Yuvadan düşen baykuş yavrusuna, Patara kazı ekibi sahip çıktı

ANTALYA (AA) – Antalya'nın Kaş ilçesindeki Patara Antik Kenti'nde kazı çalışmalarını sürdüren ekip, yuvadan düşen baykuş yavrusuna sahip çıktı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2020'yi "Patara Yılı" ilan etmesinin ardından antik kentteki kazı çalışmaları, Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Havva İşkan Işık başkanlığında yoğun şekilde sürdürülüyor.

Kazılarda yeni buluntuları gün yüzüne çıkaran ekip, antik kentteki meclis binasında buldukları baykuş yavrusunu da korumaya aldı.

Işık, sosyal medya hesabından bulunan yavrunun fotoğrafıyla yaptığı paylaşımda, "Günün sürprizi, meclis binamıza bir peçeli baykuş yavrusunun sığındığını gördük. Büyük olasılıkla yuvasından düşmüş ve buraya gelmiş. Annesini bulamayınca kazı evine götürdük, veteriner çağırdık, sanırım uçuncaya kadar bizimle ve çok tatlı." ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Erin Motor Genel Müdürü Ersin Şahin, Anadolu Ajansının medya paydaşı olduğu TEKNOFEST’te AA muhabirine yaptığı açıklamada, geliştirdikleri 3 motoru etkinlikte sergilediklerini söyledi.

Şahin, bu motorlardan birinin düşük basınçla çalışabilen doğalgazlı bir motor olduğunu ifade etti. Ağırlıklı olarak jeneratörlerde kullanılacak bu motorun elektronik kontrollü bir motor olduğunu, kart tasarımının ve yazılımın tamamen kendilerinin Ar-Ge ekibine ait olduğunu belirten Şahin, “Oradaki tecrübeyi diğer iki motorumuzda kullandık. Baykuş ismini verdiğimiz diğer iki motor da İHA’larda kullanılabilen küçük, iki zamanlı, iki silindirli motorlar. Motorlardan biri 6 diğeri 12 beygir.” diye konuştu.

Şahin, TEKNOFEST’te de görülebileceği gibi bazı firmaların DİHA üzerinde çalıştığını aktararak, şunları kaydetti:

“Bu dikey kalkıştan dolayı uçaklar bu kalkış anında çok enerji istiyor. Burada en önemli konu düşük ağırlıkla yüksek güç elde etmek. 12 beygir de genelde küçük İHA’lara yetiyor. Biz de onlara yönelik bir ürün yaptık. İnşallah daha büyük motorlar da gelecek. Her iki motor da 5 metre kanat açıklığındaki bir İHA’yı uçabiliyor ama kamera gibi yükler artıkça 12 beygirlik motor gerekiyor, daha küçüklerde 6 beygirlik kullanılıyor.

DİHA daha çok gözetleme amaçlı kullanılıyor. Bu motorun gücü ona yetiyor. Genel olarak motorun iki çeşidi var, biri elektronik kontrollü biri ise karbüratörlü. İhtiyaca göre kullanılıyor. Bir tanesinin kontrol ünitesi ile daha hassas kontrol mümkün oluyor ve elektronik olarak alternatörle başlatılıyor, diğeri elle pervaneden başlatılıyor.”

Bayraktar DİHA ile test uçuşu yapıldı

Bayraktar DİHA’yı geliştiren Baykar’la görüştüklerini belirten Şahin, “Bayraktar DİHA’da bir motorumuz ile test uçuşu yapıldı. İnşallah DİHA’larda hedefimiz bizim motorumuzu kullanmaları. Açıkçası bizi bu işe teşvik eden ve yönlendiren de Selçuk Bayraktar ve Haluk Bayraktar oldu. Bize duydukları güvenden ve yönlendirmelerinden dolayı kendilerine müteşekkiriz. Firma ziyaretlerimizde ‘siz bu işi neden yapmıyorsunuz’ sorusuyla biz bu işe girdik, kendilerine şükranlarımızı iletiyorum. Hedefimiz öncelikle yerli pazar ancak uygun firmalara ihracat da yapacağız.” ifadelerini kullandı.

Şahin, firmaların bu motoru tercih etmesiyle yerli mühendisliğe ve cari açığın kapanmasına destek olunacağına işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye’de İHA üreten bir firma iseniz yurt dışı ürünlere göre yüzde 30-35’lik fiyat avantajına sahip oluyorsunuz. Savunma sanayinde önemli olan fiyat avantajından çok yurt dışına bağımlı olmamak. Motorun yüzde 90’ı yerli. Yüzde 100’ünü yerli olarak yapmayı hedefliyoruz. En kritik en stratejik parçalarını Türkiye’de üretiyoruz. Seri üretim aşamasına gelindi, taleple birlikte hemen seri üretime geçebiliriz.

‘Baykuş’ isimli motorlarımız kadar diğer ürünümüze de çok değer veriyoruz. Şu an bir jeneratör firması ile görüşüyoruz, ürün çok başarılı oldu. Bunun yerli ikamesi yok, yurt dışında da tek silindirli bu güçte başka bir doğalgazlı motor görmedik. Çok önemli bir ürün, burada yaptığımız işten çok tecrübe edindik.”

ANTALYA (AA) – Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün desteğiyle “Patara Deniz Kaplumbağaları Koruma Projesi” kapsamında 3 yıldır Antalya’nın Kaş ilçesinde caretta carettaların korunması için çalışma yürüten Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyüp Başkale, AA muhabirine, her yıl mayıstan ekime kadar bölgede “yaşam nöbeti” tuttuklarını söyledi.

Geceleri 10 kişilik ekiple özellikle Patara kumsalında ergin bireylerin yumurta bırakmalarını ve ağustosla yavru çıkışlarını takip ettiklerini aktaran Başkale, bölgede genelde caretta carettaların yuva yaptığını dile getirdi.

Başkale, Türkiye’de yuva yapan kaplumbağalardan birinin de ender görülen yeşil deniz kaplumbağaları olduğunu söyledi.

Bu kaplumbağaların genelde Türkiye’nin doğu sahilleri ile Kıbrıs’ta yuva yaptığına işaret eden Başkale, şöyle devam etti:

“Batı sahillerine ise nadiren çıkış yapıyor. Nesilleri caretta carettalardan daha fazla tehlike altında. Arazi çalışmaları esnasında doktora öğrencimiz uzman biyolog Ayfer Şirin, yuva yapan bir yeşil deniz kaplumbağasını Patara Plajı’nda tespit etti. En son 2012 yılında bu plajda görülmüştü. Bu durum bizi çok heyecanlandırdı, mutlu etti. Kaş’ın koylarındaki deniz çayırlarında beslendiklerini biliyorduk. Orada kış aylarını geçiriyorlardı ancak kumsala hiç çıkmıyorlardı. Buraya yuva yapmaları koruma projemizin başarısını gösteriyor.”

“Bu yıl yüzde 10 daha fazla yuva olacağını tahmin ediyoruz”

Bölgede 2019’da 330 yuvayla rekor kırdıklarına değinen Başkale, “Bu yuva sayısı son 28 yılın en yüksek rakamıydı. Geçen yıl 434 yuvayla rekoru yeniledik. Bu yıl yuvalamanın başında olmamıza rağmen 250’nin üzerinde yuva tespit ettik. Bu yıl yüzde 10 daha fazla yuva olacağını tahmin ediyoruz.” dedi.

Kovid-19 salgını nedeniyle insanların sahillerde yoğunluk oluşturmadığına dikkati çeken Başkale, kaplumbağaların rahatlıkla sahile çıkıp, yuvalarını yaptığını kaydetti.