Zonguldak'ta taşınabilir mekanik ventilatör üretildi

ZONGULDAK (AA) – Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde, solunum sorunu yaşayan hastalar için taşınabilir mekanik ventilatör üretimi gerçekleştirildi.

Ereğli Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) Müdürü Serkan Çakır, gazetecilere yaptığı açıklamada, sağlık çalışanlarından gelen talep doğrultusunda, solunum sorunu yaşayan hastaların yer değişikliklerinde kullanılabilecek taşınabilir mekanik ventilatör ürettiklerini söyledi.

BİLSEM'in sağlık çalışanlarından gelen talepleri karşılamak için yoğun çaba harcadığını anlatan Çakır, "Ventilatörü stabil ve doğru olabilmesi açısından doktorların anlattığı şekilde çocuk ve yaşlı hastaların kullanılabilecekleri kapasiteye göre tasarladık ve ilk üretimini gerçekleştirdik. Taşınabilir mekanik ventilatörü şu an için bin 500 liraya üretebiliyoruz." ifadelerini kullandı.

Çakır, üretimi gerçekleştirilen cihazın 4 Mayıs'ta Sağlık Bakanlığına teslim edileceğini bildirdi.

Cihazın kodlamasını gerçekleştiren öğretmen Taylan Çağatay Akın da her yaştan kişinin sağlık değerlerini göstermesinin yanı sıra nefes alabilme desteği sağlayan cihazın seyyar kullanılabileceğini anlattı.

Akın, şunları kaydetti:

"Manuel kullanılabilen 'ambu' dediğimiz solunum desteği sağlayan aparatı, otomatik çalışır hale getirdik. Gerçek solunum cihazlarında olan kapasite ve nefes sayısını bunun üzerine uyguladık. Bebeklerden yaşlıların ihtiyacına kadar aralıktaki bütün değerleri ve nefes ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Aynı zamanda takıldığında oksijen desteği de sağlanabiliyor. Bu cihaz ambulanslarda hastaya müdahalede kullanılabilecek. Yine solunum cihazının yetmediği alanlarda, hastanede hasta nakli sırasında gerekli olduğunda yani solunum ünitelerinin yetişemediği noktalarda mobil solunum cihazı kullanılabilecek. Aküyle de çalışabilir özelliği bulunduğundan, araçlarda şarj edilerek kullanılabilme imkanı da var. Üzerine de 'pulse oksimetre' dediğimiz parmaktan nabız ve kandaki oksijen değerini ölçebilen medikal ürünü özel bir sensörle imal ederek ilave ettik."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ebru Hazar Bodrumlu, biberon çürüğünün çocuklarda beslenme sorunlarından gelişim geriliğine kadar durumlara yol açabildiğini belirterek, bebeklerin tatlandırılmış gıdalar bulunan biberonlarla uyutulmaması gerektiğini bildirdi.

Doç. Dr. Bodrumlu, AA muhabirine, biberon çürüğünü 71 aylık veya daha küçük çocuklarda süt dişlerinde bir veya daha fazla çürük, çürüğe bağlı kaybedilmiş diş veya dolgulu dişin olduğu durum olarak tanımlandığını söyledi.

Küçük yaş grubu çocuklardan bahsedildiğini dile getiren Bodrumlu, “Bu, çok şiddetli ve çok sayıda diş çürüğü varlığıyla hızla ilerliyor. En başta beslenememek, özellikle bebeklerde ağrılı durumlar, çok büyük sorunlar yaşatıyor. Enfeksiyon, apse oluşumu, çocuklarda olduğu için gecikmiş tedaviyle beraber beslenme sorunlarından gelişim geriliğine kadar durumlara yol açabiliyor.” ifadelerini kullandı.

Bodrumlu, biberon çürüğünün yaygın olarak görüldüğüne işaret eden Bodrumlu, “Bazı çalışmalarda iki çocuktan birinde erken çocukluk çağı çürükleri gözlenebiliyor.” dedi.

– “Düzenli diş hekim kontrolüne gidilmesi önemli”

Bodrumlu, ebeveynlerin bu duruma dikkat etmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bu durumu engellemek için öncelikle doğum öncesinde annenin bilgilendirilmesinden başlamakta fayda var. Biberon çürüklerinin oluşumunda mikroorganizmaların anneden bebeğe geçmesi çok önemli rol oynuyor. Annenin ağız sağlığını yüksek tutmak, aslında en baştaki önleme mekanizması. Bebeğin doğumdan sonra ilk dişi çıkar çıkmaz düzenli diş hekim kontrolüne gidilmesi ve her beslenmeden sonra bebeğin ağzının nemli bir bezle ya da gazlı bezle mutlaka temizlenmesi gerekmektedir. Ayrıca bebeğin gece beslenmesine çok dikkat edilmesi gerekiyor. Geceleyin tükürük akışının azalmasıyla çürüğe daha yatkın bir ortamın oluşması nedeniyle içeriğinde özellikle tatlandırılmış gıdalar bulunan biberonlarla çocuğun uyutulmaması çok önemli bir faktör.”

Doç. Dr. Bodrumlu, biberon çürüğüyle mücadelede en önemli silahın florürlü diş macunu kullanmak olduğunu sözlerine ekledi.

ZONGULDAK (AA) – Zonguldak'ta, Ereğli Demir ve Çelik Fabrikalarının (ERDEMİR), bölge istihdamına katkı sağlamaya devam ettiği bildirildi.

ERDEMİR'den yapılan açıklamada, fabrikalarının Türkiye'nin en önemli sanayi bölgelerinden olan Karadeniz Ereğli'de 56 yıldır bölgenin can damarı olmayı sürdürdüğü belirtildi.

ERDEMİR'in, salgının gölgesinde geçen 2020 yılının sonu itibarıyla yaklaşık 5 bin 400 kişiye istihdam olanağı sunduğu aktarılan açıklamada, "ERDEMİR, ihtiyaçları çerçevesinde gerçekleştireceği yeni işe alımlarla 2021 yılında da bölge istihdamına katkı sağlamaya devam ediyor. ERDEMİR'in yeni işe alımlar için 16 Nisan tarihine kadar sürecek başvuru sürecinde aday sayısı 6 bini geçti. Belirlenen kriterlere uyan kişiler iki sınav ve mülakat komitesi ile yapılacak görüşmelere katılacak, ardından başarı sağlayan adaylar arasından ERDEMİR ihtiyacı doğrultusunda işe alım gerçekleştirecek." ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, ERDEMİR'in hali hazırda çeşitli işletme ünitelerinde saat ücretli statüde görev yapmak üzere işe alım prosedürlerine devam ettiği vurgulanarak, ihtiyaç doğrultusunda, meslek liseleri ve meslek yüksekokullarının metalürji, makine, metal, elektrik, elektronik, endüstriyel otomasyon, döküm, metalürji, kontrol ve otomasyon bölümlerinden mezun, 18-25 yaşları arasında, tercihen askerliğini yapmış, genel yetenek ve teknik bilgi sınavlarında başarılı olan adaylar arasından farklı birim yetkilileri tarafından kurulan mülakat komitesi ile işe alım sürecinin devam edeceği kaydedildi.

ERDEMİR'in ilçenin modern bir sanayi kenti olma yolculuğuna yön verdiği, bilgi üreten, çözüm odaklı, gelişime açık, ekip çalışmasına yatkın nitelikli insan gücünü artırmaya ve elde tutmaya yönelik uygulamaların hayata geçirildiği aktarılan açıklamada, çalışanlarının ve ailelerinin sosyal gereksinimlerine büyük önem veren ERDEMİR'in lojmanlar, misafirhane, yemekhaneler, restoranlar, kültür merkezi, açık ve kapalı spor tesisleri ve kreş gibi sosyal tesisleriyle çalışanlarının ihtiyaçlarına cevap verdiği vurgulandı.