya taşırken, 30 Mart 2020 haftasından bu yana en güçlü haftalık yükselişini kaydetti ve haftayı yüzde 2’lik artışla 92,3’den tamamladı.

Altının ons fiyatı ise 9 Mart 2020 haftasından bu yana en kötü performansını sergiledi. Altının ons fiyatı şahinleşen Fed sonrası yüzde 5,7 değer kaybıyla 1.770 dolara geriledi.

Bu hafta bakırın libresi düşüş eğilimini hızlandırarak yüzde 6,9 azalışla 4,2 dolara inerken, Brent petrolün varil fiyatı yükseliş eğilimini üst üste dördüncü haftaya taşıyarak 74,4 dolarla 22 Nisan 2019 haftasından bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Brent petrol haftayı ise yüzde 0,7 artışla 72,8 dolardan tamamladı.

Fed’in “şahin” tonu piyasaları salladı

New York borsasında Fed sonrası artan satış baskısı dikkati çekerken, bundan sonraki süreçte enflasyon beklentilerini etkileyecek gelişmelerin yatırımcı kararları üzerindeki etkisinin artması bekleniyor.

Varlık alımlarının azaltılmasına ilişkin yönlendirmenin uygun şekilde yapılacağının belirtilmesinin ardından Fed üyelerinin açıklamaları da fiyatlamalar açısından önemi daha da arttı.

St. Louis Fed Başkanı James Bullard’ın haftanın son işlem gününde yaptığı açıklamalar da pay piyasalarındaki satıcılı seyrin derinleşmesine neden oldu.

Bullard, Fed Başkanı Powell’ın toplantıda varlık alımlarının azaltmayı gündeme getirdiğini kaydederken, “Varlık alımı azaltımını organize etmek sağlıklı bir tartışma ile birkaç toplantı sürer.” ifadelerini kullandı.

Varlık alımlarının azaltılması enflasyon ve yeniden açılma süreçleriyle yakından alakalı olduğunu ve şartlarda halen değişikliğe ihtiyaçları olduğunu vurgulayan Bullard, ilk faiz artırımını ise 2022 sonunda beklediğini bildirdi.

Bununla birlikte, ABD’de Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), mayısta yıllık yüzde 6,6 artarak beklentileri aştı ve son 11 yılın en yüksek seviyesine işaret ederek, enflasyon endişelerini beslemeye devam etti.

Söz konusu gelişmelerle satıcılı bir seyir izleyen New York borsasında, haftalık bazda Dow Jones endeksi yüzde 3,45, S&P 500 endeksi yüzde 1,91 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,28 değer kaybetti.

21 Haziran ile başlayan haftanın veri takviminde, pazartesi Chicago ulusal aktivite endeksi, salı Fed Başkanı Powell’ın Temsilciler Meclisi’ndeki konuşması ile ikinci el konut satışları ve Richmond Fed sanayi endeksi, çarşamba, ödemeler dengesi, yeni konut satışları ile Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), perşembe Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH) toptan stoklar ve dayanıklı mal siparişleri ve cuma kişisel gelirler ve harcamalar ile Michigan Tüketici Güven Endeksi verileri takip edilecek. Bununla birlikte Fed üyelerinin hafta boyunca yapacakları açıklamaların yatırımcıların odağında bulunması bekleniyor.

Avrupa’da gözler tekrar merkez bankalarına çevrildi

Avrupa’da haftanın ilk yarısında G7, NATO, ABD ve Avrupa Birliği arasındaki zirveler gündemin odağında bulunurken, gelecek hafta gözler perşembe İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz kararı ile Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın pazartesi günü yapacağı konuşmaya çevrildi.

BoE’nin faiz oranlarında varlık alım büyüklüklerinde değişikliğe gitmesi beklenmezken, karar metnindeki değişiklikler ile BoE Başkanı Andrew Bailey’nin yapacağı açıklamalarda para politikasının geleceğine ilişkin ipuçları aranacak.

Fed’in şahinleşen para politikası tutumuyla küresel bazda güçlenen satış baskısı Avrupa endekslerinde de etkisini gösterirken, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşılamasındaki olumlu gidişat pay piyasalarındaki düşüşü sınırladı.

Öte yandan, Avrupa Merkez Bankası (ECB), bankalar için mevcut kaldıraç esneklik oranının 2022 yılının mart ayına kadar uzatıldığını duyurdu.

Söz konusu gelişmelerle Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya’nın 10 yıllık tahvil faizlerindeki dört haftalık düşüş eğilimi son buldu.

Almanya’da açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda yüzde 0,5 beklentiler doğrultusunda gerçekleşirken, İngiltere’de TÜFE aylık bazda yüzde 0,6 artışla piyasa öngörülerini geride bıraktı.

Avro/dolar paritesi bu gelişmelerle düşüş eğilimini üst üste üçüncü haftaya taşırken, 30 Mart 2020 haftasından bu yana en hızlı düşüşünü kaydetti. Parite haftayı yüzde 2 düşüşle 1,1872’den tamamladı.

Bu gelişmelerle Avrupa borsalarında satıcılı bir seyir izlenirken, haftalık bazda Almanya’da DAX endeksi yüzde 1,56, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,63, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,48 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 1,9 değer kaybetti.

Gelecek hafta; salı Avro Bölgesi’nde Tüketici Güven Endeksi, çarşamba bölge genelinde PMI, perşembe BoE’nin faiz kararı ve devamında BoE Başkanı Bailey’nin konuşması ile Almanya’da Ifo iş ortamı güven endeksi verileri takip edilecek.

Asya’da Çin negatif ayrışmaya devam ediyor

Asya borsalarında bu hafta NATO zirvesinden ve Fed’den gelen haber akışıyla karışık seyir göze çarparken, BoJ, politika faizini değiştirmeyerek yüzde eksi 0,1’de bıraktı. Söz konusu kararı 1’e karşı 8 oyla alan BoJ, sınırsız miktarda devlet tahvili ve yıllık 12 trilyon yen borsa yatırım fonları (ETF) ile yıllık 180 milyar yen Japon gayrimenkul yatırım fonları (J-REIT) alımına devam edeceğini duyurdu.

Kovid-19 etkilerine karşı finansman desteği sağladığı özel programının süresini 6 ay uzattığını duyuran BoJ, iklim değişikliği ile mücadele için yeni bir fon sağlama programı açıkladı.

Öte yandan, NATO zirvesinden gelen Çin’e yönelik açıklamalar risk algısının yükselmesine sebep olurken, Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,8 değer kaybıyla 22 Şubat haftasından bu yana en hızlı düşüşünü kaydetti.

NATO bildirisinde “Çin’in hırsları ve iddialı davranışlarının” uluslararası düzene ve İttifak güvenliğiyle ilgili alanlara yönelik sistematik zorluklar ortaya koyduğu belirtilerek, Çin ve Rusya uluslararası sorumluluklarını yerine getirmeye davet edildi.

Çin’in zorlayıcı politikalarından endişe duyulduğu vurgulanan bildiride, söz konusu ülkenin nükleer cephaneliğini hızla genişlettiği ve Rusya ile askeri iş birliği yaptığı da kaydedildi.

Bildiri dışındaki açıklamalarda ise ABD’nin, müttefiklerini Çin’e karşı daha sert bir tutum almaya çağırması dikkati çekerken, Çin, herhangi bir yaptırım durumunda seyirci kalmayacakları uyarısında bulundu.

Bu hafta Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,6 değer kazandı.

21 Haziran ile başlayan haftanın veri takviminde, çarşamba günü Japonya’da PMI, cuma günü enflasyon verileri bulunuyor.

Turizm sektörü Borsa İstanbul’a can suyu olabilir

Yurt içi piyasaların odağında bu hafta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararı, ödemeler dengesi verileri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Joe Biden ile yaptığı görüşme bulunurken, Fed’in şahinleşen tutumuyla birlikte yurt içi pay piyasalarındaki satıcılı seyir derinleşti.

TCMB Para Politikası Kurulu, piyasa beklentileri doğrultusunda politika faizini değiştirmeyerek yüzde 19 düzeyinde bıraktı.

Karar metninde, söz konusu karara gerekçe olarak, “Enflasyon ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler” gösterilirken, para politikası duruşuna ilişkin “Nisan Enflasyon Raporu tahmin patikasındaki belirgin düşüş sağlanana kadar para politikasındaki mevcut sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir.” mesajı verildi.

Karar metninde, para politikası duruşuna ilişkin geçen ay kullanılan “mevcut duruş sürdürülecektir” ifadelerine “sıkı” ve “kararlılıkla” ibarelerinin eklenmesi dikkati çekti.

Analistler, karar metninde yapılan değişikliğin faiz indirimlerine en erken 3. çeyrekte başlanabileceğine ilişkin beklentileri ötelediğini kaydetti.

Erdoğan-Biden görüşmesinde ise iki ülke arasındaki konular ele alınırken Erdoğan, “İlişkilerin devamı açısından olumlu. Kendisini ayrıca Türkiye’ye davet ettim, gelebileceğini söyledi.” değerlendirmesinde bulundu.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada ise, Erdoğan-Biden görüşmesinde iki ülkenin Kabil Havalimanı konusunda genel bir mutabakata vardığını ve Biden’ın bu sürece destek vereceğini belirttiği ifade edildi.

Türkiye’nin cari işlemler açığı, dış ticaret açığındaki gerileme ve turizm ile taşımacılık gelirlerindeki artış öncülüğünde nisanda 1,7 milyar dolar ile son 6 ayın en düşük seviyesine inerek, AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistlerin 2,43 milyar dolarlık beklentilerin altında gerçekleşti.

Öte yandan, Rusya, piyasalar kapandıktan sonra Türkiye’ye tüm uçuşların 22 Haziran itibarıyla tekrar başlatılması kararı aldığını duyururken analistler, söz konusu gelişmenin haftaya Borsa İstanbul’da sektör bazlı hareketlilik getirebileceğini bildirdi.

Bu gelişmelerle BIST 100 endeksi satıcılı bir seyir izleyerek yüzde 4,78 azalışla 22 Mart haftasından bu yana en hızlı düşüşünü kaydetti ve haftayı 1.391,06 puandan tamamladı.

Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.390 seviyesinin aşağı yönlü kırılması halinde 1.377 ve 1.330 seviyelerinin gündeme gelebileceğini belirterek, 1.470 puanın önemli direnç olduğunu söyledi.

Dolar/TL de kısmen şahinleşen Fed’in ardından haftayı yüzde 4,2 artışla 8,7418’den tamamladı.

21 Haziran haftasında yurt içinde salı tüketici güven endeksi, perşembe kapasite kullanım oranı, reel kesim güven endeksi ile sektörel güven endeksleri ve cuma yabancı ziyaretçi sayısı takip edilecek.