Yurt içi piyasalar sanayi üretimi verisine odaklandı

İSTANBUL (AA) – ABD’deki iç politik gelişmeler ile yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında vaka sayıları ve aşılama çalışmaları küresel piyasaların odağındaki yerini koruyor.

ABD Başkanlığına seçilen Joe Biden’ın, 20 Ocak’ta göreve gelmesinin ardından hayata geçirmesi beklenen ekonomik destek paketine ilişkin beklentiler pay piyasalarını desteklerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın azil süreci ve artan Kovid-19 vaka sayıları, piyasa fiyatlamalarının sağlıklı bir şekilde yapılmasını engelliyor.

Kovid-19 salgınında hayatını kaybedenler 2 milyona, vaka sayısı ise 92 milyona yaklaştı. Alınan tedbirlere karşın artan vaka sayıları, ekonomiye yönelik belirsizliklerin sürmesine neden oluyor.

Dün akşam ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Yardımcısı Mike Pence’e, “Anayasanın 25. ek maddesini” kullanarak Başkan Donald Trump’ı görevden alma çağrısı yapan tasarıyı kabul etti. Ancak oylama yapılmadan önce Pence, Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’ye bir mektup göndererek, “Anayasanın 25. ek maddesini devreye sokmayacağını” zaten bildirdiği için Meclisteki oylama sembolik olmanın ötesinde bir anlam taşımıyor.

New York borsasında, bu hafta 2020’nin 4. çeyrek bilançolarının açıklanmaya başlayacak olması ve banka karlılıklarına ilişkin pozitif beklentilerle banka hisseleri öncülüğünde alıcılı bir seyir izlendi. Dow Jones endeksi yüzde 0,19, S&P 500 endeksi yüzde 0,04 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,28 değer kazandı.

Avrupa tarafında, İngiltere ile Avrupa Birliği arasında bu hafta başlaması beklenen finansal hizmetler için görüşmeler öncesinde pay piyasalarında dün sınırlı da olsa satıcılı bir seyir izlendi. Almanya’da DAX endeksi yüzde 0,08, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,65 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,20 değer kaybetti.

Bugün Asya borsalarında karışık bir seyir izleniyor. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,7 değer kazanırken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,7 geriledi.

ABD Merkez Bankası (Fed) Açık Piyasa Komitesi üyelerinin dün akşamki konuşmalarında mali teşviklerin önemine dikkati çekmesi ve Fed’in genişlemeci politikasını devam ettireceğini vurgulamaları sonrası dolar endeksi 4 günlük yükseliş rallisini sonlandırırken, altının ons fiyatı da zayıflayan dolardan bulduğu destekle toparladı. Ons altın, dün yüzde 0,6 artışla 1.856 dolar çıkmasının ardından bugün Asya piyasalarında 1.857 dolarda yatay seyrediyor.

Son bir haftadır varlık fiyatlamaları arasında yükselişi ile öne çıkan ABD’nin 10 yıllık tahvil faizleri ise yüzde 1,1870’ten yüzde 1,1240’a geriledi.

Yurt içinde, dün rekor serisini devam ettiren BIST 100 endeksi, bir önceki kapanışa göre yüzde 0,87 değer kazanarak 1.549,53 puanla tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirdi. Dün yüzde 0,4 azalışla 7,4572’den kapanış yapan dolar/TL ise, bugün bankalararası piyasanın açılışında 7,4530 seviyesinde işlem görüyor.

Analistler, ABD Başkanlığına seçilen Biden’ın, yarın açıklayacağı mali teşvik paketine ilişkin beklentilerin küresel ölçekte piyasaları desteklemeye devam ettiğini belirterek, bugün yurt içinde sanayi üretim endeksi, yurt dışında ise ABD’de enflasyon, Avro Bölgesi’nde sanayi üretimi ve Fed’in yayımlayacağı Bej Kitap raporunun takip edileceğini bildirdi.

Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 1.550 puanın üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 1.580 seviyesinin gündeme geleceğini ifade eden analistler, 1.500 ve 1.470 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.

AA Finans’ın gerçekleştirdiği ankete katılan ekonomistler, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin Kasım 2020’de bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8,3 artmasını bekliyor. Kasımda, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin bir önceki aya göre yüzde 0,5, arındırılmamış sanayi üretim endeksinin de yıllık bazda yüzde 9 artacağı tahmin ediliyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Twitter hesabından mart ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerine dair değerlendirmede bulundu.

Varank, paylaşımında “Sanayi, martta da ekonomimizin lokomotifi olduğunu kanıtladı. Sanayi üretimi, üst üste 11 aylık yükseliş eğilimini koruyarak bir önceki aya göre yüzde 0,7 bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 16,6 artış gösterdi.” bilgilerine yer verdi.

Mart ayı verileriyle beklentileri aşan sanayi üretiminin bu yılın ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,6 arttığını belirten Varank, “Geçtiğimiz yılın aynı çeyreğine göre ise yüzde 12,3 yükselişle G-20 ülkeleri arasında sanayi üretimini en çok artıran ülkelerden biri olduk.” ifadesini kullandı.

Bakan Varank, Türkiye’de sanayi üretiminin aylık ve yıllık değişimlerinin yanı sıra G-20 ülkelerinde sanayi üretiminin ilk çeyrekte elde ettiği yıllık değişimleri gösteren grafiği de paylaştı.

Buna göre Türkiye, verisi açıklanan ülkeler arasında, Çin ve Arjantin’in ardından üçüncü sırada yer aldı. Sanayi üretimi ilk çeyrekte ABD, Almanya, Rusya ve Japonya’da düşüş gösterdi.

İSTANBUL (AA) – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, sanayi üretim endeksi şubatta aylık yüzde 0,1 ve yıllık yüzde 8,8 artış gösterdi. Arındırılmamış sanayi üretim endeksi de şubatta yıllık yüzde 5,7 artarak, arka arkaya yükselişini 7’inci aya taşıdı.

Veriye ilişkin değerlendirmelerde bulunan AA Finans Analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, takvim etkisinden arındırılmış endeksin üç aylık hareketli ortalamasının yıllık değişiminin yüzde 9,7 olduğunu söyledi.

Sanayi üretiminin ana eğilimi açısından izlenen mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış endeksin, şubatta bir önceki aya göre yüzde 0,1 ile sınırlı artış gösterdiğine işaret eden Bürümcekçi, “Endeks geçen yılın şubat ayında 119 ile Aralık 2017’den beri en yüksek seviyesine çıkarken, salgın sonrası mart ve nisanda geri çekildi ve Nisan 2011’den bu yana en düşük seviyesine indi. Takip eden dokuz ayda ise üst üste güçlü artışlar kaydedilirken, şubat ayı artışı yüzde 0,1’le sınırlı kalsa da 131,1 ile yeni tarihi zirvesine çıktı.” diye konuştu.

Bürümcekçi, söz konusu göstergenin aydan aya büyük oynaklık göstermesinin üretimdeki ana eğilimi belirlemekte zorluk çıkardığına dikkati çekerek, çeyrekten çeyreğe değişime bakıldığında bu yıl biraz yavaşlamayla da olsa ilerlendiğini kaydetti.

Sanayi üretim endeksinde, ilk iki ay gelişmelerinin milli gelirde yüzde 5 civarı artış beklentileriyle uyumlu olduğunu aktaran Bürümcekçi, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Şubat gerçekleşmesiyle sanayi üretimi yılın ilk iki ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,6 yukarıda gerçekleşti. Bu çeyreğin son ayı olan mart için de öncü göstergeler toparlanmanın gücünü koruduğuna işaret etmekte. Dolayısıyla öncü göstergeler milli gelir büyümesinin 2021’in ilk çeyreğinde gücünü koruduğuna işaret etti. Önceki dönemde gerçekleşen parasal ve makroihtiyati sıkılaşma ile son dönem finansal koşullarda gözlenen belirgin sıkılaşmanın büyüme beklentimiz üzerindeki yukarı yönlü riskleri zayıflattığını düşünüyoruz. Çeyrekten çeyreğe değişimlerin yatay olduğu bir senaryoda bu yılın milli gelir büyümesi yüzde 5,7 olarak gerçekleşmekte. Buna karşılık, önceki aylarda para politikasının ve makroihtiyati politika ile finansal koşulların sıkılaşması, beklenen ivme kaybının daha fazla olabileceğine işaret ediyor. Bu doğrultuda, 2021 yılı milli gelir büyüme oranı beklentimizi yüzde 4,5 olarak korurken, beklentimiz üzerindeki yukarı yönlü risklerin zayıfladığını düşünüyoruz.”

“İmalat sanayi trend üstü bir büyüme sergiliyor”

Tacirler Yatırım Araştırma Müdürü Özlem Bayraktar Gökşen, sanayi üretiminin yılın ilk çeyreğinde güçlü seyrini sürdürdüğünü belirterek, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretiminin yüzde 0,1’lik sınırlı artışla yatay bir seyre işaret ettiğini, aktivite hızında ılımlı yavaşlamanın sürdüğünü söyledi.

Buna karşın, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretiminin üst üste 10. ayında da büyüme kaydettiğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Gökşen, söz konusu endeksin, ortalama yüzde 14-15 ile salgın dönemi öncesi seviyelerin oldukça üstünde bir seviyeye işaret ettiğini dile getirdi.

Gökşen, mart ayı dış ticaret verilerinin sanayi üretimi tahminlerine ışık tuttuğunu aktararak, “Ara malları ithalatı şubatta yüzde 30’a yakın yıllık artış kaydetti. İSO imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi de martta 51,7 seviyesinden 52,6’ya yükseldi. Dolayısıyla ilk çeyreğe ilişkin imalat sanayi ve aktivite verileri trend üstü bir büyümeye işaret etti.” dedi.

Alt gruplara bakıldığında, otomotiv sektörü üretimindeki yüzde 4,3 ve tekstil sektörü üretimindeki yüzde 7,6’lık yükselişin de imalat sanayi üretimine sırasıyla 0,4 ve 0,9 puan katkı yaptığını anlatan Gökşen, şunları kaydetti:

“İç talebe ilişkin sektörlerdeki performansa baktığımızda, mineral ürünleri imalatında yüzde 21,8 yükseliş olduğu takip edilirken, mobilya imalatındaki artışın yıllık yüzde 11,1 düzeyinde gerçekleştiği ve imalat sektörü üretimine 0,3 puan katkı sağladığı görülüyor. Artışlar, oldukça yüksek kredi arzı sonrasında iç talepteki canlılığın devam ettiğini işaret ediyor. Yatırım eğilimi çerçevesinde, makine ve teçhizat üretiminin yüzde 27,5’lik, ana metal sanayi üretiminin de yıllık yüzde 13,9 artış gösterdi. İmalat sanayinin yılın ilk çeyreğinde oldukça güçlü bir seyir kaydettiği ve yüksek baz yılı etkisine rağmen trend üstü bir büyüme sergilediği izleniyor. Yılın ilk çeyreğinde kredi faizlerindeki yükselişe rağmen, politika normalleşmesinin beraberinde getirdiği artan risk iştahıyla önemli bir iyileşme sergileyen finansal göstergeler, finansal koşullar endeksindeki sıkılaşmanın oldukça sınırlı kalmasını beraberinde getirmiş ve büyüme üzerindeki pozitif etkisini sürdürmüştü. Buna ek olarak 2020’de yaşanan yüksek kredi arzının büyüme üzerinde devam eden etkisinin yılın ilk çeyreğine de sarktığını görüyoruz. Bu gelişmeler ışığında ilk çeyrekte milli gelirin yıllık yüzde 6-7 seviyelerinde bir reel büyüme kaydetmesi beklenebilir.”